İNANÇ VE HAYAT: Bölüm 15; İnanç'la Hastanede Bir Gün
Ambulans hastaneye geldiğinde İnanç'ın yanında Can ve Hayat'tan başka kimse yoktu. Hayat bütün gece uyanmasını beklemekten yorgun düşmüştü. Tabii bu yorgunlukla kimseye de haber verememişti.
Can da çok farklı durumda değildi. Ablasının telefonundan İnanç'ın mahalledeki arkadaşlarını aramıştı.
Güven:
-Efendim Hayat ne oldu?
Can:
-Benim Güven abi Can. Ablamı ziyarete gelmiştim ama İnanç dün gece kaza yapınca o zamandan beri hastanedeyiz.
Güven:
-Kim var yanınızda?
Can:
-Dün geceden beri ablam ve ben başka kimse gelmedi. Kimsesi de yokmuş galiba, ablam öyle dedi.
Güven:
-Doğru maalesef ki İnanç'ın kimsesi yok. Birine ihtiyaç olursa ben gelebilirim.
Can:
-Bilmiyorum ablam çok üzgün isterseniz moral vermek için gelebilirsiniz.
Güven:
-Tabi geliriz de ablan iyi mi?
Can:
-Bilmiyorum bir gecede çöktü resmen. Gece hiç uyumadı neredeyse. Bişey de yemedi. Hasta olmasından korkuyorum.
Çok soluk duruyor.
Güven:
-Tamam abicim sen ablanın yanından ayrılma biz hemen geliyoruz.
Güven abi Gül'e de haber vererek arabasıyla hastaneye doğru yol alır.
Gül:
-Sence Hayat o kadar kötü mü?
Güven:
-Kötü değil ama bu çocukla birlikte olduğu sürece iyi de olmayacak gibi.
Gül:
-İnanç kötü bir çocuk değil aslında.
Güven:
-İnanç kötü değil ama Hayat için iyi de değil. Yani amcası için bu mahalleye gelmiş ama Hayat'ı bulmak için dağ yolundan geçiyor sonuç yine hastanelik oluyor. Sence de bunların hepsinin ortak noktasının hastane olması çok garip değil mi?
Gül:
-Evet çok garip. Yani Hayat gittikten sonra İnanç'ın Büşra'ya sarması da garipti ama gördüğün üzere o kötü bir durumda olduğunda Büşra ortalarda yok ama Hayat hiç yanından ayrılmamış. Bunların arasında birşey mi var?
Güven:
-Olabilir yani zaten aralarında birşeyler olduğunu biliyorum.
Gül:
-Nereden biliyorsun ki? Hayat mı söyledi yoksa İnanç mı?
Güven:
-İkiside söyledi. Ama önce düğün gecesi yolda İnanç'tan duydum. Tabii Hayat'a İnanç seni seviyormuş falan demedim. Hayat'tan da taşındıktan sonra duydum.
Gül:
-Duydun ve bana söylemedin öyle mi?
Güven:
-Hayat bana tam olarak İnanç'ı seviyorum demedi ki. Hayat'la konuşurken İnanç kaçtı o zaman dedi.
Gül:
-Ya anlamadım bunlar madem birbirlerini seviyor neden birbirlerinin ismini duyunca kaçıyorlar ki?
Güven:
-Gidince Hayat'a sorarız.
Çok geçmeden hastaneye varırlar.
Gül:
-Hayat iyi misin?
Hayat:
-Hiç iyi değilim Gül yani nasıl oldu bilmiyorum hiç görmedim de bir anda oldu.
Hayat ağlamaya başlar.
Gül:
-Ya bak olayı sormuyorum.
Hayat ağlayarak:
-Benimle alakası yok...
Güven:
-Tamam tamam. Seni suçlamıyoruz zaten. Can'ın yanına giderek:
-Can sen anlat bakalım ne oldu?
Can:
-Biz ablamla birşey konuşuyorduk sonra bir kucaklaştık ondan sonra İnanç'ın kaza yaptığı sesini duyduk sonra hemen çıktık ne yapsak ne yapsak sonra ablam dedi ambulans çağıralım çağırdık ondan sonra geldik hastaneye işte böyle bu vaziyette.
Güven:
-Anladım. Birşeyler yediniz mi?
Hayat:
-Canım istemiyor.
Can:
-Ama abla dünden beri bir lokma birşey yemedin, bak sen de hastanelik olma sonra.
Gül:
-Can haklı Hayat, böyle aç aç beklemeni İnanç da istemezdi. Hem yani zaten sen de hastasın beslenmene dikkat etmen lazım. Böyle aç aç nereye kadar?
Hayat:
-Ya ne yapayım Gül, İnanç orada ne halde zil takıp oynamamı beklemiyorsun herhâlde.
Gül:
-Acaba biraz bir şeyler mi yesen diyorum. Kendine baksana 2 gecede süzüldün bittin resmen. Benim tanıdığım Hayat bu değildi, benim tanıdığım Hayat ne olursa olsun kendinden vazgeçmeyen Hayat'tı.
Hayat:
-Tamam vazgeçmedim ama yoruldum beni de anlayın artık yo-rul-dum bittim siz bunu gerçekten görmüyor musunuz?
Güven:
-Yorulmak yoktu hani? Hani sen herşeyi yapardın da bir kere yoruldum demezdin?
Can:
-Bak abla yani sen daha kötü şeyleri de atlattın ve bunu da atlatacaksın ben inanıyorum. Yoruldun anlıyorum ama ne demiştik yol uzun, yorulmak yok.
Yorumlar
Yorum Gönder