İNANÇ VE HAYAT 2:2.Bölüm; YILLAR SONRA
bu ❤️ seni unutur mu
Hayat, üniversiteden nihayet mezun olmuş, iyi bir tasarımcı olup güzel bir yere yerleşmişti. Askere gittikten sonra bir daha İnanç'tan haber alamamıştı. "Kesin kötü bir şey oldu. Yoksa arardı o beni. Şehit mi oldu acaba?" Diye düşünürken Gül yanına geldi. Gül:
-Hayırdır kanka ne konuşuyorsun kendi kendine? Ne güzel hep istediğin gibi bir işin var daha ne derdin var?
Hayat:
-İnanç yok kanka. Ararım demişti 2 gündür aramıyor. Kesin bir şey oldu.
Gül:
-Hayret sen gerçekten İnanç'ı mı özledin?
Hayat:
-İki yıl oldu bir insan hiç mi aramaz?
Gül:
-Gerçekten hiç aramadı mı?
Hayat:
-İlk gittiği zamanlar aradı ama sonra aramadı. Kesin başına bir şey geldi.
Gül:
-Allah korusun kanka hem neden bu kadar sıkıntı ediyorsun ki kavga etmeyi mi özledin?
Hayat:
-Deme öyle Gül ya... Tamam biraz gıcık geldi başta yalan değil ama başına bir şey gelmesini de istemem yani.
Gül:
-Askere gitmesini sen istedin ama....
Hayat:
-Ne zaman gelir ki acaba?
Gül:
-Belki gelmiştir ama Sevgi'ye gitmiştir.
Hayat:
-Deme öyle Gül ya. Sevgi öldü askerden gelir gelmez ölü birine bakmaya mı gitsin?
Gül:
-Tamam kanka şaka yaptım ama olabilir yani.
Hayat:
-Ben arasam açar mı sence?
Gül:
-Hep ondan telefon bekleyip hiç aramadığını söyleme bana.
Hayat:
-Benim telefonlarıma cevap vermiyor ki. Yani askere gitmeden son aradığımda benim telefonumu açmadı Güven abi arayınca direkt açtı.
Gül:
-Kıskandın galiba?
Hayat:
-Yok be kanka ne kıskanayım? Biz oraları aştık.
Gül:
-Ara istersen.
Hayat:
-O arasın ben niye arayayım?
Gül:
-Kanka aramadan rahat edemezsin ama bir ara istersen.
Hayat:
-Peki ama açmayacak büyük olasılık.
******
Çalıyor....
Hayat:
-Açmıyor işte kesin bir şey oldu.
Gül:
-Belki işi vardır döner sana sıkıntı etme.
Hayat:
-Onun işleri bir bitmedi zaten.
Gül:
-Kanka bence haksızlık ediyorsun.
Hayat:
-Bilmediğin şeyler var kanka bence bilip bilmeden konuşma. İki sene önce beni ormana kaçırdı bu ve sürekli kavga edip durdu. Onun yüzünden iki saat psikiyatrist dinlemek zorunda kaldım az daha deliriyordum.
Gül:
-Kanka kusura bakma ama sen deliysen o daha deli farkındasın dimi?
Hayat:
-Hiç bilmiyorum kanka ya...
Hayat'ın telefonu çaldı. Hayat:
-Ben aramadan aramazdı buyur.
Gül:
-Siz görüşün ben çıkıyorum kanka. Hadi görüşürüz 👋🏻. Selam söyle.
Hayat:
-Tamamdır kanka hadi görüşürüz 👋🏻.
***********
İnanç:
-Alo Hayat beni aramışsın ne oldu canım?
Hayat:
-Ben seni aramak zorunda bırakıldım. Sen şimdi söyle bakalım niye aramıyorsun beni?
İnanç:
-Canım asker ocağı burası yani telefonu elime alamıyorum ki. Burada kaç tane çavuşun kontrolündeyim biliyor musun?
Hayat:
-Ne zaman geleceksin peki?
İnanç:
-İnşallah çok yakın zamanda.
Hayat:
-İyi ama ne zaman?
İnanç:
-Belki yarın belki yarından da yakın. Sen ne yapıyorsun?
Hayat:
-Bildiğin gibi yani tasarımcı olarak bir şirkette işe girdim. Öyle yani.
İnanç:
-Okulu bitirmene sevindim.
Hayat:
-Ay sen bir de bana sor, hiç bitmeyecek sandım ya.
İnanç:
-İşler nasıl gidiyor? Restoran falan?
Hayat:
-Restoranla kızlar ilgileniyor bir şekil.
İnanç:
-Kızlar nasıl?
Hayat:
-İyi, keyifli herkes... Leyla dışında tabi, geçen restoran yanıyor diye ortalığı ayağa kaldırdı. İşten izin aldım koştum geldim ocağı açmayı becerememiş. Biz bunun gibi cahilleri neye dayanarak işe aldık ki?
İnanç:
-Senin inisiyatifinle alırsak böyle olur. Benim bir suçum yok tam kovuyordum sen geri aldın, ben de birşey diyemedim yani.
Hayat:
-Onu ilk başta işe alan sensin bir kere.
İnanç:
-Tamam yaptım bir yanlış ama aranız düzeldi fena mı?
Hayat:
-Ben olsam Leyla'ya bu kadar güvenmem ama yine de sen bilirsin.
İnanç:
-Havalar nasıl?
Hayat:
-Çok güzel orada nasıl?
İnanç:
-Rüzgarlı burası yağacak gibi.
Hayat:
-Sen ne zaman geliyorsun ya?
İnanç:
-Özledin dimi?
Hayat:
-E tabiki sen beni özlemedin mi?
İnanç:
-Ayıp ediyorsun tabiki özledim gözümde tütüyorsun merak etme ben yakında geleceğim. Şimdi gitmem gerek çavuş kötü kötü bakıyor. Seni seviyorum.
Hayat:
-Ben de seni seviyorum hadi görüşürüz kolay gelsin, diyordu ki telefon yüzüne kapandı.
Hayat:
-Ay İnanç ya bunu da mı yapacaktın? İlk defa yüzüme kapattı ya. Ayıp be.
Gül:
-Kanka işi varmış işte konuştunuz sonuçta yani hiç konuşmayabilirdiniz de.
Hayat:
-Allah korusun kanka deme öyle şeyler.
Gül:
-Kanka ne düşünüyorum biliyor musun? Aşağı mahalleye çok yakışıklı bir çocuk taşınmış tanışmaya gidelim mi? Hem kafan dağılır biraz?
Hayat:
-Yok kanka sen istersen git. Boşa uğraşma ben İnanç'tan başkasıyla olamam artık.
Gül:
-Yok artık kanka hani İnanç seni aldatmış diyorlardı, hani yalancıydı yani bütün mahalle artık bunu konuşuyor.
Hayat:
-Kim konuşuyor kanka ya?
Gül:
-Bütün mahalle böyle diyor.
Hayat:
-Desinler, dursunlar, hepsi boş konuşup duruyor.
Gül:
-Hatta İnanç gelirse başka bir kızla gelecekmiş ya da hiç gelmezmiş, seni de bu yüzden aramamış öyle diyorlar.
Hayat:
-Size ne diyecen? Bir daha milletin lafını bana getirme zaten artık hepsini senin uydurduğunu düşünmekteyim.
Gül:
-Hayat ne bağırıyorsun bana? Hayır yani iyilik de yaramıyor. Hep İnanç'ın suçu ama ben dedim bu çocuk sana yaramaz dedim ama dinleyen kim?
Hayat:
-Ha o yüzden tanışmaya gidelim demiştin dimi? Hatta parkta ikimizi başbaşa bırakan da sensin. Ne zaman sana yaramaz dedin acaba? Hep bizi başbaşa bırakmak için fırsat kolluyordun.
Gül:
-Fena da yapmadım sanki😅. Artık yalnız değilsin sayemde.
Hayat:
-Sen buraya neden gelmiştin?
Gül:
-Elbise tasarımlarına göz atacaktım. Belki hoşuma giderse alırım.
Hayat:
-Buyur bak kanka. Ürünlerin bir kısmı burada ama burası marka ofisi olduğu için burada satış yapmıyoruz. Markanın sahibi benim, İnşallah ürünlerimi de beğenirsin.
Gül katalogdan ürünlere baktı. Gül:
-Aslında güzel ürünlerin var ama fiyatlar el yakıyor. Fiyatları biraz indirsen daha iyi satış yaparsın.
Hayat:
-Bunların ne kadar emeği var biliyor musun? Siz birkaç kuruş verin diye arka planda ne kadar çok çalışıyoruz biliyor musun? Çiziminden, dikiminden, kalıbına kadar kaç kişi var burada haberin var mı?
Gül:
-İyi aman birşey demedim.
Hayat:
-Bir şey desen ne olacaktı acaba?
Gül:
-Doğru dinlemiyorsun ki. Neyse hadi kolay gelsin kanka İnşallah parasını buraya veren cahiller çıkar.
Hayat:
-Gül bir kere fiyatlarla benim bir alakam yok yani dedim zaten uygun olsun diye.
Gül:
-Eee onlar ne dedi?
Hayat:
-Hayat hanım dediler, bütün şirketler fiyatlarını yükseltiyor, biz de bu fiyatları pazar pazar gezip en uygun hale getirmeye çalışıyoruz. Yani burası büyük bir firma, fiyatların yüksek olması normal.
Gül'ün telefonu çaldı. Telefonu açan Gül:
-Efendim, ablanın marka ofisindeyim. Yok, konuştular ondan haberim yok. İçimden bir ses çok yakında diyor ama.
Hayat:
-Ney çok yakında?
Gül:
-Can da gelecekmiş çok yakında. Ha yanımda yanımda selamı var. Hadi kendine iyi bak.
Gül telefonu kapatınca Hayat'ın meraklı bakışlarının hedefi oldu.
Hayat:
-Can neden seni arıyor? Hem yani ne oluyor? Ne saklıyorsunuz siz? Şifreli konuşmalar falan hayırdır?
Gül nasıl cevap vereceğini bilemez. En sonunda cesaretini toplayıp:
-Sana ulaşamamış beni aramış yani ne var bunda?
Hayat:
-Kim kimle konuşuyor ve neyden haberin yok?
Gül:
-İnanç'ı sordu da.
Hayat:
-Ha bak sen günahını almışım senin, bu dedikoduları tek başına uydurmuyordun demek. E ne dedi sonra?
Gül:
-Ben de yakında geliyorum dedi ablama ve enişteme selam söyle dedi.
Hayat:
-Enişte ne alaka?
Gül:
-İnanç seninle evlenmek için gelecekmiş sanırım. Siz evlenince bizim de eniştemiz oluyor işte.
Hayat:
-Gül yok öyle birşey kim uyduruyor bunları? Biz sadece iki yakın arkadaşız hepsi bu.
Gül:
-Benden saklamana gerek yok kanka. Hem yani bence gayet uyumlu bir çift olursunuz.
Hayat:
-Offf Gül ya ben senin kadar laf anlamaz arkadaş görmedim. Bizim neremiz uyumlu?
Gül:
-Duygularınız, hisleriniz, birbirinize bakışınız, kavgalarınız bile bence baya uyumlu.
Hayat:
-Gül sen kafayı mı yedin? Tamam birbirimizi seviyoruz falan ama uyum sıfır yani.
Gül:
-Kanka sen nasıl bir evlilik düşünüyordun ki? İnanç neden senlik değil?
Hayat:
-İnanç beni bu hale getiren adamın yeğeni çünkü.
Gül:
-O hasta etti belki İnanç da iyileştirmek için seni buldu yani.
Hayat:
-İnanç.... Çok değiştirdi beni. Hani derlerdi ya sevgi herşeyi değiştirir diye. İnanç da benim sevgim oldu. Şifam oldu. Her şeyim oldu. Ben onu ne olursa olsun çok seviyorum.
Gül:
-Bunu görebiliyorum kanka. Gerçekten değiştin ve bu değişimi hak ediyorsun bence. Yani evlenin artık.
Hayat:
-Hayırdır sana ne oluyor? Niye bu kadar önemli benim evlenmem senin için?
Gül:
-En yakın arkadaşımın düğününü görmek istiyorum çünkü sen de mutlu olmayı hak ediyorsun.
Hayat:
-Başka bir sebep yok yani?
Gül:
-Yani ne olabilir ki?
Hayat:
-Hani Can ve sen? Sizin aranızda ne var ve ne oluyor?
Gül utandı. Ama yine de saklayacak değildi.Gül:
-Can benim canım. Biz çok iyi anlaşıyoruz.
Hayat:
-Can evlenmeyi düşünmüyor bence.
Gül:
-Düşünsün düşünmesin söz verdi o kadar. Ablam evlenirse biz de evleniriz dedi.
Hayat:
-Can? Hayret, bunlar senin fantezilerin olabilir mi?
Gül:
-İnanmıyorsan ara sor kardeşini.
Hayat tam telefona uzandığı sırada İnanç aradı. Telefonu açan Hayat:
-Efendim İnanç?
İnanç:
-Aramıyorsun dedin diye aradım. Naber?
Hayat:
-İnanç ben ne duydum biliyor musun? Bizim Can varya Gül ile sevgililermiş.
İnanç:
-Sen bunu yeni mi öğreniyorsun?
Hayat şaşırarak🤔:
-Ne yani sen biliyor muydun?
İnanç:
-Tabiki, hatta Güven abi ve Elif de biliyordu.
Hayat:
-Yani hepiniz biliyordunuz benden mi sakladınız?
İnanç:
-Ben senin bildiğini sanıyordum ondan birşey demedim.
Hayat:
-Yalnız baya iyi sakladılar, bizim gibi bütün mahalleye rezil olmadılar.
İnanç:
-Sen öyle san... Güven abi, Can falan Gül'ü ararken Can'ın yaptıklarını görecektin.
Hayat:
-Ay Gül'ü de sen kaçırttın zaten Can yalnız baya korktu direkt beni aradı konuşamadı bile çocuk korkudan.
İnanç:
-Sevdiği için dili damağına yapıştı işte çocuğun.
Hayat:
-Sen yaptın bir de yüzlü yüzlü konuşuyorsun. Ne yani sen de benim parmağım yanınca çok korktun.
İnanç:
-Korktun ne demek aklım çıktı neredeyse?
Hayat:
-Ne demek aklım çıktı? Korkudan geberiyordun? Allah'tan ben o kadar nazlı bir kişi değilim.
İnanç:
-Sen nazlı değilsin öyle mi? Sen? Yani sen?
Hayat:
-Evet ben beğenemedin mi?
İnanç:
-Başımıza ne geldiyse senin bu nazlı yapın yüzünden geldi ve sen hâlâ nazlı değilim diyorsun. Neyse çavuş geldi, kapatmam lazım.
Hayat:
-Görüşürüz.
İnanç:
-Görüşüceğiz canım.
********
Hayat telefonu kapattığında saat epey geçmişti. Ofisteki bazı departmanlar çoktan kapanmıştı. Hayat da masasını toplayıp ofisten çıkarken bir adam peşine takıldı.
Hayat:
-Derdiniz ne? Yani neden peşimdesiniz?
Adam:
-Siz bekar mısınız acaba?
Hayat:
-Ay acaba sanane? Ne yapacaksın?
Adam:
-Belki evleniriz.
Hayat öfkeyle geri çekildi. Hayat:
-Sevdiğim var benim git işine!
Adam:
-E nerede o zaman?
Hayat:
-Ya sabır... Sanane be. Git işine.
Adam:
-Gitmezsem ne olur? Seni şu durumda kim kurtaracak koskoca şirketin var ama hepsi boş dimi?
Hayat:
-Ay ne bitmek bilmeyen belam varmış. Sanane be adam gitsene işine.
Adam:
-E sizin gibi bir hanımefendiyi bu koca şehirde yalnız bırakmak bana yakışmaz.
Hayat:
-Sanane bak sevgilimi ararım yemin ederim ağzını gözünü kırar.
Adam:
-O niye yalnız bıraktı seni bu koca şehirde öyleyse.
Hayat korkudan ne yapacağını bilemedi. Bu adamın derdi neydi? Hayır yani her derdi olan hiçbir kız kalmamış gibi neden Hayat'a yapıyordu bu tavırlarını?
Adam:
-Ara öyleyse erkek erkeğe konuşalım.
Hayat korkuyla İnanç'ı aramaktan başka çaresi kalmadığını anlayınca İnanç'ı aradı.
*******
Çalıyor...
İnanç:
-Efendim Hayat'ım?
Hayat:
-İnanç.....
İnanç:
-Hayat sesin gelmiyor ne oluyor?
Adam telefonu Hayat'ın elinden aldı. Adam:
-Alo. Sevgilin elimde maşallah çok da güzelmiş.
İnanç:
-Bırak onu istediğin kadar para yollarım ama Hayat'a birşey yaparsan....
Adam:
-Bu güzelliğe birşey yapmak istemem ama eğer polise haber verirsen onu bir daha göremezsin.
Adam böyle deyip telefonu kapatınca İnanç düşünmeye başladı. İnanç, Güven abiyi aramaya karar verdi.
******
Çalıyor....
İnanç:
-Güven abi, Hayat tehlikede... Kurtar onu ne olur😢😢😢.
Güven abi:
-Hayırdır İnanç ne oldu?
İnanç:
-Bir adam onu kaçırdı galiba... Sesi çok kötü geliyordu, gitmezsem öldürecek onu kurtar ne olur😢😢😢.
Güven abi:
-Nereye götürmüş olabilir sence?
İnanç:
-Marka ofisinden çıkmıştı galiba beni aradı oralarda bir yerde sanırım.
Güven abi:
-Tamamdır sen merak etme kurtaracağız İnşallah.
Güven abi arabasını alıp Hayat'ın marka ofisinin yanında Hayat'ı aradı.
*******
Adam Hayat'a kötü kötü baktı. Adam:
-Senin de maşallah sohbetine doyum olmuyor. Belki konuşuruz diye ağzını bile bağlamadım farkındaysan.
Hayat:
-Ama kaçırdın ve kötü birisin. Ben kötü insanlarla neden konuşayım?
Adam:
-Sevgilin de çok iyi bir insan değilmiş baksana hiç aramadı.
Hayat:
-Offf😢😢😭😢😢😭. Ya sanane ilişkimizden? Beni niye kaçırdın ki amacın ne?
Adam buna karşılık güldü😂:
-Canım sıkılıyordu sen de yoldan geçince maşallah hem marka ofisinin sahibisin hem de çok güzelsin.
Hayat:
-Ay sanane dokunma bana ya, git başımdan.
Adam:
-Niye böyle yapıyorsun ki sevgilim? Sevgilin gelmezse bana kalacaksın ne yaparsan yap, kurtulamazsın.
Hayat:
-Sevgilim gelemez, askere gitti. Sizin gibi vatan haini değil çok şükür.
Adam fena halde sinirlendi:
-Ne diyorsun sen be?
Hayat:
-Ne duyuyorsan onu diyorum.
Adam üstüne atılıp:
-Ne diyorsun duyamadım?
Hayat:
-Çekil ya.
Adam:
-Kokunu duymak istiyorum. Belki öpüşürüz de... İster misin?
Hayat:
-Pis sapık! İmdat!!!
Hayat çığlık çığlığa yardım istemeye başladı.
Adam:
-Burada kimsecikler yok. Sana kimse yardım edemez.
Hayat:
-Sen öyle san.
Adam:
-Sevgilin gelir mi sence?
Hayat:
-Offf... Sen ne istiyorsun ki ondan? Yani sanane?
Adam:
-Seni istiyorum belki şirketi de bana vermek istersin.
Hayat:
-Sen delisin ciddi söylüyorum problemlerin var.
Adam:
-Sen de zavallısın şuan hiç kimse gelmeyecek anla artık sen bana kalacaksın, istesen de istemesen de.
Hayat dayanamayıp adamın hassas noktasına tekme atarak koşar adım dışarı çıktı.
Hayat soluk soluğa koşmaya başladı.
********
Güven abi, Hayat'ı bulmak için yola çıkmıştı. Hayat'ın marka ofisinin yanında durdu. Güvenliğe sordu.
Güven abi:
-Selamün aleyküm Hayat çıktı mı?
Güvenlik:
-Mesai biter bitmez hem de.
Güven abi:
-Ne tarafa doğru ilerledi gördünüz mü?
Güvenlik:
-Şu tarafa doğru gitti sanırım.
Güven abi tarif ettikleri yoldan gitti. Güven abi, Hayat'ı mutlaka kurtarmalıydı. Güven abi Hayat'ı aradı:
*********
Çalıyor....
Hayat telefonu çantasından çıkararak:
-Efendim abi.
Güven abi:
-Hayat sana birşey yaptı mı?
Hayat:
-Abi kaçtım İnşallah yakalanmam. Offf adam deli ya, İnşallah bulmaz beni.
Güven abi:
-Hayat neredesin ben şuan senin marka ofisinin önündeyim.
Hayat:
-Ara sokağın birindeyim ne tarafta bilmiyorum. Abi çok korkuyorum.
Güven abi:
-Abicim korkma kurtaracam seni.
Hayat telefonu kapatıp marka ofisinin yanına geçiyordu ki birden başı dönüp yere düştüğünde adam onu yakaladı:
Adam:
-Benden kaçmak öyle kolay değil.
Hayat:
-Bırakır mısın beni yalvarırım bırak.
Adam:
-Bu yaptığının cezasını mı konuşsak ne dersin?
Hayat:
-Ne cezası ya? Beni kaçırarak en büyük suçu sen işledin zaten.
Adam:
-Telefonunu ver depoya dönüyoruz.
Hayat:
-Vermiyorum.
Adam:
-Sen vermezsen ben almasını bilirim. Adam tam saldırıya geçtiği sırada Güven abi Hayat'ın yanına geldi. Adamı bir güzel hırpalayarak Hayat'ın güvenliğini sağladı. Birazdan olay yerine polis de gelince herkes rahat bir nefes aldı.
Güven abi:
-İyi misin Hayat? Sana birşey yaptı mı?
Hayat:
-Sağol abi çok korktum ya.
Güven abi:
-Geçti Hayat geçti.
Hayat:
-Offf iş yerinden çıkar çıkmaz nereden buldu beni de saldırdı, anlamadım.
Güven abi:
-Derdi neymiş?
Hayat:
-Offf bir de İnanç'ı arıyor tehdit ediyor ya?
Güven abi:
-Ne alaka?
Hayat:
-Deli ya, gözü varmış bende İnanç'tan isteyecekmiş falan filan. Bir de utanmadan öpim mi? Kokuna bakim mi falan diyor.
Güven abi:
-Bundan sonra iş çıkışı beni arıyorsun. Ben almaya geleceğim seni. Yoksa böyle otobüsle gidemezsin durağa gidene kadar bile bu tarz sapıklarla karşılaşırsın Allah muhafaza...
Hayat:
-İnanç bana kızmış mıdır sence?
Güven abi:
-İnanç beni aradı ve emin ol hiç kızgın değildi sonuçta kızacak birşey yok sen doğal olarak işten çıktın yani peşinde birinin olduğunu nereden bilecektin ki?
Hayat:
-İnanç ne dedi sana?
Güven abi:
-Hayat'ı kurtar abi nolur dedi. Unutmadan onu arayıp haber verelim aklı kalmasın.
***********
Çalıyor.....
İnanç:
-Efendim abi? Ne olur kurtardım de.
Güven abi:
-Çok şükür kurtardım haberin olsun geçti yani.
Güven abi Hayat'a dönerek:
-Siz konuşun isterseniz gel arabaya geçelim ben sürerken siz konuşursunuz.
Hayat:
-Tamam abi.
Hayat ve Güven abi arabaya bindi.
Hayat:
-Efendim İnanç.
İnanç:
-Hayat iyi misin? O adam sana dokunmadı dimi?
Hayat:
-İyiyim İnanç bir şeyim yok çok korktum sadece.
İnanç:
-Özür dilerim Hayat.
Hayat:
-Neden?
İnanç:
-Ben yanında olsaydım kimse sana dokunamazdı.
Hayat:
-Ya bak İnanç senin bir suçun yok. O adam zaten bana saldırmayı kafaya koymuş.
İnanç:
-Nereden biliyorsun?
Hayat:
-Adam benim ofisten geç çıkmamı fırsat bildi ofisten beri peşimdeydi.
İnanç:
-Neden geç çıktın ki? Ben sana yorulma demiyor muyum? Sen beni hiç dinleme tamam mı?
Hayat:
-Korktum diyorum ya hiç tanımadığım biri tarafından kaçırıldım yani bunun seni dinleyip dinlememekle ne alakası var?
İnanç:
-Keşke erken çıksaydın?
Hayat:
-Seninle konuştuktan sonra çıktım ben de zaten. Konuşmayı o kadar uzatmasan
belki kurtulma şansım olurdu ama.
İnanç:
-Yine mi ben suçluyum?
Hayat:
-Hem çavuş telefonla konuşmama izin vermiyor diyorsun hem de telefonla konuşmayı uzatan sensin.
İnanç:
-Tamam askerden bugün yarın çıkıyorum bir daha bırakmam seni.
Aylar sonra
Askerliğim bitmiş geri gelmiştim. Hayat bu saatte büyük bir ihtimalle ofistedir. Ama acaba beni görmek ister mi? Üst kata çıkıp Güven abiye sormak istedim.
Güven abi kapıyı açtığında karşısında beni görünce çok şaşırdı 😵.
Güven abi:
-Hoşgeldin İnanç.
İnanç:
-Hoşbulduk Güven abi.
Güven abi:
-Nasıl geçti askerlik?
İnanç:
-Zor geçti. Hayat iyi dimi?
Güven abi:
-Şu an derdin bu mu? Restorana git istersen.
İnanç:
-Peki abi Hayat'ı görürsen sakın benim geldiğimi söyleme.
Güven abi:
-Tamam hadi görüşürüz 👋🏻 👋🏻.
İnanç heyecanlı adımlarla restorana gitti.
******
Hayat:
-Restoranı özlemişim be.
Gül:
-Özlersin tabi kanka. Ne zamandır sadece ofistesin.
Leyla:
-Neden gelmiyorsun ki? Madem o kadar özledin?
Hayat:
-Marka ofisinde müdür olmak çok zor hele siz geçen gün başıma gelen olayı bilseniz.
Gül:
-Hayırdır ne oldu kanka?
Hayat:
-Ofisteyken İnanç'la konuşuyorduk geç çıktım o yüzden.
Derken İnanç restorana girdi.
İnanç:
-E sonra?
Hayat:
-Yan departmandaki adam beni takibe aldı sanırım. Asansöre biniyorum adam asansörde. Bir kaç kişi daha vardı asansörde ondan birşey yapamadı bana ama sonra ben aşağı inip ofisten çıkınca kolumdan tuttu, beni depo gibi bir yere götürdü.
İnanç:
-E sonra?
Hayat:
-Tabi ben hiç yüz vermedim. Ama adam içmiş mi ne baya aklı gidikti. Saçma sapan şeyler söylüyor. Yok sevgilim var mıymış? Beni bırakıp nasıl gitmişmiş? Valla adamı öldüresim geldi.
İnanç:
-Ne yaptın bir daha?
Hayat:
-Korkudan İnanç'ı aradım askere gittiğini unuttum keşke aramasaydım. Ama korkudan kafam gitti ya. Neyse işte sonra bir fırsatını bulup depodan çıkmayı başardım tam Güven abiyi aradım durumu anlatıyorum Güven abi de ofisin önündeyim ofise doğru gel dedi ama nasıl korkuyorum biliyor musun? Adam peşimde yani niye bilmiyorum hem yani amaç neydi hiç anlamadım. Neyse sonra ben tam ofisin yanına geldim başım döndü yere düşünce de adam beni tekrar yakaladı offf.... Tam tekrar depoya dönüyoruz ceza vereceğim falan dedi ben çok korktum tabi neyseki Güven abi tam o sırada çıktı geldi kurtardı beni. Offf ama nasıl korktum.
İnanç:
-Benim kadar korkmuş olamazsın.
Hayat arkasını dönüp İnanç'ı görünce çok şaşırdı 😵.
Hayat:
-Sen ne zaman geldin benim yüzümden erken geldin dimi?
İnanç:
-Alakası yok askerliğim bitti bugün yarın gelirim dedim zaten sana geldim işte. Tabi keşke dün gelseydim de bunları yaşamasaydın.
Hayat:
-İnanç bak ben iyiyim, bir şeyim yok yani kendini suçlu hissetmene de gerek yok.
Gül:
-Leyla hadi biz çıkalım istersen.
Gül ve Leyla restorandan çıktı.
İnanç:
-Bir daha seni bırakıp hiçbir yere gitmeyeceğim söz.
Hayat:
-Bence bu kadar sıkı kontrol altında tutmana gerek yok. Ha zaten sen sözlerini tutmakta hiç iyi değilsindir biliyoruz.
İnanç:
-Çok özledim seni ya.
Hayat:
-Ben de seni çok özledim. Askerlik nasıl geçti?
İnanç:
-Sensiz valla gözümde tütüyordun.
Hayat:
-Dün korkmana sebep olduğum için çok özür dilerim bu yüzden erken geldin dimi?
İnanç:
-Alakası yok sayılı gün çabuk biter ya bitti işte. Artık hep beraberiz.
Hayat:
-Dur şuan sinirlerim bozuldu.
İnanç:
-Nasıl yani?
Hayat:
-Evlenmek için biraz beklesek mi? Yani sen yeni geldin ben daha dün bir korku yaşadım.
İnanç:
-Bekar olduğunu bildiği için adam peşine takıldı. Evlenirsen bu kadar korkmana gerek kalmaz. Hem ben hep yanında olacağım diyorum.
Hayat:
-Peki tamam ama bir annemleri arayıp haber verelim.
İnanç:
-Çok daha iyi bir fikrim var; size gidelim daha isteme falan yapmamız lazım.
Hayat:
-Yalnız babamı tanıyorsam beni sana vermez.
İnanç:
-Sen öyle san. Bana vermeyecek de o kötü adama mı verecek?
Hayat:
-İnanç valla tam unutmuştum. Niye hatırlatıp duruyorsun? Hayır yani benim korkmam hoşuna mı gidiyor?
İnanç:
-Tamam ya bir şey demedim. İstersen evlendirme dairesine gidip gün alalım.
Hayat:
-Acele mi ediyoruz acaba?
İnanç:
-Hayat bak ben bekledim askerliğimi yaptım sen de okulunu bitirdin ne güzel ofiste tasarımcı ve marka yönetiminde çalışıyorsun. Biz yıllar önce hep bugünü beklemedik mi?
Hayat:
-Tamam doğru hadi gidelim öyleyse.
*********
İnanç memnun bir şekilde Hayat'la beraber arabasına binip yola koyuldu.
Hayat:
-İnanç biliyor musun? Seninle yolculuk etmeyi özlemişim ya...
İnanç:
-Bundan sonra hep benimle yolculuk edeceksin zaten. Bir daha hiç ayrılmayacağız.
Onlar tatlı tatlı muhabbet ederken evlendirme dairesine vardılar.
İnanç:
-İşte geldik. Hazır mısın?
Hayat:
-Çok heyecanlıyım İnanç ya. Kalbim küt küt atıyor.
İnanç:
-Bende öyle hadi hayırlısı inşallah sorunsuz hallolur.
Hayat:
-Bir dakika bir dakika nikah yapmıyor muyuz?
İnanç:
-Yaparız sen iste yeter ki.
Hayat:
-Düğün mü yapacağız?
İnanç:
-Sen ne istiyorsun?
Hayat:
-Nikah yapsak yeter bence.
İnanç:
-Olmaz öyle şey, evlenirsem restoranın önünde düğün yapacağıma kendime söz verdim.
Hayat:
-Ne zaman ve benim niye haberim yok?
İnanç:
-Askerde tabi içimden geçen bütün düşünceleri sana söylemek zorunda değilim.
Hayat:
-Ya bak bugün burada bile kavga çıkarmayı başardın ya ben daha bir şey demiyorum. Hani en mutlu günümüzdü bugün bunu mahvetmeyi de başardın ya.
****
Kavga ederken öyle bir dalmışlardı ki evlendirme memurunun önünde durduklarının farkında değillerdi.
Memur şaşırarak sordu:
-Evlenmeye mi geldiniz? Boşanmaya mı?
İnanç:
-Evli olmadan boşanamayız ki, tabiki evlenmeye geldik.
Hayat:
-Evet.
Memur:
-Emin misiniz peki?
İnanç:
-Evet çok eminiz. Sende eminsin dimi Hayat?
Hayat:
-Ha, evet evet.
İnanç:
-Hayat iyi misin?
Hayat:
-İnanç annemlere haber versek?
İnanç:
-Evlenme günü alacağız sadece, hemen şimdi evlenecek değiliz.
Memur:
-Gün alacaksınız ne zamana?
İnanç:
-Yaza mı alsak sence?
Hayat:
-Olur.
Memur:
-Haziran uygun olur mu?
Hayat:
-Daha erken yok mu?
İnanç:
-Hayatım daha erken ne bekliyorsun Nisan bitti yarın Mayısa giriyoruz zaten Haziran işte ne güzel. Alalım bence.
Hayat:
-Haziranın kaçı?
İnanç:
-Ne farkeder?
Hayat:
-Bence başı olmasın işim çıkabilir.
Memur:
-Bakıyorum Haziranın 10'u iyi midir sizce?
Hayat:
-İyi bence işim yok galiba.
İnanç:
-Peki alalım alalım.
Memur:
-Sabah sizin önünüzde bir kişi daha var ondan sonra sizin nikâh kıyılabilir.
Hayat:
-Kim bu ya?
İnanç:
-Ne önemi var?
Hayat:
-Önemi yok tabi de sen merak etmiyor musun?
İnanç:
-Bizim işlem tamam mı?
Memur:
-Tamamdır 10 Haziran'da görüşürüz. Şimdiden mutluluklar dileriz.
İnanç'la Hayat dışarı çıkınca Can ve Gül'ü de orada görünce büyük şok oldular.
Hayat:
-Naber Gül? Ne işiniz var burada sizin?
Gül:
-Size sormalı sizin ne işiniz var burada?
İnanç:
-Nikâh günü almaya geldik. Siz niye geldiniz?
Can:
-Bizde Gül'le nikâh günü almaya geldik yani başka neden gelelim ki?
Hayat:
-Ne alaka?
Gül:
-Tabi senin haberin yok kanka biz Can'la evlenmeye karar verdik.
Hayat:
-İtiraz ediyorum. Kime sordunuz?
Can:
-Birisine sormamız mı gerekiyordu?
Hayat:
-Tabi gerekiyordu. Sen ailene danışmadan başımıza gelin getiremezsin.
Can:
-Annemler Gül'ü çok seviyor sende seviyorsun zaten sormaya hiç gerek yok.
Hayat:
-Ya hepsini geçtim Gül sen nasıl kabul edersin böyle bir şeyi?
Gül:
-Can'ı seviyorum o da beni seviyor yani.
Hayat:
-Sizin evlilik yürümez ben size söyleyeyim, ne o damdan düşer gibi hayır yani hiç kimsenin de haberi yok.
İnanç araya girdi:
-Hayatım bence bir tek senin haberin yok, herkes biliyor.
Hayat:
-Ben de bunu diyorum. Yani bana neden söylemediniz?
Gül:
-Hayat ben sana söyledim yani söylemeye çalıştım ama işin vardı zaten çok üstelemedim bir daha. Hem yani bu bu kadar önemli bir şey olmamalı bence. Sen Can'ın sadece ablasısın hepsi bu.
Hayat:
-Neyse ne ya? Hem ne zamana aldınız bakalım?
Can:
-10 Haziran sabahı
Hayat:
-İnanamıyorum siz nasıl bizim önümüze geçtiniz ya? İnsan bir sorar ama dimi?
İnanç:
-Hayat alt tarafı önümüze geçtiler ne var bunda?
Hayat:
-Ne demek ne var? Ya bu çocuk benden küçük ama her şeyde önüme geçiyor.
Gül:
-Abartma kanka ya ne var aynı tarihse?
Hayat:
-Nasıl ne var? Ya kardeşin var derdin var hiç şaşmaz bu.
İnanç:
-Senin hiç birisine normal baktığın oldu mu? Ne bu herkese dert olarak bakıyorsun.
Hayat:
-Çünkü herkes başıma dert açıyor ondan olabilir.
İnanç:
-Sana bir şey soracağım bana bakınca ne görüyorsun?
Hayat:
-Ne göreceğim İnanç ya normal bir insan.
İnanç:
-Peki aynaya bakınca ne görüyorsun?
Hayat:
-Derdi bedeninde yamukluk yapmış bir insan, ya sen neden bana bunları soruyorsun? Amacın ne yani?
İnanç:
-Herkesi dert olarak görüyorsun ya.
Gül:
-Arkadaşlar Allah başka dert vermesin. 10 Haziran'da görüşürüz 👋🏻.
Gül ve Can nikah dairesinden çıktı.
Hayat:
-Ya şunlara bakar mısın hem önümüze geçtiler hem de sanki hiç birşey yokmuş gibi bizi burada bırakıp gidiyorlar.
İnanç:
-Senin onlarla ne derdin var ki?
Hayat:
-Can benim kardeşim Gül de en yakın arkadaşım bilmem anlatabildim mi?
İnanç:
-Can ve Gül olmaz diyorsun yani?
Hayat:
-Yani...
İnanç:
-Can'ı kıskanıyor olamazsın dimi?
Hayat:
-İnanç ne demek istiyorsun?
İnanç:
-Yani canım şimdi Can senin kardeşin belki onu başkasıyla görmek istemiyorsun anladığım kadarıyla.
Hayat:
-Onlardan olmaz yani doğruya doğru. Kıskançlık değil bu.
İnanç:
-Aşk bu olmazları oldurmak değil mi ki zaten o açıdan bakarsak biz de olmazdık, ama olmak üzereyiz şu an görüyorsun ki.
Hayat:
-İnanç... Nikahta bir sorun çıkmaz dimi?
İnanç:
-İnşallah çıkmaz.
Hayat:
-Evlenince nerede yaşayacağız?
İnanç:
-Sen nerede istersen?
Hayat:
-Ne demek sen nerede istersen? Düşünmedim deme.
İnanç:
-Bende kalırız bir müddet sonra istersen başka bir yere taşınırız. Bakarız yani duruma göre, sen sıkıntı etme.
Hayat:
-Peki o zaman hazırlıklara başlayalım mı daha erken mi?
İnanç:
-Ne gibi hazırlık?
Hayat:
-Gelinlik, duvak falan sen de bir takım bakarsın belki.
İnanç:
-Daha 2 ay var, biraz acele etmiyor musun sence?
Hayat:
-Erken rezervasyon yapmak gerek.
İnanç:
-Balayı da istiyorsun galiba.
Hayat:
-Yani olur.
İnanç:
-İlginç hiç söylemedin?
Hayat:
-Unutmuşum😅.
İnanç:
-Sorun değil balayı otellerine bakarım.
Hayat:
-Ben de gelinlik modellerine bakayım bari.
İnanç:
-Nasıl bir gelinlik düşünüyorsun?
Hayat:
-Bilmiyorum beraber mi seçsek ki?
İnanç:
-Olur sonra da otellere bakarız.
Hayat bir modeli göstererek:
-Sence nasıl bu?
İnanç:
-Denemeden bilemeyiz.
Hayat:
-İnanç bak gelini düğünden önce gelinlikle görmek uğursuzluk getirir. Bence sen sadece modele odaklan hangisi yakışır bana?
İnanç:
-Model diyorsun yani bence bu modeller hiç güzel değil.
Hayat:
-Özel dikim de yapmayalım artık altı üstü bir gün için de değmez.
İnanç:
-Değer değer. Senin için herşeye değer.
Hayat:
-Ya bak İnanç bence önce senin takımlarına bakalım sonra nasıl olsa gelinliğe bakarız bir şekilde.
İnanç:
-Gel o zaman bildiğim bir yer var gidiyoruz.
Hayat'ın telefonu çaldı. Telefonu açan Hayat:
-Efendim?
Telefondaki ses:
-Hayat hanım marka pazarınız düşüşte hemen şirkete gelip durumu düzeltmeniz gerekmekte.
Hayat:
-Bugün gelemem.
Telefondaki ses:
-Markanız düşüyor ve şirket olarak sizin çizimlerinize ihtiyacımız var.
Hayat:
-Oradakiler halledemez mi? Ben bugün gelemem.
Telefondaki ses:
-Öbür marka satışta bizden öne geçmeden gelseniz iyi olur.
Hayat:
-Offf peki.
Hayat, İnanç'a dönerek:
-Üzgünüm,ben gelemem İnanç. Şirket çöküşte.
İnanç:
-Offf peki. Bırakayım seni bari, çıkınca da ararsın.
Hayat ve İnanç arabaya doğru ilerlediler. Hayat:
-İnanç bak kusura bakma gerçekten böyle olsun istemezdim ama...
İnanç:
-Tamam Hayat önemi yok. Bekleyeyim mi? Gideyim mi?
Hayat:
-Kal İnanç hemen hallederim zaten İnşallah.
İnanç:
-Peki bekliyorum burada.
Oradaki bir adam:
-Sen kimsin lan?
İnanç:
-Hayat bu adam kim?
Hayat morali bozuk bir şekilde:
-Bu o işte😥.
İnanç:
-Bu mu sana saldıran pislik? Ben şimdi onun ağzını gözünü kırarım.
Hayat:
-İnanç sakın bak bugün bari başımıza bir bela almayalım.
İnanç:
-Bu adam neden ofisinde?
Hayat:
-Paketleme sorumlusu.
İnanç:
-Ben onu öyle bir paketleyeceğim ki sen merak etme.
Hayat:
-İnanç, bak bulaşma boşver.
Hayat:
-Arkadaşlar ne bu sorun? Bende bir sorun görünmüyor. Çizimler, tasarımlar falan sorunsuz.
Çalışan:
-Öbür marka ofisi pazarda daha çok rağbet görüyor.
Hayat:
-E bize ne bundan? Burası bağımsız bir marka.
Belalı adam:
-Siz hiç çalışmıyor musunuz? Sabahtan beri bir paketleme gelmedi.
Hayat:
-Kalıptaki arkadaşlara sorsana.
Belalı adam:
-Sanane muhatabım sen misin?
İnanç araya girdi:
-Buyur benim muhatabın beğenemedin mi?
Belalı adam:
-Sen kimsin be?
İnanç:
-Geçen saldırdığın kızın kocasıyım beğenemedin mi?
Belalı adam:
-Evli değildi senin yanlışın var.
İnanç:
-Ha saldırdığın yalan değil yani.
Belalı adam:
-Ben kimseye saldırmadım.
İnanç:
-Ya demek sen saldırmadın? Ofis kapanınca beni niye aradın öyleyse. Ses kayıtları duruyor. Senin şimdi ağzını gözünü kırayım mı?
Hayat:
-İnanç boşver... Ha bu arada arkadaşlar düzelttim sorunu. Pazar yerini aradım sorun kalmadı.
Belalı adam:
-Sen öyle san. Asıl sorun bu adam sen bununla nasıl evlenirsin ya?
Hayat:
-Sanane ya hayatıma karışma hakkını sana kim veriyor?
İnanç:
-Hayat bana bırak sen bunu bırak ağzını gözünü kırayım.
Hayat:
-İnanç bak sen karışma ne olur?
İnanç:
-Hayat ne demek sen karışma? Böyle oturup seni tehdit etmesine göz yummamı bekleme benden. Bu adamı buradan kovdurmazsam ben de İnanç değilim. Bekle beni burada.
İnanç bankodaki güvenliklerin yanına gitti.
İnanç:
-Yukarıdaki paketleme sorumlusu arkadaş benim tasarımcı eşime kafayı takmış onu geçen taciz etmişti ve şimdi gözümün önünde tehdit edip duruyor.
Güvenlik:
-Hayat hanıma saldırmıştı dimi abisi de kurtardı sanırım ama paketlemeye başka birini bulana dek onu buradan kovamayız.
İnanç:
-Paketleme tamam ben yaparım siz onu kovun yeter bana.
******
Güvenlik adamı işten çıkartınca Belalı adam:
-Arkadaşlarla sorun var ama ben çok geçmeden geri döneceğim sevgilim beni unutma bu adama da kanma, diyerek İnanç'ı işaret etti.
İnanç gülümseyerek Hayat'ın yanındaki masaya oturdu. Hayat:
-Ya sabır, bu kendini ne sanıyor ya? İnanç sen ne sırıtıyorsun pişmiş kelle gibi?
İnanç:
-Şirketinde paketleme sorumlusu benim artık.
Hayat:
-Şaka mı yapıyorsun sen ne anlarsın paketlemeden?
İnanç:
-Ben senin çizimlerine laf ediyor muyum? Sen neden benim herşeyime laf ediyorsun?
Hayat:
-Kendini işe almak yerine bizim için birkaç gün izin almayı düşünemedin mi?
İnanç:
-Doğru diyorsun bir de o vardı dimi? Bence bir kaç gün yetmez , bir ay izin alalım.
İnanç'a bir telefon geldi telefonu açan İnanç:
-Alo efendim?
Telefondaki:
-İnanç beyle mi görüşüyorum?
İnanç:
-Buyrun benim siz kimsiniz?
Telefondaki:
-Ben size nikah günü vermiştim ama yanlış zamana vermişim.
İnanç:
-Bu şimdi mi söylenir? Amacınız ne sizin?
Telefondaki:
-Amacımız nikah günü vermek. Bizi tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.
İnanç telefonu kapatıp Hayat'a döndü.
Hayat:
-Arayan kimdi?
İnanç:
-Nikah gününde bir yanlışlık olmuş. Yeni gün almamız gerek sanırım.
Hayat:
-Ha bir bu eksikti. Şuan gerçekten tek sıkıntımız buydu ya.
İnanç:
-O adam bir daha sana yaklaşamaz.
Hayat:
-Sorun sadece o adam mı sence şuan?
İnanç:
-Ya tamam o adam değil, Haziran çabuk gelir, bizim her şeyi boşverip hazırlıklara başlamamız gerek.
Hayat:
-What? Sen bize gelecektin daha? Hem hâlâ şirketteyiz, iş başında böyle konuşmalar yasak.
İnanç:
-Kim diyor?
Hayat:
-Ben diyorum zaten ofisin sahibi de benim ya. Benim kurallarım geçerli burada.
İnanç:
-Marka ismi neydi?
Hayat:
-HAYAT.
İnanç:
-Kendi adını mı verdin utanmadan?
Hayat:
-Neden utanayım herkes kendi markasına kendi adını vermekte özgür.
İnanç:
-Tabi özgürsün de çok tercih edilen bir marka ismi olmaz bence.
Hayat:
-"Gör bak neler oldu yüreğime
Tutmam, elin olmuş ellerin, kir pas
Zehir ettin düzenimi, heyhat
Bana senden gayrı olmaz
Ne bi' yâr ne de yara
Düşman, en baba kârın zarar
Ağlar, kalp nefreti sarar
Yanar, yine olmaz aşkın"
İnanç:
-Düğün için şarkı düşünüyorsun galiba?
Hayat:
-Aynen öyle. Düşünüyoruz bir şeyler.
İnanç:
-Tamam sen şarkı listesi yaparsın. Düğünde onları çalarız.
Hayat:
-Bu liste uzar öyleyse.😅😂.
İnanç:
-Dönelim mi? Mesai bitti galiba.
Hayat:
-Ay inanmıyorum sana İnanç ya...
İnanç:
-Ne oldu yine?
Hayat:
-Sayende oyalandık ve diğer departmanlar çoktan kapanmış yine. İnanç şuan sadece biz varız bu departmanda farkında mısın?
İnanç:
-Ben bu kadar erken kapandığını nereden bilebilirim?
Hayat:
-Seni aradığım saatten bir tahmin yapmışsındır belki? Ne bilim ben.
İnanç:
-Yaptım ama sesini öyle duyunca da telaştan ben kendimde miydim sence?
Hayat:
-Neyse toparlan çıkalım artık.
İnanç hızlı bir şekilde önünü topladı.
İnanç:
-Evet hazırım.
Hayat da eşyalarını toplayınca ofis asansörüyle aşağı indiler.
Hayat:
-Nasıl geçti ofiste ilk günün?
İnanç:
-Sen yanımda olunca güzel geçti. Beraber çalışmayı özlemişim.
Hayat:
-Benden de aynı. O adam bir daha karşımıza çıkar mı dersin?
İnanç:
-Hayat yeter artık bırak şu adamı ya?
Hayat:
-O adamın peşimizi bırakacağını hiç zannetmiyorum. Anlasana çok korkuyorum.
İnanç:
-Bak çoğu zaman korktuğumuz başımıza gelir bu yüzden bence korkma hem ben yanındayım artık niye korkuyorsun?
Hayat:
-Adam sana ya birşey yaparsa? Ya adam benim peşimde ya seni öldürürse?
İnanç:
-Bana bir şey yapamaz zaten adamı gördüğüm yerde gebertirim hatta gebertecektim de işte sen izin vermedin.
Hayat:
-Güven abi beni kurtardığı gün yeterince hırpaladı zaten. Sen boşver.
İnanç:
-Hayat sana inanmıyorum bu adam seni ne hallere düşürdü sen hâlâ o gecenin psikolojisindesin ve hâlâ adama bir şey yapma diyorsun. Sen iyi misin gerçekten? Hayır yani ben dokunmaya kıyamazken elin herifi seni kaçırdı. Biz sevgimizi yaşayamazken başkası sana "sevgilim"dedi. Hayır yani iş arkadaşı olabilir ama bu adamın sana "sevgilim" demesi gurur kırıcı bir şey. Sana ciddi birşey soracağım? O adamla aranda bir şey mi var?
Hayat:
-İnanç saçmalama istersen yok daha neler... Dediğim gibi aramızda birşey olmadı olamazdı da üstelik. Güven abi o gün sana birşey mi söyledi? Birşey duydun sen yoksa neden benden şüphe edersin ki?
İnanç:
-Hayat yani bak dokundu kolumdan tuttu depoya götürdü diyorsun. Hatırlarsan bizim de ilk temasımız sen taşınırken el ele tutuşmamız olmuştu.
Hayat:
-İnanç arada dağlar kadar fark var. Seninle tanıştığımızda kalbim boştu ama şimdi o kalpte sen varsın. Yani dolu bir kalp tekrar dolar mı? O yüzden merak etme yani.
İnanç:
-Merak etmemek elde mi sence?
Hayat:
-Ya İnanç. Sana bazen inanamıyorum ya.
İnanç:
-Bende sana inanamıyorum çoğu zaman. Kadınlar olarak çok değişik varlıklarsınız; anlamak mümkün değil.
Hayat:
-İnanç kaç kadın tanıdın ki? Gerçi yanlış soru kaç kadınla birlikte oldun demeliydim.
İnanç:
-Hayat bak ilk sensin ve de üstelik ben genç yaşımda kaç kadın sevebilirim?
Hayat:
-Bilmem Sevgi ne zaman peki?
İnanç:
-Offf Sevgi ya. Eski bir arkadaş ne yani senin de birsürü arkadaşın var ben karışıyor muyum?
Hayat:
-Ben en azından senin gibi olmayacak yerde olmayacak zamanda arkadaş ilişkilerimi söylemiyorum.
İnanç:
-Ya sen harbi ölmüş birinden beni kıskanıyor olamazsın dimi şuan?
Hayat:
-Tamam tamam neyse ne işine bak.
İnanç:
-Tamam gel gidiyoruz.
Islandığum ilk yağmursun çölümde
Başkasının değeri yok gözümde
Mühürledum şu kalbumi senunle
Vereyim son nefesumi elunde
Islandığum ilk yağmursun çölümde
Başkasının değeri yok gözümde
Mühürledum şu kalbumi senunle
Vereyim son nefesumi elunde
Demir atar limana hüznün gemileri
Yüreğumde yar sancın var uyumam geceleri
Demir atar limana hüznün gemileri
Yüreğumde yar sancın var uyutmaz geceleri
Bekliyorum gönlünun kapisinda
Gidecek yer yok yureğundan başka
Yokluğunda daha bağlandum sana
Sarılmak istedum yoktun yanumda
Bekliyorum gönlünun kapisinda
Gidecek yer yok yureğundan başka
Yokluğunda daha bağlandum sana
Sarılmak istedum yoktun yanumda
Demir atar limana hüznün gemileri
Yüreğumde yar sancın var uyumam geceleri
Demir atar limana hüznün gemileri
Yüreğumde yar sancın var uyutmaz geceleri
Demir atar limana hüznün gemileri
Yüreğumde yar sancın var uyumam geceleri
Demir atar limana hüznün gemileri
Yüreğumde yar sancın var uyutmaz geceleri
Uyumam geceleri
Yatamam geceleri
Hayat:
-Sen de mi şarkı listesi oluşturmaya karar verdin? Ama bu şarkının da olmasını isterdim yani.
İnanç:
-Sen iste yeter.
Hayat:
-İnanç biz evlendikten sonra ne yapacağız?
İnanç:
-Yani nasıl ne yapacağız?
Hayat:
-Sormadım farzet.
İnanç:
-Hayat sen iyi misin? Hayır yani evlilik psikolojisi yaramadı diyeceğim, daha 2 ay var şimdiden bu ne? Bence kendine bir çeki düzen ver bu 2 ay içinde. Sen hâlâ benden korkuyorsun hâlâ bana güvenmiyorsun. Biz böyle nasıl evlenmeyi düşünüyoruz? Yıllar geçti Hayat, her şey değişti ama değişmeyen tek şey senin bana hâlâ güvenmemiş oluşun. Neden Hayat yani biz seninle hayaller kurarken ciddi değil miydin? Biz neden hayal kurduk öyleyse?
Hayat:
-Ya İnanç herşey çok hızlı olmadı mı sence?
İnanç:
-Yok ya bak 2 senedir doğru dürüst görüşmedik, daha neyin acelesinden bahsediyorsun?
Hayat:
-İnanç neyse ya eve gidelim artık, birden uykum geldi🥱🥱.
İnanç:
-O kadar sıkıcı buluyorsun beni yani.
Hayat:
-Ne alaka? Gece oldu gitmemiz lazım.
İnanç:
-Geceye karşı bir korkun var sanırım. Doğru peki mahalleye dönüyoruz.
İnanç ve Hayat arabaya binip mahalleye doğru yola çıktılar.
İnanç:
-Yarın akşam istemeye mi gelsem?
Hayat:
-Bence acele etme nasıl olsa babam beni sana vermeyeceği için.
İnanç:
-E ne zaman verir sence? Hem belki verir ne biliyorsun?
Hayat:
-Vermez. Babamın çocukları çok kıymetlidir.
İnanç:
-Deneme bile diyorsun yani.
Hayat:
-Yani... Hem sen benim o geceki sürprizlerimi tatmak istemezsin sanırım 😂😂.
İnanç:
-Sürpriz mi yapacaksın bir de? Ne gibi bir şey?
Hayat:
-Damak tadına yaramayacak bir şeyler düşünürüz. Adettendir sen bilmezsin.
Yorumlar
Yorum Gönder