Kayıtlar

Mart, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

OLMASAM DA OLURDU

Yaşadığımız hayat olaylar falan hep bize özel. Maalesef bizim düşüncelerimizi kimse takmıyor. En yakınlarımız bile olsa çoğu zaman yok hükmündeyiz biz. Bizim normal insanlar gibi duygularımızı göstermeye hakkımız da yok maalesef. Hadi var diyelim kafamız attı kızdık bir şeye. Başka bir şeye tepki göstersek de suçlu biziz. Kız çocuk erkek çocuk ayrımı da oluyor zaten genelde. Kız çocuğun görünmediği yerler de tabi var. Erkek çocuk tabi ailenin göz bebeği ya ablasını bir şey yerine koymayıp "şu" diye tarif etmesi de normal karşılanır. Kızlar ne ki zaten bu zamanda yaşamayacaksın arkadaş. Erkek akşama kadar evde yok kimse birşey demez. Sen evde azıcık anneni dinlemedin, kızdın falan ya.... İşte yapmaman gereken bir şeyi yaptın. Sen kızsın yapacaksın çünkü. Erkek çocuğa gelince o nasılsa erkek çevirir kendini ama sen... Kızsın sen maalesef... Duyguların önemsiz, varlığın önemsiz, sen kimsin ki? Ne sanıyorsun kendini? Masayı toplayacak, silecek ve sehpaları düzeltecek kişi sensin ...

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 52: ŞEKERPARE BAHANESİ

Resim
ŞEKERPARE BAHANESİ Bu sırada annesinin aklına İnanç'a götürülecek şekerpare gelir. Hayat'a seslenir. Annesi: -Kızım şekerpareyi İnanç'a götürecektik tüh nasıl unuttuk?. Hayat annesini hiç duymaz çünkü o sırada mışıl mışıl uyumaktadır. Annesinin dürtmesiyle uyanan Hayat uykulu gözlerle: -Of ne var bu saatte okul olmaz yatın yarın devam ederiz. Annesi: -Hayat uyan kızım benim. Hayat: -Bu saatte ne oldu anne? Annesi: -İnanç'ın şekerpareyi masaya koydum bir çırpıda götür de gel canım. Hayat: -Ne acelesi var ya? Yarın götürürüm. Annesi: -Yarın randevun var götüremezsin. Hayat: -Of yarındı dimi o gün? Offf offf. Hayat zar zor uykulu gözlerle yataktan kalktı. İnanç'ın evine doğru gidiyordu ama tabi ki uykulu gözlerle olunca nereye gittiğini de bilmiyordu açıkçası. Sonunda bir kapıya vurdu. Evde yoktu galiba kapı açılmadı. Bir kez zile bastı. Kapıyı açan İnanç gördüğü manzaraya karşılık kahkahalarını tutamadı. İnanç:  -Uyurgezer miydin sen ya? Yarın görüşürdük b...

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

Resim
Hayat, son olanlardan sonra artık İnanç'la görüşmüyordu. Hayattan bıkkın bir Hayat vardı artık. Hiç bir şeyi eskisi gibi büyük bir mutlulukla yapmıyordu.  Can: -Abla sen İnanç abiyle küs müsün? Hayat: -Ne alaka? Yani neden böyle düşündün ki? Can: -Geçen gün seni sordu doktor yürüyüş vermiş ablan müsait olunca beraber yürürüz, dedi. Hayat: -Sen ne dedin? Can: -Geçmiş olsun dedim bir yerinde bir şey var mı diye sordum. Hayat: -O ne dedi? Can: -İyiyim yok birşeyim, dedi.  Hayat: -Başka bir şey dedi mi? Can: -Yok abla hem bana niye soruyorsun? Ben sizin aracınız değilim diye biliyorum ama. Hayat: -Bir daha konuşursan ona dedi ki; ablam seni sevmiyor boşa hayal kurmanın manası yok. Can: -Ben karışmıyorum hem gerçekten sevmediğine emin misin? Hayat: -Senin bir yere gitmen gerekiyordu sanırım dimi? Spor falan hadi canım kardeşim git sen en iyisi. Can: -Abla ben çocuk değilim biliyorsun dimi? Hayat: -Büyüdün de bana karşı mı geliyorsun sen? Can: -Biz neden normal kardeşler...

İNANÇ VE HAYAT 2: BÖLÜM 6; ARKADAŞÇA GEZME

Gül ve Hayat o gün yukarıdaki parka gezmeye gitti. Şanslarına hava da çok güzeldi. Hayat yukarı parkı seviyordu ama gidiş yolu çok uzak geliyordu. Hayat için üst geçitten öbür taraf zordu. Ama Gül'ün de yardımıyla bir şekil yorula dinlene gitmeyi başardılar. Parka vardıklarında azıcık soluklanıp parkın yukarısına doğru gittiler. Hayat ve Gül parkta oturacak bir yer aradı. Ama maşallah sanki herkes anlaşıp da onların parka geleceği gün parka gelmişti. Hayat:  -Lan ben böyle şansın... Bizde şans olsa zaten... Gül:  -Kanka elbet biri kalkar birazdan. Gel biz gezelim.  Hayat:  -Kanka ben çok yoruldum. Offf keşke ya... offf... Gül:  -Kanka belki yukarısı boştur harika bir çay olacaktı ama... Hayat:  -Kanka bence vazgeçelim ben içtim sayayım sen de içtim say geri dönelim. Gül:  -Kanka saçmalıyorsun hava güzel böyle havayı arasak bulamayız. Bu kadar yol geldik şimdi hiçbir şey yapmadan geri mi döneceğiz?  Hayat:  -Kanka bak bence başka zaman geliriz...