İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 72 RAMAZAN'DA EVDE MİSİN,?
hayal
İnanç, Hayat'ın eve girdiğini gördü. Ramazanda restoranı hiç beraber açmamışlardı. Neler olduğunu anlamak için telefon açtı.
İnanç:
-Alo Hayat, iyi misin?
Hayat:
-Ne oldu İnanç? Ben iyiyim de sen iyi misin? Nasıl gidiyor Ramazan?
İnanç:
-İyi gidiyor seni merak ediyorum sadece.
Hayat:
-Neyimi merak ediyorsun İnanç yani. Oruç tutup tutmadığımı merak ediyorsan söyliyeyim; senin amcan beni hasta ettiğinden beri annem tutturmuyor.
İnanç:
-O değil Hayat, kaç gündür görüşemiyoruz ya onu dedim.
Hayat:
-Sınava çok az kaldı çok çalışmam lazım. Babam bana o kadar güveniyor ki yani benim de gururlandırmam gerek. Anlayacağın çok ders çalışmam lazım.
İnanç:
-Peki dışarı neden çıkmıyorsun?
Hayat:
-Haberleri dinlemiyorsun galiba, Afrika çöl fırtınası İstanbul'a geliyormuş. Herkes sokağa çıkarken dikkatli olsun işiniz olmayınca çıkmayın sokağa diyorlar.
İnanç:
-Fırtına falan yoktu bugün.
Hayat:
-Belki yarın olur. Yağdı sonuçta, ne olacağı belli olmaz. Bu yüzden evde oturmak daha güvenli.
İnanç:
-İftarda size gelsem nasıl olur sence?
Hayat:
-İnanç, bak sakın gelme!
İnanç:
-Niye?
Hayat:
-Babaannem evde ve sen bu akşam bize gelirsen bunu bütün İstanbul değil Marmara'dan Karadeniz'e kadar herkes duyar.
İnanç:
-Arkadaşız sonuç olarak ama. Niye yanlış anlasın ki?
Hayat:
-İnanç bence haftaya bir gün iftara çağırırım ben seni ama çok istiyorsan iftardan sonra görüşürüz 👋🏻.
İnanç:
-Peki madem her zamanki yerimizde saat 9 gibi buluşuruz.
Hayat:
-Her zamanki yerimiz neresi? Öyle bir yer mi var? Hayır yani var da benim niye haberim yok?
İnanç:
-Restorandan bahsediyorum.
Hayat:
-Restoranda iftarlık sahurluk menüler hazırladın mı?
İnanç:
-Aşçımız var mı ki bizim?
Hayat:
-Hâlâ aşçı bulamadım deme bana!
İnanç:
-Tamam tamam şaka yaptım. Tabiki bizim aşçımız var.
Hayat:
-Kim ve üstelik ben niye tanımıyorum kendisini?
İnanç:
-Dışarı çıkma zahmetinde bulunup da restorana uğrasaydın tanımış olurdun belki ama neyse.......
Hayat:
-Ben senin gibi boş gezenin boş kalfası değilim kusura bakma.
İnanç:
-Of peki peki, ama sen merak etme ben bir yolunu bulup geliceğim size.
Hayat:
-İnanç, senin kafan basmıyor galiba. Şu durumda gelmesen olmaz mı? Yani Ramazan'ın başında ne bu acele? Ortasında gel ne bilim, bayramda gel yani nedir bu acele? Sen benim istemediğim şekilde davranmaya mecbur musun?
İnanç:
-Bak istemiyorum diyorsun ama ben senin beni ne kadar sevdiğini de istediğini de biliyorum ancak kendini kandırırsın böyle.
Hayat:
-Bence sen bugün gelme. Çok kötüyüm.
İnanç:
-Neyin var?
Hayat:
-Çok sıkıntım var ya. Babaannemle kavga ettik.
İnanç:
-Ben sana kavgacı olduğunu söylemiştim dimi?🤣😂🤣
Hayat:
-Bir daha konuşma benimle o zaman💔.
İnanç:
-Hayat bak öyle demek istemedim.
Hayat:
-Ama dedin. Sen bence kavgacı olmayan birini bul. Zaten canım sıkkın, uğraşma benimle💔💔.
İnanç:
-Hayat, bu kadar alıngan olmak zorunda mısın? Hem gerçekten görüşmek istemediğini söyleme bana.
Hayat:
-İnanç, bak ben şu an şu durumda seninle görüşemem, telefon konuşmamızı bile gizli yapıyorum şuan, inşallah kimse duymaz.
İnanç:
-Kim duyabilir ki? Odanda değil misin?
Hayat:
-İnanç, benim odam mı var? Hem şuan odama bile giremiyorum doğru dürüst.
İnanç:
-Neden ki? Ev çok mu kalabalık?
Hayat:
-Yani sayılır, Hayal de geldi falan babaannem zaten burada, Hayal varya kıza çok pis gıcık oldum şuan. Evin huzurunu bozdu ve Can bile bize kafa tutuyor artık.
İnanç:
-Hayal ne güzel isimmiş, kız güzel mi bari?
Hayat:
-Ne yapıcan İnanç? Hayal'i de kullanma artık.
İnanç:
-Belki tanışmış olurduk.
Hayat:
-Ne alaka?
İnanç:
-Yani arkadaş olmak istiyorum belki. Hemen aklına kötü şeyler getirme. İyi biriydim ben hani.
Hayat:
-Kötü birisin demiyorum ama sana güven olmaz. Yani zaten Hayal de bizde hep kalıcak değil yani o açıdan belki göremezsin moralin bozulur falan diye. Sen üzülme diye söyledim.
İnanç:
-Hayal'i kıskanıyorsun galiba.
Hayat:
-Ne kıskanıcağım ben onu ya o beni kıskanıyor kız iyi ki bir üniversite okumaya geldi, herkes de bunu bir başarıdan sayıyor. Kız çok çekmişmiş de çekmeyen var mı şu hayatta acaba? Ben sanki üniversiteye direkt başladım da hiç hasta halimle ne zorluklarla okuduğumu kimse görmüyor valla çıldıracağım. Annemler hastanedeyken ben sürekli annemi arıyordum ya?
İnanç:
-E yani normal birşey bu?
Hayat:
-Bu normal zaten normal olmayan ne biliyor musun? Sırf bir annemi aradım diye babaannemin bana arama demesi ve bugün kendi kızı da sabahın köründe aramış onların konuşmalarına uyandım maalesef. Kendi kızına ya da kızdan torunları kıymetli, biz başkasının torunuyuz sanki. Sonra gel de değersiz hissetme bunların yanında.
İnanç:
-Hayat, bak bulunduğun yer ya da insanların davranışları çok önemli değil senin hayatında.
Hayat:
-Doğru benim hayatım benim elimde ama insanlar da çok can sıkıyor. Yani bugün canım sıkılmasın diyorum, yeter artık diyorum, birisi bir şey deyince olmuyor.
İnanç:
-Ne diyorlar ki sana?
Hayat:
-Ben bişey yapınca "yok sen yapamazsın, düşersin" falan... Üstelik annem şimdi bana sıklıkla fizik yap işte topuklarına bas gibisinden uyarıyor ya, başkaları da uyarmaya hakkı olduğunu düşününce valla çıldırıyorum😡😠😡.
İnanç:
-Bana da sinirin bozuluyor yani.
Hayat:
-Ben öyle bir şey dediğimi hatırlamıyorum.
İnanç:
-Demedin zaten😊.
Hayat:
-Komik mi şuan. Şebek seni🤣😅😂.
Derken Hayal, Hayat'ın odasına pat diye girdi. Hayal:
-Ne yapıyorsun kanka?
Hayat telaşla telefonun ekranını kapatarak:
-Hiç ne yapayım kanka? Sen ne yapıyorsun?
Hayal:
-Rahatsız mı ettim yoksa?
Hayat:
-Yok ne rahatsızlığı? Ben de tam içeri geliyordum.
Hayal:
-Gül'ü iftara çağıracakmışsınız galiba.
Hayat:
-Kim dedi bunu? Hem yani Gül'ün iftara gelmesinden sanane.
Hayal:
-En yakın arkadaşınmış aranızdan su sızmıyormuş.
Hayat:
-Olabilir de yani bundan sanane.
Hayal:
-Gül nasıl bir kız?
Hayat:
-Çok iyi bir kız tanısan çok seversin.
Hayal:
-Gül senin ne zamandır arkadaşın?
Hayat:
-Hayal, soruların bitti mi? Hem yani benim birisiyle görüşme yasağım falan mı var? Ne yani?
Hayal:
-Eh tamam kanka, bir şey demedik, deyip odadan çıkar.
Hayal'in gitmesiyle Hayat düşüncelere dalar ve telefonunu alıp açar.
Hayat:
-İnanç, kusura bakma ama odaya aniden girenler oluyor.
İnanç:
-Can mı?
Hayat:
-Can olsa yine iyi bir de Hayal çıktı başımıza?
İnanç:
-Niye sevmiyorsun ki bu kızı?
Hayat:
-Çünkü bu kız babaannemin öve öve bitiremediği biricik torunu, yani sanki biz torun değiliz de sadece Hayal var sadece Hayal sıkıntılı bir çocukluk geçirdi. Sanki Hayat hiç sıkıntısız bu zamana geldi. Sanki benim hiç derdim yok da sadece Hayal'in derdi var gibi. Yahu ben neyim Allah aşkına ya? Hiç kimse için önemli değilim ben neden yaşıyorum ki? Amacım ne benim?
İnanç:
-Hayat, bak kimse için önemli olmasan da benim için çok önemlisin.
Hayat:
-Beni bir daha kandırma tamam mı? Ne yani senin amcan yüzünden ben kaç senedir bu durumdayım. Şimdi mi aklına geldi amcanın hatasını düzeltmek...
İnanç sustu çünkü ne derse desin bunca yaşanandan sonra Hayat'a suçsuz olduğunu söylemek ve buna inanmasını beklemek adil değildi.
Yorumlar
Yorum Gönder