HAYAT VE İNANÇ BÖLÜM 36: YILIN SON FİZİK TEDAVİSİ

Sabah erkenden kalktım. Erken kalkmayı da hiç sevmem. Dün gece zaten uyuyamadım sürekli düşünüyorum ertesi gün neler olacak diye. Mantıksız bir alışkanlık farkındayım ama işte beynim önceden herşeyin planlı bir şekilde yürümesini ister. 
•°•°•°•°•°•
Neyse işte bugün yataktan yorgun argın kalkıp kahvaltı köfte patates yedim. Çayımı tam içecektim ki telefon çaldı. Telefon çalınca telaş olduk hemen hazırlanıp aşağıya kapının önüne indik.
Biz yokuşta oturduğumuz için üstten mi gelir alttan mı gelir tam bilmedik. Ama hep alttan geliyor.
O saatte mahalledeki atmosferi görmeniz lazım. İnanç'ın evinin önünde duruyorum beni görmüyor bile. Eminim uyuyordur😂🤣😂. Neyse konumuz İnanç değil şu anda.
Servis geldi annemle birlikte servise bindik. Birkaç kişi daha alıp kurumun yolunu tuttuk. Kuruma vardığımızda derse daha nereden baksan 10 dakika vardı.
İçeri bekleme salonuna geçip oturup beklemeye başladık. Telefonumu cebimden çıkarıp birşeylere bakmaya başladım. Fizyoterapistime WhatsApptan "geldim"diye mesaj yazdıktan sonra montumu çıkarıp rahatça oturmaya devam ettim. Orada beklemeyi de hiç sevmem fizyoterapistim Eda bunu farketmiş olacak ki çok geçmeden geldi. Bende koşa koşa derse gittim. Eda var ya çok iyi fizyoterapist yani. Onunla konuşurken rahat hissettiriyor. Benim konuşurken rahat hissetmem de bayağı zordur bu arada. Çünkü önceki fizyoterapistler bana hep hasta gözüyle bakıyorlardı galiba ya da ben öyle kendimi eksik hissediyordum yanlarında konuşamıyordum. Çünkü yani fizyoterapist var, fizyoterapist var yani. Senden sürekli şikayet ediyorsa bir kişi yani illaki bu durumda yapmak istesen bile yapmazsın. Çünkü yani karşındaki kişi seni motive etmeli çünkü hasta psikolojisi illaki bir değişik ve yani hasta bir kişinin de herşeyi doğru yapmasını bekleyemezsin. Artı bazı fizik hareketlerini sağlıklı bir vücuda sahip bir kişi yapmakta zorluk çekerken sen gidip de hasta birisinden herşeyi tam doğru yapmasını beklersen yani senin adaletin nerede?
Neyse geçelim bunları geçmiş geçmişte kaldı. Eda beni almaya geldiğinde ona doğru öyle hızlı yürüdüm ki şaşırdı kaldı. Çok sevindi. 
Eda;
-Maşallah bebiş baya hızlanmışsın.
Hayat;
-Senin sayende biraz.
Eda;
-Çok da mütevazisin.
Hayat;
-O senin mütevaziliğin.
Eda;
-E nasıl geçti bu hafta? Söylediğim hareketleri yaptın mı?
Hayat;
-Yaptım tabiki. Bu hafta çok güzel geçti. Valla yani müthiş bir haftaydı. 
Eda;
-Ne güzel işte. O halde bu seans yatakta başlayalım.
Hayat;
-Sen bilirsin. Ben her türlü çalışırım.
Eda;
-Tamamdır. Ben sana yastık getireyim. Sen ser çarşafını.
Hayat yanında getirdiği örtüyü yastığa serdi. Örtünün bir tarafı güzel olmamıştı ama onu da düzelttikten sonra tamamdı.
-Tamam. Serdim.
Eda;
-Tamam şimdi köprü kurmakla başlayabiliriz.
Hayat hızlı bir şekilde köprü hareketini yapmakla başladı. Bu hareketi çok seviyordu. Öbür hareketleri sevmiyordu ama yaptığı bütün hareketleri güzel yapıyordu.
Eda;
-Bugün koşu bandına süremiz yetmeyecek gel şurada çömelip kalkma falan yapalım.
Hayat ayakkabılarını giyerek yataktan kalktı. Paralel barın oradaki demirden tutarak çömelip kalkmaya başladı.
Eda;
-Şu ayağını biraz daha aç. Çok çömelme.
Sandalyeye oturur gibi.
Hayat bu egzersizi de çok seviyordu. Hemen yapıp başka bir egzersize geçti.
Eda;
-Şimdi merdivende diz kilitleme yapalım. Hayat'a baktı. 
Eda;
-Oradan geçebilir misin sence?
Hayat büyük bir hevesle;
-Yani bilmiyorum ama deneyelim dedi ve demirin altından geçmeye çalıştığı an ilginç bir şekilde kendini yerde buldu.
Eda;
-İyi misin Hayat?
Hayat;
-İyiyim iyiyim sorun yok.
Oradan olayı gören başka bir fizyoterapist;
-Zengin düşüşü yaptın Hayat😂🤣😂🤣 ya komiksin ya🤣😂🤣😂🤣😂.
Eda;
-Gel otur şuraya dinlen biraz sonra devam ederiz.
Hayat kalkıp gösterilen sandalyeye oturdu.
Eda;
-Dinlenince şuradaki germe egzersizini yaparız.
Hayat:
-Tamam. 
Eda;
-Dinlendin mi?
Hayat;
-Evet.
Eda;
-Tamam geç o zaman.
Hayat egzersiz pozisyonuna geçti ve yapmaya başladı. Baya bir yaptı. Sonra Eda;
-Ben az 2 dakika yukarı çıkıp hemen geliyorum sorun olur mu?
Hayat;
-Olmaz ben yapıyorum zaten. Sen gidebilirsin.
Hayat baya bir egzersizini yaptıktan sonra Eda geldi.
Eda çok büyük bir mutlulukla geldi.
Eda;
-Bitti mi Hayat?
Hayat;
-Evet bayağı yaptım çok yoruldum.
Eda;
-Tamam ders bitti zaten. Sana yılbaşı keki getirdim. Hangisi daha güzelse sana vericem. 
Eda, Hayat'a külahta süslü paketli keklerden en güzelini seçip verdi. Ders bitmişti, bu yılki dersler geçmişte kalmıştı artık. Ama gayet mutlu bitmişti. Gülümseyerek bekleme salonuna giren Eda ve Hayat annesinin yanına gelip dersin nasıl geçtiğini anlattıktan sonra şakalaşmaya başladılar.
Eda;
-Seneye görüşürüz Hayat 🥳🤣😂🤣
Hayat;
-Görüşürüz 👋 
Demekle yetindi. Fizik tedavi süreci 9 yılı devirmişti. İyileşme sürecinde yılların fazlalığı değil, kalitesi önemliydi. Eda, sayesinde fizik daha kaliteli ve eğlenceli geçiyordu. 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 40: SEBEBİ YOK SEVGİMİZİN

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 49: BİR SEN ÖNEMLİSİN ARTIK