HAYAT VE İNANÇ BÖLÜM 37:KİMSENİN UMURUNDA DEĞİLMİŞİZ
Hayat sabah kalktığında evde kimse yoktu. Annesi doktora gitmişti. Epeydir geciktirdiği hastalıkları vardı. Hayat evde tek başına yatakta rahat rahat yatarken telefonun çalışıyla kalkmak zorunda kaldı. Odaya gittiğinde kendini bir filmde hissetti. Yataklar toplanmış masada üstü kapalı börek gibi bir şey duruyordu. Gerçekten garip hissetti ama üstünde çok düşünmeden masaya oturdu. Tam o sırada kapı açıldı ve önce babası sonra annesinin gelimiyle gerginlik dolu anlar bitti.
•°•°•°•°•
Babası yatmış, Hayat evde annesiyle oturuyordu. Annesine bir telefon geldi, Hayat telefonu açmak durumunda kaldı. Ama keşke açmasaydı. Annesi biraz sonra yanına geldi.
Annesi;
-Kim aradı?
Hayat;
-Al hayranların seni merak etmiş. Telefonun başında dur en iyisi.
Annesi telefonun rehberinden kimin aradığına baktı ve hemen geri aradı.
Annesi:
-Alo nasılsın?
Karşıdaki ses:
-Doktora gittin mi ne dedi nasıl geçti?
Annesi başka bir odaya geçerek durumunu anlattıktan sonra geri geldi ki gelmez olaydı. Hayat'ın yanına oturup kızını çekiştirip durdu. Hayat "tamam artık yeter bahsetme" manasında hafifçe koluna vurdu. Ama vurmaz olaydı.
Annesi telefonla konuşmayı kesip Hayat'a sinirli bir şekilde neden vurduğunu sordu.
Annesi:
-Neden koluma vuruyorsun bir de yani bugün kan verdiğim koluma. Aşh çok acıdı.
Hayat:
-Sende sürekli her konuşmanda benden bahsedip duruyorsun. Hem yani kusura bakma da 3 tüp kan vermeye de kan vermek denmez, ben her gitmeye 9-10 tüp kan veriyorum yine de ne yapsanız sesimi çıkarmıyorum. Ben şuraya oturayım bari.
Hayat maalesef ki biraz fazla düşünen, ince ruhlu birisiydi. Aile bile olsa bir yerde onun bu özelliğinden yararlanır sonra yine onu suçlardı. İşin içinden çıkılacak gibi değildi. Hasta olduktan sonra kimse onu bişey yerine koymuyordu.
Hayat hiçbirşey değil, herşeydi aslında.
bakmasını bilene. İnanç, her şeyi Hayat'ta bulmuştu lakin Hayat, İnanç'a pek de öyle bakmıyordu. İnanç'ın aramasıyla telefonu açan Hayat;
-Ne var İnanç?
İnanç;
-Bu ne biçim bir açış tarzıdır hiç yakıştıramadım.
Hayat;
-Moralim bozuk İnanç ne oldu?
İnanç;
-Kim bozdu moralini ben bozmadım. Söyle kim bozdu?
Hayat;
-Annem, beni bazen hiç anlamıyor ya. Herkes kendini düşünüyor. Hayat ne yaşıyor? Kimsenin umurunda değil.
İnanç;
-Hayat, üzülme ya. Bak ben düşünüyorum seni.
Hayat;
-Sen de çıkarın için düşünüyorsun. Kim bilir amcan beni izlemen için ne teklif etti?
İnanç;
-Böyle düşünmene çok üzüldüm. Ben sana seni sevmekten başka ne yaptım Hayat?
Hayat;
-Moralim bozuk İnanç sana söyledim ya durumun seninle alakası yok.
İnanç;
-Neyle alakası var? Ne yapabilirim senin için?
Hayat;
-İnanç, bak bizim yaptığımız her şey attığımız her adım başkalarına dedikodu olacak ve ben dedikodu malzemesi olmamızı istemiyorum.
İnanç;
-Başkaları konuşur ama biz yaparız ve hepsi konuştuklarına pişman olur.
Hayat;
-İnanç, ne diyorsun Allah aşkına ya? Tamam kimseyi takmamak gerekiyor ama gözümün içine baka baka konuşuluyor ben ne yapabilirim?
İnanç;
-Senin moralin fena bozulmuş. Seninle az dışarıda gezsek belki iyi gelir.
Hayat;
-Ben boşa konuşuyorum dimi? Yahu diyorum herkes konuşuyor ben anlatamıyorum galiba.
İnanç;
-Hayat bak yani onlar konuşur ama bizim bir kere bile takmadığımızı görseler emin ol bir daha konuşamazlar. Sen teklife ne diyorsun hele onu söyle?
Hayat;
-İnanç sen valla delisin bu havada dışarı çıkılır mı?
İnanç;
-Bu havada daha çok mu konuşurlar?
Hayat;
-Amacın beni hasta etmekse evet konuşurlar. Bu havada erkek arkadaşıyla, dışarıda ne işi varmış derler yani?
İnanç;
-Wow, müthiş.
Hayat;
-İnanç sen beni gerçekten anlamıyorsun. Farkında mısın üstelik müthiş olan ne?
İnanç;
-Erkek arkadaşın olabilmeme dedim onu beni öyle görmen hoşuma gitti.
Hayat:
-İstersen elalemin herifi diye de lafımı değiştirebilirim.
İnanç:
-Yok gerek yok böyle güzel.
Hayat:
-Peki sen benden ne diye bahsedersin?
İnanç:
-Nereden çıktı bu?
Hayat:
-Merak ettim.
İnanç:
-Sen zaten bunu biliyorsun yanlış mıyım? Gül'ün evinde söylemiştim gerçi ben senin orada olduğunu bilmiyordum ama.
Hayat:
-Doğru ama bir daha söylesen ne olur?
İnanç:
-Ayıp olur.
Hayat:
-Off İnanç ya. Yalnız Gül kalp krizinden gidiyordu az daha 🤣😂🤣😂🤣. Kendisine söylemişsin gibi rengi attı🤣😂🤣😂🤣.
İnanç:
-Onu da Can'ı gönülden seven çıkar elbet.
Hayat:
-Can ne alaka? Onlar sadece arkadaş.
İnanç:
-Can demedim yalnız. Gönülden seven dedim. Gerçi Mert de olabilir.
Hayat:
-Mert de kim?
İnanç:
-Arkadaşım. Senin yüzünden karakola düşünce karşılaşmıştık.
Hayat:
-Hiç de benim yüzümden değil bir kere sen ve amcan yüzünden. Tamam bitti konuşma daha fazla sinir olmadan kapat hadi.
İnanç:
-Niye sen kapatmıyorsun?
Hayat:
-Keyfimin kahyası mısın kapat işte.
İnanç:
-Dur sakin niye sinir oldun ki şimdi?
Hayat:
-Senin yüzünden. Neymiş de karakola benim yüzümden düşmüşmüş. Kazayı da benim yüzümden yaptın zaten ben olmasam kendi hatalarının sorumluluğunu kim alacaktı merak ediyorum.
İnanç:
-Seni işte bu yüzden seviyorum. Canım benim ya.❤️♥️❤️♥️❤️♥️
Hayat utandı ve sustu.
İnanç:
-Hayat, orada mısın? Sesin gitti. Alo....
İnanç telefona bakar ve hâlâ çağrıda olduğunu görür.
İnanç, hemen Hayat'ın apartmanına gider. Yolda Gül'le karşılaşan İnanç sorar;
-Hayat iyi mi?
Gül;
-Neden soruyorsun ki? Bilmiyorum bayadır görüşmedik.
İnanç;
-Telefonla konuşuyorduk da sesi kesildi. Ne oldu acaba?
Gül;
-Bu sefer ne yaptın acaba?
İnanç;
-Aradım morali bozulmuştu biraz konuştuk işte.
Gül;
-Hayat sana numarasını ne zaman verdi?
İnanç;
-O vermedi ben buldum numarasını.
Gül;
-Sürekli arayıp rahatsız etme kızı.
İnanç;
-Seni hiç ilgilendirmez karışma bize.
Gül;
-Uyardım sadece.
İnanç;
-Hayat da ben de yetişkin insanlarız ve kendi aramızdaki mevzular bizden başka kimseyi ilgilendirmez.
Gül:
-Ay tamam ya birşey demedim hadi görüşürüz 👋🏻.
İnanç, apartmana girdiğinde bu sefer karşısında Can'ı buldu.
Can:
-Hayırdır abi ne işin var burada?
İnanç:
-Ablanı merak ettim.
Can:
-Evde yani bilmiyorum ben de gördüğün gibi okuldan yeni geldim.
İnanç:
-Peki abicim. Ablan iyiyse söylersin İnanç abim buraya geldi dersin.
Can;
-Peki söylerim. Sen nasılsın kazadan beri bir yerin acıyor mu?
İnanç:
-İyiyim çok bir şeyim yok. Ama doktor yürüyüş verdi bugün Hayat'ı çağırdım beraber yürüyelim diye. Telefon kesildi işte. Söylersin ablana.
Can:
-İstersen beraber de yürüyebiliriz.
İnanç:
-Saat geç oldu şimdi. Yarın görüşürüz 👋🏻👋🏻.
Yorumlar
Yorum Gönder