İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 73: RAMAZAN TARTIŞMASI

öyle günler gördüm ki
İnanç, bugün evdeydi. Oruçlu oruçlu çalışılmazdı da zaten. İnanç, belki bir ihtimal Hayat'la karşılaşırız diye restorana gitti. İnanç:
-Hayat bugün gelmedi mi?
Leyla:
-Hayat'ın tek derdi buraya gelmekti ya.
Hem merak ediyorsan ara kendin sor yani.
Büşra:
-İlk defa Leyla haklı, biz nereden bilelim İnanç.
Can geldi.
Can:
-Ne konuşuyorsunuz?
İnanç:
-Ablan nerede?
Can:
-Evde onu bırak da Gül nerede?
Büşra:
-Bilmiyorum görmedim. 
Leyla:
-Bende büyük ihtimal birliktedirler ama. Hem ablan neden evde?
Can:
-Hastadır yani üzgün zaten. Babaannemle evde işte.
Büşra:
-Nesi var ki?
Can:
-Nesi olduğunu bir anlasam bende zaten...
İnanç:
-Arayıp sorarım birazdan.
Leyla:
-Bence sen hiç uğraşma, Can arar kardeşi sonuçta.
Can:
-Ben evden geliyorum zaten, yanındaydım yani az önce.
İnanç:
-İyi miydi peki? 
Can:
-Var ya ne sen sor ne ben söyleyeyim. Evde oturuyor işte, normal bir abla.
İnanç:
-Normal peki nasıl hasta?
Can:
-Dayım ışın tedavisi alacakmış iyiye gidiyor İnşallah. Annem de inşallah bu akşam binecekmiş. Annem gelince düzelir o.
İnanç:
-Ya düzelmezse?
Leyla:
-Ay İnanç, valla taktın Hayat'a git restoranı düzelt ne bilim şu rafların tozunu al, ne bilim, durma orada öyle.
İnanç:
-Benim yerimde bana emir verme hakkını kimden alıyorsun?
Leyla:
-Boş boş durma yani herşeyi de bizden bekleme. 
İnanç:
-Seni kovabilirim şu an biliyorsun dimi?
Leyla:
-Kovarsan kov Hayat işe aldı beni zaten sen kovamazsın. Kovsan bile Hayat yine işe alır yani.
İnanç:
-Nereden geliyor bu özgüven?
Leyla:
-Senin iş yerin olabilir ama çalışanlarına saygı duymazsan burası batar, haberin var mı?
İnanç:
-Leyla çıkar mısın? Git artık.
Leyla:
-Bence sen git. Kafan iyi değil zaten şuan. Git dinlen.
Büşra araya girdi.
Büşra:
-Ne oluyor nereye gidiyorsunuz?
Leyla:
-Biz burada çalışmasak da olur. Büşra bence sen de çıkmalısın. İnanç, zaten işletmeyi keyfine göre açtığı için...
İnanç:
-Kızlar ne yaptınız ki zaten? 
Leyla:
-Müthiş menüler hazırladım ben; bu akşam domates çorbası ve domatesli bulgur pilavı yaptım. Tatlı olarak da kendi ellerimle sütlaç yaptım. Bir tadına bak istersen.
İnanç:
-Eline sağlık da Leyla, oruçluyum biliyorsun.
Leyla:
-Unutmuşum.
Büşra:
-Kendi orucunu unutmadın İnşallah. 
Leyla:
-Aslında düşünüyorum da Hayat sana göre değil İnanç yani senin için söylüyorum. O oruç tutmuyor sen oruçluyken löp löp karşında yiyecek, içecek sen buna dayanabilecek misin her yıl peki?
İnanç:
-Leyla, Hayat'ın özel durumundan sana ne yani? Bunu kullanarak onu üzmek hoşuna mı gidiyor?
Leyla:
-Hayat çok farklı bir kız biliyorsun. Senin için söylüyorum ben.
İnanç:
-Biliyorum ve emin ol onu senden iyi tanıyorum.
Leyla:
-Tanırsın tabi. 7/24 benimle de vakit geçirsen beni de tanırdın. 
İnanç:
-Leyla, bitti mi artık? Çıkar mısın?
Büşra:
-Evet, Leyla. Çıkar mısın artık. Kavga etmeye ne kadar meraklısın.
Leyla:
-Büşra, sen burada çalışacak mısın hâlâ?
Büşra:
-İş bulmuşken neden çıkayım ki?
Leyla:
-Bilmem, Hayat çıkıyor ya İnanç iyi bilir.
İnanç çok kızdı bu sefer😠😡😠:
-Leyla, çık tamam mı? Bir daha gelme.
Leyla:
-Çıkmıyorum ne yapacaksın?
İnanç:
-Offf Leyla sen çıkmıyorsan ben çıkartmayı bilirim.
Leyla:
-Zorla mı? Hem bence burada çalışan personellere şiddet uygulamaya hakkın yok.
İnanç çok kızdı ve Leyla'yı kolundan tuttuğu gibi restorandan dışarı attı.
Leyla:
-İnanç, sen görürsün personelini kapı dışarı atmayı, ben de Leylaysam seni mahalleye rezil etmezsem namussuzum.
Bu sırada oradan geçen Gül:
-Ne oluyor burada?
Leyla:
-Bir sen eksiktin Gül, restoranda çalışmaya geldin sanırım ama çalışma bence.
Gül:
-Sanane Leyla?
Leyla:
-İnanç beni kovdu mesela, yakındır seni de kovar.
Gül:
-İnanç ne oluyor burada?
İnanç:
-Boş konuşanı kovarlar, doğru düzgün çalışsaydın belki çalışabilirdin.
Leyla:
-Ben ne yaptım ki şimdi?
İnanç:
-Leyla sen hâlâ burada mısın? Gider misin artık?
Gül:
-Sizin derdiniz ne?
Leyla:
-Ah ben de bir anlasam... İnanç beni kolumdan tutup dışarı attı.
Gül:
-İnanç senin derdin ne?
İnanç:
-Niye attığımı neden söylemiyorsun? İleri geri konuşmayı biliyorsun ama, benim özelim seni hiç alakadar etmez.
Leyla:
-Hayat'la takılmaktan sen de ona benzemişsin.
Gül:
-Hayat kötü biri değil ki. Hem bugün geldi mi ki? Nedir derdiniz?
İnanç:
-Boş boş konuşuyor işte. Neyse işim var benim.
Leyla:
-Ne işin var acaba? Sabahtan beri boş boş duruyorsun burada.
İnanç:
-Ya sabır....
Gül:
-Leyla iyi misin? Hayır yani burada bir çalışansın alt tarafı, ne sanıyorsun ki kendini?
Leyla:
-Diyene bak, asıl sen kendini ne sanıyorsun Gül, öğle olmuş sen daha yeni geliyorsun.
Gül:
-En son burada çalışmaya başlayıp ortalığı karıştırmaya yemin mi ettin? Ne yani?
Leyla:
-Ha diyelim ki öyle, en yakın arkadaşın beni işe aldı naber?
Gül:
-Hayat mı seni işe aldı?
İnanç:
-Tamam Hayat almış olabilir ama ben de kovuyorum tamam mı? Çık artık. 
Leyla:
-Hangi yetkiye dayanarak Ramazan'ın ortasında eleman çıkarıyorsun?
İnanç:
-Sen hangi yetkiye dayanarak Ramazan'ın, mübarek ayın ortasında kavga çıkarıyorsan.
Leyla:
-Tamam be yemedik iş yerini, çıkıyorum ama bil ki bu iş burada bitmedi. Görürsün sen.
**********
Leyla restorandan hızlı adımlarla çıkarak Hayat'ın yanında aldı soluğu.
Leyla:
-Hayat ne oldu biliyor musun?
Hayat:
-Ne oldu?
Leyla:
-Senin çok sevdiğin arkadaşların vardı ya, beni restorandan kovdular.
Hayat:
-Ne yaptın ki acaba bu sefer?
Leyla:
-Çok güzel yemekler yaptım sonra İnanç'la konuşuyorduk sonra kolumdan tuttuğu gibi beni kapı dışarı attı.
Hayat:
-Bunun için de bana geldin yani. İş yeri ortak, sadece benim inisiyatifimle girdin dua et seni işe aldığımı İnanç bilmiyordu ki İnanç'ın kovmasını da bekliyordum zaten. Hem şuan birsürü derdim var, restoranı düşünecek durumda değilim.
Leyla:
-Ya ama İnanç sonra orada çalışmamı onaylamıştı yani Ramazan Ramazan da çıkmak istemiyorum.
Hayat:
-Benden ne istiyorsun ya? Hem dediğim gibi bir ton derdim var, restoran düşünecek durumda değilim şuan. Ama sonra arayıp durumunu anlatırım.
Leyla:
-Ben restorandan çıkmak istemiyorum.
Hayat:
-Ya restoranın nesini beğendin de kalmak istiyorsun ya? Ben bile çıkacaktım da İnanç izin vermedi.
Leyla:
-Tabi canım tabi, sen çıkmak isteyip çıkamadın, ben kalmak isteyip kovuldum o halde ben senin yerine çalışabilirim galiba.
Hayat:
-Önermem hem İnanç da izin vermez zaten.
Leyla:
-Sen neden restorana gelmiyorsun ki?
Hayat:
-Bir tek restoran derdim yoktu da. Anlamıyorsun galiba çok derdim var.
Leyla:
-Ne derdin var ya, İnanç seni seviyor ne güzel işte. O kadar da uğraştım beni sevmedi.
Hayat:
-İnanamıyorum sana Leyla ya başkasından sevgi bekleyecek kadar düştün mü gerçekten? Sevmeyen sevmesin çok da tın yani. 
Leyla:
-İnanç var ya sevmiyor beni, ne yapmış olabilirim sence?
Hayat:
-Ne yapmamış olabilirsin acaba? Farkında mısın bilmem o geldiğinden beri daha fazla kavga çıkarmaya başladın.
Leyla:
-Senin neyini sevmiş olabilir?
Hayat:
-Bilmiyorum. İnanç bu herşey olabilir. Neyse boşver onu sen napıyorsun?
Leyla:
-Dedim ya restorana gittim kapı dışarı etti beni, ben de sana geldim işte.
Hayat:
-Yok günlük normal hayatında ne yapıyorsun?
Leyla:
-Ne yapıcam evde oturuyorum öyle Ramazan'dayız zaten. Bir şey de yapılmıyor.
Hayat:
-Doğru diyorsun. Ramazan'dan sonra sınavlar da başlıyor. Nasıl gidiyor çalışmalar?
Leyla:
-Senin sınavın Ramazan'dan sonra olabilir. Örgün okuyunca daha önce oluyor sınavlar ve daha güzel oluyor hıh.
Leyla, hava attı.
Hayat:
-Olsun, yine de çalışman gerek dimi? 
Leyla:
-Sen daha çok çalışmalısın sonuçta açıktan okuyorsun yani.
Hayat:
-Yani Leyla açıktan okuyunca ne oluyor sence?
Leyla:
-Daha kolay olduğunu söylüyorlar.
Hayat:
-Kim söylüyor? Hiç de kolay değil.
Leyla:
-Ne bilim öyle diyorlardı. Hem en fazla ne kadar zor olabilir ki?
Hayat:
-Açıköğretim sistemi bozulabilir mesela sinirin de bozulabilir. 
Leyla:
-Hayat zor zaten. Okul ne ki?
Hayat:
-Neyi konuşuyoruz biz şuan?
Leyla:
-İnanç'ı arayacaktın?
Hayat:
-Arayıp da ne diyeyim yani? Kovmuş seni, iş bitmiş.
Leyla:
-Sen bana yardım edemeyecek misin yani şuan?
Hayat:
-Edeceğim ama birazdan ararım. Şu an konuşmak istemiyorum.
Leyla:
-Neden ya? O da seni arayacaktı zaten.
Hayat:
-Neden? Yani ne oldu ki?
Leyla:
-Bilmiyorum ara sor.
Hayat:
-Peki peki. Arıyorum.
*************
Hayat:
-Alo, İnanç naber?
İnanç:
-İyi Hayat ne olsun restorandayım aynı işte. Sen ne yapıyorsun?
Hayat:
-İyi bende ne olsun evdeyim. Leyla da geldi de sen Leyla'yı restorandan kovmuşsun çok üzgün kız, yazık değil mi Ramazan Ramazan kapı önüne atmışsın kızı?
İnanç:
-Leyla arattı dimi? O biliyor suçunu, senin hakkında ileri geri konuşuyordu, ne yapmamı bekliyordun ki? Sinirimi bozdu ya Ramazan Ramazan.
Hayat:
-Olabilir o yine de bir çalışanın senin, sen böyle yaparsan restorana ne yemek için ne çalışmak için gelen bulamazsın.
İnanç:
-Bir daha Leyla restoranda çalışmasın. Hep sinirimi bozuyor.
Hayat:
-Ortamın renklenmesi geçti herhâlde? Ben yokken onları çağırmıştın bir de ne güzel konuşuyordunuz? Şimdi nasıl sinir bozucu oldu da kapıya koydun?
İnanç:
-Hayat, sen Leyla'ya gıcık olmuyor muydun? Ne ara bu kadar samimi oldunuz?
Hayat:
-Daha gıcıkları görünce Leyla hiç geldi gözüme.
İnanç:
-Daha gıcık yok ki var mı?
Hayat:
-Aynaya bak görürsün, hem tanışmış olursun sen de.
İnanç:
-Ben ne yaptım ki?
Hayat:
-Leyla da böyle demişti; "Ben ne yaptım ki beni kovdu dedi."
İnanç:
-Hayat, ikisi aynı şey değil. Yani seviyorum seni dedin, kandırdın beni dimi?
Hayat:
-İnanç, bak sen sen ol, birisinin sevgisine muhtaç olma.
İnanç:
-Hayat, bak birisi hakkında yorum yapma tamam mı?
Hayat:
-Ne alaka? Şuan neden böyle diyorsun?
İnanç:
-Benim hakkımda da yorum yaptın, Leyla hakkında zaten kızı çok kötü tanıttın bana. Şimdi de çıkmış Leyla'nın hakkını savunuyorsun? Kendinle çelişiyorsun farkında mısın?
Hayat:
-İnsanlar değişebiliyor İnanç. Kimse aynı tanıştığın zamanki gibi kalmıyor.
İnanç:
-Doğru haklısın canım ya❤️♥️❤️♥️. Bayramda size geleceğim İnşallah.
Hayat:
-Eve, yok gelme hele ki bizim eve hiç...
İnanç:
-Neden ki?
Hayat:
-Bayramda burada olamayabiliriz çünkü. O yüzden zahmet etme.
İnanç:
-Zahmet olmaz merak etme. Bir apartmandan çıkıp karşı apartmana geçeceğim sadece.
Hayat:
-Aslında bu kadar kısa mesafeye gelmesen de olur zahmet etme. Arada uzaklaş buralardan iyi gelir.
İnanç:
-Nereye gidebilirim ki?
Hayat:
-Bayramda herkes memleketine gidiyor mesela, sen de memleketine gidebilirsin. Sen nereliydin ya?
İnanç:
-Ben İstanbul'da yaşıyorum.
Hayat:
-Yok onu sormadım. Baban nereli?
İnanç:
-Ne bilim ben. Çok da umurumda yani.
Hayat:
-Sen ailenle neden iyi ilişkiler kurmadın?
İnanç:
-Her aile seninki gibi olmuyor maalesef.
Hayat:
-Benim ailemin nesi var ki?
İnanç:
-En azından sana değer verildiğini biliyorsun. Ne yaparsan yap hep yanında olacaklarını biliyorsun. 
Hayat:
-Her konuda çok ilgililer. 
İnanç:
-E ne güzel işte. Keşke benimkiler de öyle olsaydı da hayatta yalnız hissetmeseydim.
Hayat:
-Bak yalnız değilsin, hayatta hiçbirimiz yalnız değiliz ki. Sana daha önce de söyledim, arkanda koca bir mahalle var. 
İnanç:
-Biliyorum ama ne bilim? Benimde annem yaşasaydı ve peşimde koşsaydı belki daha iyi olabilirdim.
Hayat:
-Benim de şuan annem yok. Ailemiz hep yanımızda olmayacak. Ama gelecek inşallah bu gece. Yarın yanımda olacak. Annesizlik çok kötü, seni çok daha iyi anladım bu bir haftada. Annemden başkasının umurunda değilim maalesef 😥.
İnanç:
-Beni anladın mı şimdi?
Hayat:
-Sen nasıl dayanıyorsun?
İnanç:
-Sensizlikten zor değil. Hem bir şekilde yaşamak zorundasın. Hayatını birilerine bağlamamalısın.
Hayat:
-Doğru diyorsun ama ne bilim? Annem gidince evin tadı tuzu kalmadı ve hiç bir şey yapmadım. İnanır mısın ihtiyaçlarımı görmek bile sorun oldu.
İnanç:
-Annen geldi ama üzülmene değmedi.
Hayat:
-Çok şükür, bitti bu bir hafta. Ama dayım çok kötüymüş. Kaç haftadır fiziğe de gitmedim.
İnanç:
-Neden ki?
Hayat:
-İçimden gelmedi.
Leyla araya girdi ve Hayat'ı dürttü;
-Ne konuşuyorsunuz? İşe aldı mı beni?
Hayat:
-Az dur Leyla ya.
İnanç:
-Ne oldu Hayat?
Hayat:
-Bak kim var burada? Seninle konuşmak istiyormuş.
Hayat, telefonun hoparlörünü açtı.
Leyla:
-İnanç, beni tekrar işe al hem söz bir daha işim olmayan şeylere karışmam.
İnanç:
-Az düşünmem lazım. Karar verince ararım seni, hadi görüşürüz.
Leyla:
-Bu ne şimdi ya?
Hayat:
-Ne konuştun işte. Daha ne istiyorsun?
Leyla:
-İnanç hiç normal değil ve bence senin yüzünden, ne yaptın çocuğa?
Hayat:
-Ne yapacağım ya? Ne işim olur benim onunla? Sadece ortak restoranımız var yani. Hem benim İnanç'ı düşünecek halim mi var şu an sence?
Leyla:
-Yok ama çok garip.
Hayat:
-Ne garip olan? 
Leyla:
-Arkadaş olmanız yani sen normalde arkadaş olmazsın ama yani.
Hayat:
-Yani özetle sen benim arkadaşlıklarımı kıskanıyorsan çık evimden.
Leyla:
-Peki öyle olsun. Şimdi gidiyorum.
Leyla gitti.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 40: SEBEBİ YOK SEVGİMİZİN

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 49: BİR SEN ÖNEMLİSİN ARTIK