ZAMAN KISA BEN YORGUNUM YOL UZUN
Zaman kısa ben yorgunum yol uzun
Hayat, sabah telefonu eline alıp birisine mesaj yazacaktı. Ama tabiki bakıp çıkmaktan başka bir şey yapamadı. Galiba herkes dünkü şakanın etkisindeydi hâlâ. Derken kapı çaldı.
Hayat:
-Kim geldi acaba sabah sabah?
Kapıya bakan Hayat, Gül'ü görünce rahatladı.
Hayat:
-Hoşgeldin Gül.
Gül:
-Hoşbulduk Hayat. Naber, nasıl gidiyor?
Hayat:
-Gül varya bıktım herşeyden çok sıkıldım. Hiç güzel bir şey olmuyor bu yıl valla hayattan soldum.
Gül:
-Ne oldu ki? İnanç bir şey mi yaptı yine?
Hayat:
-Yok o değil zaten şuan en hafif derdim İnanç sayılır. Takmıyorum onu. Dayım çok kötüymüş yine yoğun bakıma atmışlar. Valla kötü şeyler hep Nisan'da oluyor ne var bu ayda çözemedim.
Gül:
-Ama güzel şeyler de oluyor herşeye rağmen. Bak mesela sen Nisan'da doğmuşsun, biz Nisan'da tanıştık, yani o kadar da suçlama Nisan'ı.
Hayat:
-Biz Nisan'da tanıştık sonra nisanın sonunda ben hasta oldum ya bir ay bile doğru dürüst arkadaş olamadık onu ne yapacağız?
Gül:
-Hayat bak ben arkadaşlığımızdan gayet memnunum. Yani olabilir böyle şeyler; hasta olabilir herkes yani sen oldun belki ama yani benim de başıma gelebilirdi.
Hayat:
-Allah korusun kanka ya. En çok canımın sıkıldığı nokta ne biliyor musun? Nisan'da doğdum ve az kalsın nisanın sonunda da ölüyordum 😭😭.
Gül:
-Ama yaşıyorsun kanka ne güzel.
Hayat:
-Güzel mi? Nesi güzel tam olarak? Keşke ölseydim diyorum bazen. Şu hale bak ben hâlâ kendime gelemedim, hâlâ anneme muhtacım ve hâlâ doğru dürüst topluma katılamıyorum.
Gül:
-Ama üzülme kanka geçmeyecek ya da düzelmeyecek değil sonuçta.
Hayat:
-Kanka bu ne böyle herkes ağız birliği olmuş sanki herkes aynı şeyi söyleyip duruyor. Bazıları kızıyor bile.
Gül:
-Doğru çünkü herkes söylüyorsa doğrudur. Hem kim kızdı ki sana?
Hayat:
-Kim mi kızdı? Kendini birşey sanan doktorun biri, karşıma geçmiş gıcık gıcık konuşuyor. Sinir oldum çıktım oradan.
Gül:
-Doktorun konuşması normal birşey, yani niye sinir oldun ki?
Hayat:
-Ya beni bildiğin işe yaramaz yerine koydu gıcık ya valla gıcık. Diyim sana bu doktorlar normal değil. Hepsinde var bir gıcıklık, hayır yani beni bu duruma sokan da onlar özür dilemeleri gereken yerde hâlâ akıl verme peşindeler. Gel de sinir olma. Hayır yani beni hasta ettiler tamam onu anladık da iki tane dedemi sonra yengemi şimdi dayımı da niye bu duruma sokuyorlar?
Gül:
-Bilemiyorum kanka yani bir şey diyemem.
Hayat:
-Yaptıkları yanlış tedaviler yüzünden ben şuan bu durumdayım biliyor musun?
Gül:
-Kanka iyileştirmeye çalışırken yanlış yapmışlar ne var bunda? Hem sen de doktor olmayacak mıydın?
Hayat:
-Vazgeçtim. Bunlar gibi yanlış tedavi yapıp milleti üzeceğime hiç doktor olmam daha iyi.
Gül:
-Kanka asıl sana ne diyecektim ben aklıma geldi; "Dün İnanç'a şaka mı yaptın?"
Hayat:
-Evet. Önce İnanç'a sonra Leyla'ya çok komikti ya😂🤣😂🤣. İnanç'ı görmen lazımdı dün🤣😂🤣😂🤣. Leyla da katil oldum diye korktu zavallım🤣😂🤣😂🤣😂. Kanka keşke sen de olsaydın ne gülerdik var ya😂🤣😂🤣😂🤣😂.
Gül:
-Güzel olurdu kanka da işte evde bir ton iş vardı. Bayram yaklaştı ya annemle evi sildik süpürdük. Daha birsürü iş varda işte ben kaçtım😂🤣😂🤣. Hayır yani bayramda kimse de gelmiyor biz neden bu kadar iş yapıyoruz ki?
Hayat:
-İş olsun işte. Kimse gelmiyorsa ben gelirim kanka. Eğer sıkılıyorsan yani.
Gül:
-Kanka çağıracağım sizi bir gün zaten Ramazan bitmeden de işte İnanç da diyor,"Restoranda çalışanlar bir gün iftar mı yapsak," diye de.
Hayat:
-İnanç, bizim İnanç, hani şu mahalleye sonradan gelip de mahalleye hükmedeceğini sanan İnanç.
Gül:
-Evet işte o. Bildiğimiz İnanç yani. Zaten mahallede daha kaç İnanç var ki?
Hayat:
-Hayır yani bana niye bir şey söylemedi? Daha dün görüştük oysa.
Gül:
-Onu İnanç'a soracaksın kanka, bilmiyorum ne geçiyordu aklından, sürpriz mi yapacaktı ki?
Hayat:
-Neyse boşver onu. Ramazan Nisan'a denk geldi bu yıl ya şaka gibi.
Gül:
-Dün Nisanın 1iydi inanabiliyor musun? Mart ne çabuk geçti ya, şaka gibi.
Hayat:
-Zaten şaka gibi bir hayat yaşıyoruz bu yıl, hadi hayırlısı.
Gül:
-İnanç muhtar olmuş kim seçti ki onu?
Hayat:
-Bizimkiler seçmiş niyeyse ama ben seçmedim tabiki. Bir de gelmiş sen seçmedin ama ben seçildim diye hava atıyor neyin havasını atıyorsa. Yani muhtar oldum diye ne sanıyor ki bu kendini. Sen de onu seçmedin İnşallah.
Gül:
-Ben oy kullanamıyorum yaşım tutmuyor.
Hayat:
-Unutmuşum😅🤭.En güzeli kanka boşver.
Gül:
-Can kullanabiliyor mu?
Hayat:
-Onun da yaşı tutmuyor.
Derken İnanç restorana girdi.
İnanç:
-Naber kızlar?
Hayat:
-İyi ne olsun sen ne yaptın bugün?
İnanç:
-Benden size bir tavsiye; sakın muhtar olmayın. Çok zor ya, milletle uğraşmak.
Hayat🤣😂🤣😂:
-Ben dedim dimi? Yapma dedim, olamazsın dedim, gerekli uyarıları yaptım yani. Hem üstelik merak etme muhtar olmak isteyen kim? Dimi Gül?
Gül:
-Ha efendim? Bir şey mi dedin?
Hayat:
-İyi misin Gül ya?
Gül:
-Bir dakika, birşeye bakıyordum.
Hayat:
-Neye bakıyorsun?
Gül:
-Siz konuşun ya ben dinlerim.
Hayat:
-İnanç, sana bir şey soracağım.
İnanç:
-Sor.
Hayat:
-Sen restoranda iftar mı yapacaksın? Hem niye benim haberim yok bundan?
Hani restoran ortaktı?
Gül:
-İşte bu be. Helal olsun sonunda aldım.
Hayat:
-Gül ne yapıyorsun?
Gül:
-Bayrama bilet aldım. Gidiyorum haftaya.
Hayat:
-Ne demek gidiyorum?
İnanç:
-İftar yemeğine gelemeyeceksin yani?
Gül:
-Hani çok önemli değildi katılıp katılmamız zorunlu değildi duyduğuma göre?
Hayat:
-Nedir bu iftar yemeği biri bana açıklayabilir mi?
İnanç:
-Çalışanlarımıza ortak yemek düzenliyorum.
Hayat:
-Yani, nereden aklına esti?
İnanç:
-Sosyal medya kullanmıyorsun sanırım. Bütün işletmeler çalışanlarıyla fotoğraf çekip atıyor. Bizim neyimiz eksik?
Hayat:
-Gül gidiyor mesela. Gül'süz bir iftar yemeği düşünemiyorum.
İnanç:
-Sen gelirsin ama dimi?
Hayat:
-Bilmiyorum İnanç yani gelmesem daha iyi, sonuçta çalışanlar yemeği yani. Ben sadece ortağım yani çalışan bile değilim.
İnanç:
-Kim gelecek o zaman?
Hayat:
-Leyla kesin gelir. Büşra da gelir. Can belki gelmez emin değilim. Güven abi ve Elif gelebilir bir de birkaç arkadaşını çağır istersen oldu bitti. Koskoca muhtarsın yani neden sadece çalışanlara özel yemek yapıyorsun ki mahalleye özel iftar yap hem müşteri çekersin.
İnanç:
-Mantıklı.
Gül:
-Arkadaşlar ben gidip hazırlanayım, yol uzun malum yani.
Hayat:
-Ben de gelip hazırlanmana yardım edeyim bari.
İnanç:
-E ben ne yapacağım burada tek başıma?
Gül:
-Hayat bence sen kal ben hallederim.
Hayat:
-İyi bari hadi hayırlı yolculuklar...
Gül:
-Sağol Hayat hadi görüşürüz 👋🏻👋🏻.
Gül çıktı.
Hayat arkasından bakakaldı.
İnanç:
-Hayat ne düşündüm biliyor musun?
Hayat:
-Ne düşündün acaba neyse hadi ben de gideyim artık.
İnanç:
-Hayat bir iki dakika konuşsak?
Hayat:
-Ne konuşacağız? Hayır zaten sinirim bozuk üstüme gelme.
İnanç:
-Dünkü şakayı konuşabiliriz mesela. Ne güzel şakaydı ama ödüm koptu yemin ederim.
Hayat:
-Evet güzel şakaydı. İşte böyle bizim işler şaka gibi bir hayat yaşıyoruz ama yine de şaka yapıyoruz işte.
İnanç:
-Hayat iyi misin?
Hayat:
-Dayım çok kötüymüş İnanç ya. Sen bilirsin bence doktorlar neden yanlış tedavilerle hastaları oyalar ki?
İnanç:
-Nereden bileyim Hayat ya? Ben doktor muyum?
Hayat:
-Amcan doktor sonuçta belki bilebilirdin ama neyse ya konumuz bu değil şuan. Dün Nisan'a girmişiz farkında mısın?
İnanç:
-Evet sen bir Nisan şakası yapınca istersem farkında olmayayım yani. Yalnız bu şakayı çok düşündün mü harbiden?
Hayat:
-Düşündüm tabi yani sana bir ceza gibi şaka ama bunu yapmasam olmazdı. Ama gerçekten korktun. Tamam biraz korkman gerekiyordu ama baya korktun yani. Peki niye? Bana birşey olacak diye. Gerçekten bu kadar önemli miyim ben ya?
İnanç:
-Tabiki hem de çok önemlisin yani. Ama daha masum bir şaka yapabilirdin.
Hayat:
-Ne gibi mesela?
İnanç:
-Ne bileyim ama bunu beğenmedim yani. Senin doğum günün de çok yakınmış onu öğrendim bugün muhtarlıkta dikkatimi çekti.
Hayat:
-Senin de işin gücün yoktu tabii beni takip ettin her zamanki gibi😂🤣😂.
İnanç:
-Ne işim gücüm olacak ki sanki muhtarlık altı üstü ne olacak?
Hayat:
-Muhtarlıkta işler güçler nasıl gidiyor?
İnanç:
-Normal yani senin dediğin kadar da zor değil. Seni muhtarlığa alim mi? Yazıcım olursun.
Hayat:
-E burası ne olacak? Restoranı iyice unuttun? Sanki burası senin değil de bir başkasının gibi. Hem senin başın kalabalıktır.
İnanç:
-Peki alırsam gelir misin? Yoksa yalnız mı bırakırsın beni?
Hayat:
-Gelemeyebilirim. Yani bilmiyorum muhtarlık falan çok ilgi alanım değil. Bence senin de ilgi alanın değil ama sırf bana gösteriş olsun diye katıldın zaten seçime sanki bilmiyoruz?
İnanç:
-Bazen ben sana söyleyecek laf bulamıyorum.
Hayat:
-Hadi görüşürüz de olsun bitsin işte. İki dakika konuşalım dedin 5 dakika oldu hadi görüşürüz 👋🏻👋🏻.
Hayat çıktı.
Restoranda kimse kalmayınca İnanç da çıkıp restoranı kapattı ve oradan muhtarlığa geçti.
Yorumlar
Yorum Gönder