İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 63: İÇ SIKINTISI
Dayımın hastalığı sebebiyle köye geleli bir ayı geçmek üzere... Dayım yokken köyün tadı yok. Gerçi benim için köyün hiçbir zaman tadı yok ama yani dayanmaya çalışıyorum. Tırnaklarım uzadı. Sıkıntıdan yüzümü çimdikleyip duruyorum.
Can gitti, babam orada, babaannemi de yolladık. Matematiksel olarak evin yarısı orada, yarısı burada, sayı olarak eşit ama... Ama içimde bir sıkıntı var. Nedir çözemedim. Neden bilmiyorum. Annemin de canını sıkmak istemiyorum. Her gün evi arıyor.
Babam yeni telefon almış kendine. Yeni telefonuyla bizi görüntülü aradı akşam. Ev bana bir değişik geldi ya insan kendi evini unutur mu? Her şey aynı ama işte biz orada yokken orada olan herşey değişik geliyor.
Burası çok soğuk her anlamda. Evi daha çok özlüyorum. Salondan çıkıyorsun diğer yerler buz gibi, ellerini yıkıyorsun su buzzzz... Ah nerede İstanbul'un suları.... Memleketin suyuna bile hasret kaldım. Geçenlerde Instagram hikaye paylaşımlarıma bakıyorum. En son Marmara'nın sularında İstanbul'un boğazındaydık ne ara geçtik Karadeniz bölgesine ya... Ben Marmara'nın sularında İstanbul'un boğazında daha mutluydum açıkçası... Burası nedir böyle tuvalete bile rahat rahat gidemiyorum. Yok dışarı çıkma, yok şu yok bu. Bıktım valla, kalan ömrümü de bu köy yedi sanki. Allah'tan anneannem eskisi kadar karışmıyor ya da karışsa da ben duymuyorum artık.
Hepsini geçtim ben bir öğrenciyim. Sınava kalmış 2 aydan az, ben bu kafayla gidip bir de sınava girersem ya ben bu sınav zamanlarında yaşanan olayları da sınavda geçirdiğim zor zamanları da böyle sınav geçirilir mi? Valla ben de tansiyon hiç düşmedi. Doğduğuma doğacağıma pişman oldum. Rahat rahat yaşayıp gidecektim sözde ama nerede...
Yorumlar
Yorum Gönder