İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 43:YILIN İLK SABAHI
Geçen yıl
Hayat dün gece çok geç yatmıştı. Televizyondaki yılbaşı programlarını izlemişti.
İnanç da tüm gece düşünmüş taşınmış ve planlar kurmuştu. Bu yıl Hayat'la arasında hiçbir sorun kalmamalıydı.
Sabah kalkıp Hayat'a mesaj attı. "Mutlu yıllar."
Hayat dün gece geç yattığı için sabah çok geç uyanmıştı. Annesi kaç defa çağırmış fakat Hayat uyanık olduğu halde yataktan kalkmamıştı.
Annesi Hayat kalmayınca Can'ın kalkmasını bekledi. Can, en azından Hayat kadar uykuya düşkün değildi. Can hemen yataktan kalkıp odaya geçti. Hayat, "keşke önce ben kalksaydım" diye aklından geçirdi ve hemen kalkıp çoraplarını giydi. Yatağın başucunda çıkarttığı kıyafetlerini de giyerek yüzünü yıkamaya gitti. Yüzünü yıkarken annesi de masayı hazırlamıştı.
Yüzünü yıkadıktan sonra masadaki yerine geçti. Annesinin onun için hazırladığı tabaktaki börekleri yedi.
Annem neden bana özel tabak hazırlıyor, beni kendilerinden ayrıştırdılar iyice? Diye düşünmeden edemiyordu. Belki de bu ayrışma yüzündendir, her sabah kahvaltıda kaşlarının çatık, moralinin bozuk olması. Annesi aslında kötü bir niyetle özel tabak hazırlamıyor, çünkü herkes aynı tabakta yiyince Hayat yedi mi, aç mı kaldı çok emin olamadığı için böyle yapıyor. Hayat da zaten yemek yemeyi hiç sevmez. Yani hiç yemek falan da istemez, canım şunu çekti, anne şundan yapalım falan hiç yok. Hayat esasında robot gibidir. Yani karnını doyur zaten yemek yemek çok istemez ama yinede karnı açken kötü olduğu için annesi mutlaka doyurur.
Öğle vakti Hayat biraz telefonla oyalandı ve fizik yapmaya başladı. İnanç'tan hiç bir haber yoktu. Zaten Hayat bu yıl İnanç'ı düşünecek durumda olmayacaktı. Sınavına 2 hafta vardı sonra 1 ay sonra da Kpss başvurusu yapıp tam tekmil çalışacaktı. Bu yıl mutlaka bir şeyler başarmalı, bu hayatta ben de varım demeliydi. Yoksa ailesi bile olsa onu kimse birşey yerine koymuyordu. Hayat herkesin gözünde hasta, eksik, beceriksiz belki de çekilmez biriydi.
İnanç için de Hayat böyle olduğunu biliyordu ama tabii İnanç hiç bir zaman Hayat'ı öyle sandığı gibi görmemişti. İnanç için Hayat normal bir insandı. Aslında hasta olduğunu bilmese, ya da İnanç hastaneden gönderilmiş olmasa, Hayat'a normal bir insan gözüyle bakacaktı ki zaten düğün akşamına kadar Hayat'ın hasta olduğunu bile bilmiyordu.
İnanç, Hayat'ın hâlâ mesajını görmemiş olmamasına inanamıyordu. Görmesi için mesaj yazmaya devam etti;
"Mutlu yıllar umarım bu yıl isteklerin yerine gelir."
Hayat çok sinirlendi ve şöyle yazdı;
"İnşallah diyelim en büyük isteğim olsun sen buradan git de gerisi mühim değil."
İnanç çok şaşırdı ve şöyle dedi;
"Gitmiyorum tamam mı?"
Hayat;
"İyi gitmezsen gitme rahat bırak beni."
Hayat anlık sinirle yanlışlıkla İnanç'ı engelledi. İnanç çok şaşırdı. Neydi bu şimdi?
Yorumlar
Yorum Gönder