Yaşadığımız hayat olaylar falan hep bize özel. Maalesef bizim düşüncelerimizi kimse takmıyor. En yakınlarımız bile olsa çoğu zaman yok hükmündeyiz biz. Bizim normal insanlar gibi duygularımızı göstermeye hakkımız da yok maalesef. Hadi var diyelim kafamız attı kızdık bir şeye. Başka bir şeye tepki göstersek de suçlu biziz. Kız çocuk erkek çocuk ayrımı da oluyor zaten genelde. Kız çocuğun görünmediği yerler de tabi var. Erkek çocuk tabi ailenin göz bebeği ya ablasını bir şey yerine koymayıp "şu" diye tarif etmesi de normal karşılanır. Kızlar ne ki zaten bu zamanda yaşamayacaksın arkadaş. Erkek akşama kadar evde yok kimse birşey demez. Sen evde azıcık anneni dinlemedin, kızdın falan ya.... İşte yapmaman gereken bir şeyi yaptın. Sen kızsın yapacaksın çünkü. Erkek çocuğa gelince o nasılsa erkek çevirir kendini ama sen... Kızsın sen maalesef... Duyguların önemsiz, varlığın önemsiz, sen kimsin ki? Ne sanıyorsun kendini? Masayı toplayacak, silecek ve sehpaları düzeltecek kişi sensin ...
"Mahalleye yeni birileri taşınmış hem de çocukları vardı. Acaba kim bunlar? Şimdiden hiç gözüm tutmadı yalnız." -Ne hakkında konuşuyorsun tam olarak? Hayat: -Aşağı mahalleye yeni birileri taşınmış onu diyorum. İnanç: -Ve kafanda "kesin kötü birileridir." Diye kurgulayıp duruyorsun? Hayat: -Yok ya ne alaka? İnanç: -Tabi canım hiç alakası yok "gözüm tutmadı" ne öyleyse? Hem ona bakarsan beni de o kadar yargılamıştın sonuç ortada.. Hayat: -O konuya hiç girmeyelim hem sen merak etmiyor musun? Bunlar kimdir neyin nesidir? Bence kesin sende merak ediyorsun hatta benden bile fazla merak ediyor olabilirsin. İnanç: -Yalnız bu kadar merak ediyorsun madem gidip sorsana "kolay gelsin hoş geldiniz mahallemize" falan de yani karşıla. Hayat: -Ay bana diyene kadar sen sorsana bak birsürü adam var orada şimdi ben aşağı inip sorsam yanlış anlaşılır. İnanç: -Merak eden sensin diye dedim ben hem onların durumunda biz de ola...
/BENİM YOLUM Herkes dışarıdan bakınca “mutlu, her şeyi yolunda” biri zanneder ama belki de o kişi sessizce kendi yolunu çizmeye çalışıyordur; kimse fark etmez. Duygularını anlatamaz, düşüncelerini paylaşamaz; içine kapanık görünür ama aslında içinde çok sosyal bir yan vardır. Kendi kendine konuşur, olmayacak senaryolar kurar çünkü bazen insanın hayatta en iyi anlaştığı kişi gerçekten kendisidir. Sonuçta herkes kendi yolunda yürür ve bu yolda kişinin kendisinden başka dayanağı olmaz. Hepimiz bir yerde yalnız sayılırız. GÖRÜNMEYEN YORGUNLUKLAR İnsan kendi yolunu çizmeye çalışırken, o yolun ne kadar engebeli olduğunu kimse bilmez. Bazıları için yürümek bile cesaret işidir; bir adım bile önce düşünmekle başlar. Dışarıdan normal hayatına devam ediyor gibi görünür ama içten içe sürekli bir denge arar. Korkuları, düşüşleri, sessiz çabaları kimsenin gözüne çarpmaz. Belki de bu yüzden en çok kendi içindeki sesi duyar; bazen tek dost, tek dayanak, tek yol gösterici o iç sestir. ...
Yorumlar
Yorum Gönder