İNANÇ VE HAYAT 2: Bölüm 6; KOMŞU ZİYARETİ

Hayat sabah saatlerinde kalktı bugün Gül'e söz vermişti. Gül ile başlayan gün güzel oluyordu. Hem kafası dağılırdı biraz ve bu yüzden hafif bir atıştırıp apartmandan çıktı. Yolda İnanç'a rastladı. 
İnanç: 
-Günaydın Hayat hayırdır nereye? 
Hayat cevap vermedi. 
İnanç: 
-Küs müyüz? Neden konuşmuyorsun benimle? 
Hayat: 
-İnanç sen beni mi izliyorsun? Hayır yani ben tek başıma sokağa çıkıp arkadaşıma çay içmeye falan gidemez miyim? Hem senin başka işin yok mu? 
İnanç:
-Tamam ya merak etmiştim ama doğru nereye gidersen git bana ne? Doğru yani kuyruk gibi ne peşinde dolanıyorum? Sen de haklısın. 
Hayat: 
-Tamam hadi sonra görüşürüz.
İnanç: 
-Bu arada Gül'e gidiyorsun galiba. Gül sana fena kızmış ama...
Hayat: 
-Sebep? 
İnanç: 
-Valla bilmiyorum öyle diyorlar... 
Hayat: 
-Tövbe yarabbim😂🤣😂😂😂. Sabah sabah iyi misin sen? 
İnanç: 
-Beni de birisi sabah çayına davet etse iyi olurdum belki ama😥.
Hayat: 
-Ya tamam gel sen de. Madem ilk sabah çayın? Kendini davet ettirinceye kadar uğraştın yalnız.
İnanç: 
-Benim daha önce hiç sabah çayına gitmediğimi nereden biliyorsun?
Hayat: 
-Senin daha önce yaşıyor olman bile bir mucize aslında. 
İnanç: 
-Ona da yaşamak denirse tabi? Ben buraya taşındıktan sonra yaşadığımı hissettim.
Hayat: 
-Ya bak kızların yanında da böyle şeyler konuşma, bak sakın diyorum. Gittiğime gideceğime pişman etme beni! 
İnanç: 
-Tamam çok uslu olurum merak etme. 
Hayat: 
-Ay inanamıyorum. Şu an sanki çocuk tembihliyor gibi hissettim. Bir de "çok uslu olurum"falan diyor. Ya sinirim bozuldu şuan😂🤣😂. 
İnanç: 
-Geldik mi? 
Hayat: 
-İnanç kes şunu tamam çocuk gibi davranma. Valla sinirim bozuldu 😂 🤣 🤣 😂. Gül'ün evini biliyorsun zaten. 
İnanç: 
-Zile basayım mı?
Hayat: 
-Tamam gülmüyorum😂😂🤣😂. Bas bari😂😂😂😂. Ay sinirim bozuldu😂😂.
İnanç zile basınca Gül kapıyı açtı. 
Gül: 
-Hoşgeldin kanka sen de hoşgeldin enişte. 
Hayat: 
-Hoşbulduk Gül. Peşime takıldı mecbur beraber geldik. 
İnanç: 
-Sen beni davet etmesen gelmezdim. Hem davet edip hem de yol boyunca güldün bana.
Hayat: 
-Ay ben mi davet ettim seni?
Gül: 
-Yok kanka eniştemi ben davet ettim😂.
Hayat:
-Eniştenle konuşacakların vardır tabi biz de yedik hem İnanç'ın ilk sabah çayıymış. İnanabiliyor musun kanka? Sen bu yaşına kadar ne yaptın dedim yani. 
Gül: 
-Kanka bu tür sohbet muhabbet çaydır falan erkeklerin çok umurunda olmadığı için normal değil mi? 
Hayat: 
-Kanka ne bilim yani garip geldi bana. 
İnanç: 
-Bak bu durumda yalan söylemiyorum. Gerçekten ilk çayım.
Hayat: 
-Yalan söylüyorsun demedim ama ilginç yani. Kendin gitmezsin belki ama evden bir giden vardır herhâlde.
İnanç: 
-Hayat ben kimsesiz büyüdüm hâlâ bunu bilmiyor musun? Bak ben ilk defa senin aileni ailem bildim. Arkadaşlarını arkadaşlarım bildim. Gerçi tabi senin açından da yani sen kimsesiz birini hak etmezdin doğru😥. Özür dilerim. 
Hayat: 
-İnanç çok özür dilerim bir an unuttum gerçekten. Bak gitme. 
Gül: 
-Sofra hazır gelmiyor musunuz? 
Hayat: 
-Az bekle. İnanç gel bir elini yüzünü yıkayalım kendine gel. Bak ne güzel çay içmeye geldik, getirdim seni, ağla diye değil. 
İnanç'la lavaboya gidip İnanç'ın elini yüzünü yıkadı ve içeriye geçtiler. 
Hayat masadan bir sandalye çekip: 
-Gel direkt otur sen, ben Gül'e yardım edip geliyorum. 
Hayat, İnanç'ı masaya oturtup Gül'e yardım etmeye gitti. Gül ile masayı güzel bir donattılar.
Hayat: 
-Zeytin yer misin kanka? Bence koymayalım ben çok sevmiyorum. İnanç sen ne yersin ne vereyim önüne? 
Gül: 
-Kanka eline sağlık güzel oldu ama artık bir otursan mı? Sen İnanç'a bak ilk çayından memnun kalsın yani?
Hayat: 
-Peki kanka.
Hayat, İnanç'ın yanındaki sandalyeye oturdu. Hayat: 
-Dedim keşke seni getirmeseydim. Nereden çıktın karşıma ya?
İnanç: 
-Ne güzel çay içmeye geldik işte. 
Hayat: 
-Ya ya çok güzel, kendimi bakıcı gibi hissediyorum senin yüzünden! Ya Gül otur dedi, bir şey ima etti bence? Otur da sen enişteme bak dedi herhâlde. Offf İnanç nereden çıktın karşıma?
İnanç: 
-Ya ne güzel çay içmeye geldik biz rahat ol. Sen hep böyle misin ya? 
Hayat: 
-İnanç sen en iyisi sus 🤫. Rezil etme beni daha fazla. 
İnanç: 
-Ben susadım.
Hayat: 
-Of Allah'ım valla bakıcı gibi oldum. 
Hayat sürahinin yanına gitti ama bardak yoktu.
Hayat: 
-Gül gelirken bir bardak getirir misin? 
Gül: 
-Tabi kanka iste yeter ki. Omletlerimiz hazır. Alıp geliyorum.
     (Kişi başı bu kadar omlet yapmıştı)
İnanç:
-Elinize sağlık kızlar valla çok güzel görünüyor.
Gül:
-Afiyet olsun enişte. 
Hayat:
-Eline sağlık Gül. 
Gül:
-Afiyet olsun kanka valla iyi aklına geldi omlet yapmak. Yoksa sofradakilerle ben bir şekil...
Hayat: 
-Tamam duymak istemiyorum Gül hallettik işte. Hem eniştenin yanında ayıp değil mi sonra konuşuruz. 
İnanç: 
-Kızlar bunu nasıl...
Hayat: 
-Ben sana küçük küçük parçalayayım bari burada reçel falan batır ye... Ay Allah'ım omlet yemeyi bile bilmeyen biriyle evlenme kararı aldığıma inanamıyorum.
Gül: 
-İşin zor valla kanka kolay gelsin. 
Hayat, İnanç'ın omletini parçaladıktan sonra nihayet kendi omletine döndü. İnanç: 
-Çatalla yiyoruz dimi? 
Hayat: 
-Yok sen istediğin gibi ye.
İnanç: 
-Ay!....
Hayat: 
-Yine ne oldu? 
İnanç: 
-Reçele düştü. 
Hayat: 
-Allah'ım bunun için mi bağırıyorsun? 
Gül: 
-Ne olacak enişte ya al reçelin içinden ye yani ne olacak? 
İnanç reçelin içinden omletini aldı ama bu sefer de reçel üstüne bulaştı. 
Hayat: 
-Allah'ım sen beni neyle sınıyorsun gerçekten ya? 
Hayat bir ıslak mendil alıp İnanç'ın gömleğini silmek zorunda kaldı.
Hayat: 
-Sana inanamıyorum ya ne yapacağız biz evlenince? Kendini doyuramayan bir sevgilim olduğuna inanamıyorum ki ilişkideki hasta taraf benim ama offf... İnanç ya yalnız Gül sana bir şey dimmi? Boşuna Can beni aramıyor falan diye üzülme yani aklın varsa evlenme zaten. Bu ne ya? 
İnanç: 
-Altı üstü reçel döktüm üstüme ver ben silerim ne çene yaptın? Ya valla kusura bakmayın ama siz kızların da elinden iş çıkmıyor ama çeneye gelince......
Gül: 
-Ay öyle mi oldu şimdi enişte? Ver şu omleti o zaman yemeyi de beceremedin zaten. Ya sen benim kankamdan ne istiyorsun? Hem ben seni çağırmadım sen niye geldin ki?
İnanç hiç bir şey diyemedi.
Hayat:
-Bana galezi var çünkü ama ne galezi var henüz çözemedim. Neyse kanka çok güzel olmuş, eline sağlık herşey mükemmeldi. Biz artık kalkalım.
İnanç: 
-Daha çay içecektik?
Hayat: 
-İnşallah onu becerebilirsin. 
Gül oturup hepsine çay koydu. 
Gül: 
-Bekarken içtiğim son çay İnşallah. 
Hayat: 
-Tövbe de kanka valla daha 1 ay var nereden baksan daha çok çay içmeye gelirim ben. 
İnanç: 
-Eniştemle içtiğim ilk çay diyebilirsin mesela. 
Hayat: 
-İnanç...
İnanç: 
-Ne yalan mı? Hem illa bir şey demek istiyorsa dedim ben. 
Gül: 
-Doğru dedin enişte. Çay da güzel olmuş koyayım mı bir bardak daha? 
İnanç: 
-Olur.
Hayat: 
-Hayır olmaz. Çay ona dokunuyor dimi canım? 
İnanç: 
-Yani iştaha getirdiniz ama ben ne yapayım içesim geldi. 
Hayat: 
-Gül su koy sen sadece, ben hallederim. 
Hayat mutfakta limon kesip geldi. 
Hayat suyun içine limonu güzelce sıktı.
Hayat içine biraz şeker attıktan sonra İnanç'ın önüne koydu. 
İnanç: 
-Bu ne Hayat ya dalga mı geçiyorsun benimle? 
Hayat: 
-Çay bitmiş ama çay gibi iç yani, hem ben seninle ne zaman dalga geçtim? 
İnanç: 
-Ne zaman söylim mi? 
Hayat: 
-Hiç gerek yok sen omletini yememişsin o kadar parçalattın bana hadi geliyor geliyor hoppala. Gerçekten bakıcı gibi hissediyorum şuan 🤔. 
Hayat omleti bitinceye kadar ona yedirdi. 
Hayat: 
-Oh bitti. Hadi geçmiş olsun. 
İnanç: 
-Ellerinize sağlık her şey çok güzel olmuştu. Bu zamana kadar yaptığım en güzel kahvaltı olabilir. 
Hayat: 
-Benim için de en kötü ama yanlış anlama Gül senlik bir durum değil. 
Gül: 
-Anladım kanka e daha sık beklerim o zaman görüşürüz. 
Hayat: 
-Görüşürüz Gül. 
******
Hayat ve İnanç apartmandan çıktı. 
İnanç: 
-Bu zamana kadar yediğim en güzel omlet olabilirdi. Ne güzel bir çaydı dimi? 
Hayat: 
-Ya ya ne demezsin? 
İnanç: 
-Yarın da sende herhalde çay sırası?
Hayat: 
-Bilmiyorum İnanç bu işler sırayla değil keyfimize göre. 
İnanç: 
-Sana çok teşekkür ederim. 
Hayat: 
-Önemi yok, rezil olmayalım diye yaptım ne yaptıysam. 
İnanç: 
-Hayat annem yok hiçbir zaman da olmadı ama bugün ilk defa anne sıcaklığını hissettim. 
Hayat: 
-İnanç bak rica ederim ama cidden özel bir sebebi yok gerçekten.
İnanç: 
-Hayat bak sen beni çok seviyorsun dimi? Ben seni çok seviyorum. Sende beni çok seviyorsun dimi?
Hayat: 
-İnanç evet seviyorum artı sevmesem ne olacak sanki peşimden ayrılıp beni rahat bırakacaksın da? 
İnanç: 
-Öpim mi seni? Valla çok canım çekti ya? 
Hayat kaçmaya başladı:
-Bu iş buraya nasıl geldi ya? 
İnanç: 
-Hayat valla çok öpesim geldi ya? 
Hayat: 
-İnanç sen kafayı yiyorsun? Açık söylim sevilmek yaramadı sana. 
İnanç: 
-Hayat valla çok öpesim geldi. 
Hayat: 
-İnanç farkında mısın bilmiyorum ama sokağın ortasında ne öpüşmesi ya kafayı falan yedin herhâlde?
İnanç: 
-Apartmana girelim o zaman. 
Hayat: 
-Ya bak yaklaşma, öpme ben eve gidiyorum, hadi baybay👋🏻.
Hayat kaçıp eve gidince İnanç oracıkta kaldı yine. 
İnanç: 
-Yarın ofiste görür o, nereye kadar kaçacak acaba? 
Güven abi yanına geldi. 
Güven abi: 
-Hayırdır İnanç ne düşünüyorsun? 
İnanç: 
-Yok birşey abi, Hayat'ı eve bıraktım da restorana geçsem mi ki diye düşünüyorum.
Güven abi:
-Senin kararın İnanç ne dememi bekliyorsun? 
İnanç: 
-Doğru abi. İnanç da eve gitti. Yarın ofisi iple çekiyordu.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 40: SEBEBİ YOK SEVGİMİZİN

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 49: BİR SEN ÖNEMLİSİN ARTIK