İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 32:SINAV TELAŞI

Hayat sınav için çok heyecanlıydı. İlk defa sınava girmiyordu belki ama her sınav başka bir macera daha katıyordu hayatına. Bu hayatta macera yaşamak için yaşıyordu belki de. Her şey onun gözünde bir maceraydı.
Sınav akşamı son defa bir konuları gözden geçirip soru çözdükten sonra yatağına yatıp sınavın güzel geçmesi için dualar etti. Gece çok iyi uyuyamadığını sanıyordu ama geç kalmamak için bir zahmet yataktan kalkıp yola çıkmaktan başka çaresi yoktu.
Yataktan zor bela kalkıp üzerini değiştirip yola çıkmaya hazır hale geldi.
Annesi:
-Çantana her şeyi koydun mu?
Babası:
-Kimliğini dün dolaba bırakmıştım aldın mı?
Hayat:
-Aldım aldım her şey çantamda. Sınav giriş belgesi kimlik bir de kalemliğimi koydum.
Annesi:
-Bir de su vereyim sana.
Hayat:
-Tamam.
Hayat ve annesi durağa doğru yürümeye başladılar. Hayat:
-Ya bu soğukta bu yokuşu çıkmak da ölüm ölüm, diye sitem etti.
Annesi:
-Hiç sorma ama orada daha ne kadar yokuşları çıkacağız belli değil.
Hayat:
-Of oralar çok mu yokuştur ki?
Babası:
-Bilmiyoruz ki okul nerede?
Hayat:
-Bence dağın başında. İnşallah vaktinde gideriz de geç kalmadan alırlar içeri.
Annesi:
-Ne geç kalması geç kalmayalım diye erkenden sabahın köründe çıktık zaten baban işten yeni çıktı.
Babası:
-Giriş belgeni bir versene, bakayım nereye gideceğiz?
Hayat, çantasından çıkarıp giriş belgesini açarak babasına uzatır.
Babası:
-Hım, o zaman şeyde inicez oradan metroya binip oradan beri otobüse bineriz.
Annesi:
-Ben bilmiyorum sen götüreceksin bizi.
Babası şakayla karışık:
-Hayat biliyordur da🤣😂🤣😂.
Hayat şakasına karşılık:
-Ben nereden bilim🤣😂🤣😂🤣.
Annesi:
-Sonuçta sınava sen gireceksin. Hazır mısın bakalım?
Hayat:
-Yani.... Hazır olmayıp da ne yapayım bu saatten sonra.
Babası:
-Geldi buna binecez, diyerek bir otobüse doğru gider.
Annesi ve Hayat da hemen arkasından koşarak zor bela otobüse yetişirler. Sonunda otobüse binip yeni bir maceraya hazır hale gelmişlerdir. 
Babası:
-Hayat az arkaya git, orada tutun.
Hayat, babasını dinleyerek otobüsün arka kısmına doğru ilerler. Oradakiler az kenara çekilip Hayat'a yer açarlar. Hayat, cam kenarına yanaşarak oradaki demirlere yaslanır. Annesi de kartları basarak yanına gelir.
Annesi:
-Nasılsın?
Hayat:
-İyiyim sen nasılsın?
Annesi:
-İyiyim sen iyi ol yeter ki.
Araba bir kaç durak gittikten sonra boşalır.
Babası:
-Oturun siz. Daha çok var.
Hayat ve annesi öndeki boş koltuklara doğru gider. Anne kız oraya oturduktan sonra her yolculukta olduğu gibi konuşmaya başlarlar. 
Hayat:
-Nerede ineceğiz?
Annesi:
-Baban nerede inerse.
Az sonra babasının işaretiyle kalkıp kapıya doğru yöneldiler. Hayat araba giderken dengesini çok koruyamaz. Her an düşecekmiş gibi hissetse de İstanbul'da yolculuk etmeye alışması gerekmektedir. Durak gelir Hayat düğmeye basar ve inerler.
Hayat:
-Daha çok gidecek miyiz?
Babası:
-Şuradan metroya biniceğiz. Oradan yürürsek tam okul orada bir yerde olmalı.
Annesi:
-Tamam sen nereye biz oraya. Saat kaç?
Babası:
-2 saat var daha. Rahat yetişiriz.
Hayat:
-Ay inşallah 🤲🏻🤲🏻 çok heyecanlıyım ya🤣😂🤣.
Annesi:
-Sakin bak ilk defa bir sınava gitmiyorsun?
Hayat:
-Her sınav ayrı bir heyecan,macera demek benim için.
Babası:
-Gelin biniyoruz.
Hayat ve annesi, onu takip ederler. Metronun gelmesine 3 dakika kalmıştır.
Beklemeye başlarlar ve birazdan büyük bir gürültüyle tren gelir. Kapılar açılır açılmaz binerler. 
Hayat, metro yolculuklarını çok sever çünkü ona eski güzel günlerini hatırlatır.
Çocukken en son metroyla dayısına gitmişti Hayat, ondan sonra da zaten hasta olunca uzunca bir süre sokağa bile çıkmamıştı.
Hayat nereye baksa eski güzel geçirdiği günlerden bir iz buluyordu ve ister istemez eskisi gibi sağlıklı olmadığı için kendinden soğuyordu.
Hayat bu tarz düşünceler içindeyken metro durağa yaklaşır ve inerler.
Issız, hiç bilmedikleri bir yerde bulurlar kendilerini. Babası:
-Biz nereye geldik böyle ya? Kızım bir kağıdını versene okulun adı neydi?
Hayat çantasından kağıdı uzatıp verirken annesi:
-Birisine soralım bence. Yoksa buralar çok değişik, biz bulamayız.
Babası orada otobüs bekleyen birisine:
-Affedersiniz bu okul nerede biliyor musunuz?
Vatandaş:
-Hiç duymadığım bir okul ama şu yokuşun ardında birsürü okullar var herhalde onlardan biridir.
Babası:
-Teşekkürler. 
Hayat ve annesine dönerek:
-Ben bir bakayım siz bekleyin isterseniz?
Annesi:
-Biz de gelelim zaten bir yer bilmiyoruz. En azından kaybolsak bile birlikte oluruz.
Babası:
-Peki o zaman. Gelin, şuradan gidicez.
Uzun bir süre yürüdükten sonra bir okulla karşılaşırlar. Okulun bahçesinde bulunan bir banka oturup sınav saatini beklemeye başlarlar.
Babası:
-Bulduk sonunda ben gidip yiyecek bir şeyler alıp geleyim. Bir şey istiyor musunuz?
Hayat:
-Yok istemiyorum.
Annesi:
-Çikolata falan alalım sana.
Hayat çok istemese de orada bulunan durak büfesinden bir çikolata alır.
Çikolatayı alıp montunun cebine koydu.
Birkaç dakika sonra üşüdüler ve okulda beklemeye başladılar.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 40: SEBEBİ YOK SEVGİMİZİN

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 49: BİR SEN ÖNEMLİSİN ARTIK