İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 48: KADINLAR GÜNÜ SÜRPRİZİ

Hayat bugün fiziğe çağrılmıştı. Sabah erken saatte uyandı. Kahvaltısını yaptı. Şimdi telefon bekliyordu. Ders saati geçiyordu ve artık gelmezler diye düşünüp üstlerini çıkardılar. Hayat da tam YouTube'dan müzik dinliyordu ki Eda, Hayat'ı aradı.
Eda:
-Günaydın ablacım seni listeye yazmayı unutmuşlar ben söyledim 1-2 dakikaya servis almaya gelir.
Hayat:
-Tamam. Görüşürüz abla.
Eda:
-Görüşürüz.
Annesi:
-Ne oldu kim aradı?
Hayat:
-Eda aradı 1-2 dakikaya almaya geleceklermiş. 
Annesi:
-O zaman ben yengeni arayıp alışverişe gelemeyeceğimi söyleyeyim. Gel ayakkabılarımızı giyelim bari.
Hayat:
-Tamam, diyerek merdivende ayakkabılarını giymeye başladı. 
Annesi:
-Gel bakalım. 
Hayat:
-Aceleye gerek yok bence nasıl olsa daha servis gelmedi.
Annesi:
-Gelir ya şimdi.
Hayat:
-Offf ne güzel müzik dinliyordum.
Onlar konuşurken servis geldi. Servise bindiler. Doğruca kuruma giden servis çok geçmeden kuruma geldi. Servisten indiler ve kuruma girdiler. Müdürle karşılaştılar ve  müdür annesine şov yaptı.
Müdür:
-Kadınlar gününüz kutlu olsun efendim sonra Hayat'a dönerek hoşgeldin hoşgeldin dedi.
Hayat müdüre çok pis gıcık oldu şuan. Hayır yani kadınlar günü bütün kadınların günü olmalıydı. Sadece evli çoluğa çocuğa karışmış kadınların değil, ne yaşamış olursa olsun, her kadının günüydü bugün. Üstelik bu müdür Hayat'a neden çocuk muamelesi gösteriyordu? Hayır yani muhtaç olmak hep hayatta küçük görülmesine yol açmamalıydı. 
Hayat içeri girdikten sonra telefonunu alıp Eda'ya mesaj attı. Çünkü şuan derse girmek biraz olsun kötü düşünceleri dağıtırdı.
Hayat:
-Ben geldim.
Eda:
-Tamamdır geçebilirsin odaya.
Hayat, çantasını takıp odaya girdi. Annesi de geldi. Sonra Eda da arka kapıdan içeri girdi.
Eda:
-Hoşgeldin Hayat. Nasıl gidiyor?
Hayat:
-İyi sayılır bu arada kadınlar günün kutlu olsun.
Eda:
-Seninde Hayat ha bu arada etkinlik var 2.ders etkinliğe katılmak ister misin yoksa ders mi yapalım?
Hayat:
-Bence ders yapalım etkinlik falan boş işler bence.
Eda:
-Tamam. 
Toplam 120 dakika çalışırlar ama zaman çok hızlı geçmiştir ve hâlâ yapacak bir sürü egzersiz olabilir.
Eda:
-Sana kötü bir haberim olabilir.
Hayat:
-İyi habere hasret kaldım zaten.
Eda:
-Süremiz bitmiş inanabiliyor musun?
Hayat:
-Ciddi misin ya?
Eda:
-Maalesef evet...
Hayat:
-Of ya. 
Eda:
-Senin canın birşeylere mi sıkkın?
Hayat:
-Of ya dertler bitmiyor ki. Bazen işe yaramadığımı falan hissediyorum.
Eda:
-Neden ki?
Hayat:
-Ne bilim? Arada geliyorlar ben niye böyleyim falan? Geçen gün annemle sırf bu konu yüzünden kavga ettik.
Eda:
-Herkesin bir derdi var yani bu hayatta kimse öyle sosyal medyada göründüğü gibi değil. Herkesin derdi var ve yani şuan senin durumunda öyle üzüleceğin bir şey yok buraya ne hastalar geliyor.
Hayat:
-Haklısın ama ne bilim işte. Aslında önceden bu kadar düşünmüyordum. Bir yıldır fena sıktı bu durum.
Eda:
-Yani haklısın ama iyi olabilecek durumdasın yani en azından yatağa falan bağlı değilsin ki o hastalar bile bir şekilde hayata tutunuyor. Neyse gel çıkalım, ders bitti.
Hayat, montunu ve çantasını alıp ikisi birlikte odadan çıkarlar.
Annesi bekleme odasında onu beklemektedir. Hayat koşarak gelip oturur ve çantasını verir.
Eda:
-Bugün ayakta çalıştık. Gayet iyiydi.
Hayat:
-Bencede.
Hayat, annesinin yanına oturunca Eda da bir sonraki seans için odaya döner. Annesi, Hayat'la ders hakkında küçük bir konuşma yaptıktan sonra servise binerler. Servis mahalleye varır ve servisten inerler.
Kapıda İnanç beklemektedir. İnanç:
-Naber Hayat? Bu akşam bir yerlere gidelim mi? Harika bir program yaptım, Gül de geliyor.
Hayat:
-Kötüyüm İnanç ya, çok yoruldum. Restoranda mı programın başka bir yerde mi? Başka bir yerse şimdiden söyle ben gelmem belki.
İnanç:
-Ben almaya gelirim merak etme. Akşam 6 gibi hazır ol sadece.
Hayat:
-Akşam 6? Ve bu saatte annemin bana dışarı çıkmak için izin vermesini mi bekliyorsun?
İnanç:
-Vermez mi?
Hayat:
-Akşam yemeğini 6'da yememiz gerekiyorsa ben izin vermesini beklemem şahsen ama yine de sen bilirsin.
İnanç:
-Akşam yemeğini birlikte yemeniz şart mı?
Hayat:
-İnanç bu soru mantıklı mı sence? Yani akşam akşam herkes eve gelirken benim sokağa çıkmama izin vermezler.
İnanç:
-O zaman ben size geleyim mi?
Hayat:
-Yemek yemeye mi? Bilmiyorum İnanç, beni bu işe karıştırma.
İnanç:
-Neyse sen yorgunsun galiba ama hiç sorun değil sen kafana takma ben hallederim.
Hayat:
-Mevzu ne İnanç?
İnanç:
-Kadınlar günün kutlu olsun Hayat'ım♥️❤️♥️.
Hayat:
-İnanç, bunu söyleyeceğim aklıma bile gelmezdi ama beni bu mahallede insan yerine koyan bir tek sen varsın galiba.
İnanç:
-Sana çiçek yaptırdım💐. 
İnanç buketi verir. Hayat, kendini tutamayıp İnanç'a sarılır.
Hayat:
-Teşekkür ederim İnanç, iyi ki varsın ♥️❤️♥️❤️.
İnanç da Hayat'a sarılır:
-Sen de iyi ki varsın Hayat iyi ki karşıma çıktın❤️♥️❤️♥️❤️♥️.
Onlar birbirlerine sarılır ve bu geceyi böyle geçirirler. Bakalım yarın neler olacak?


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 40: SEBEBİ YOK SEVGİMİZİN

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 49: BİR SEN ÖNEMLİSİN ARTIK