Hayat'ın Ailesiyle Tanışma

İnanç sabah takım elbiselerini giyip restorana gidip baktı. Hayat bir masaya oturmuş ders çalışıyordu. Leyla restoranı süpürüyordu. İnanç'ı görünce çok şaşırdı. İnanç sus🤫 işareti yaptı. İnanç, Hayat'ın yanına geldi. İnanç:
-Nasıl gidiyor çalışmalar? 
Hayat dalgınlıkla:
-Gidiyor işte... Ay İnanç deyip şaşkınlıkla arkasına döndü; sen mi geldin? Hayırdır muhtarlıkta iş yok mu? 
İnanç:
-Seni görmeye geldim. Konuşmamız lazım.
Hayat: 
-Ne oldu? Konu nedir? 
İnanç: 
-Tanışmaya gelsem bu akşam nasıl olur? 
Hayat: 
-Nereden çıktı bu? Hem daha erken, beni aileme rezil etmek mi istiyorsun? 
İnanç:
-Babana nasıl anlatacaksın biliyorum. 
Hayat: 
-Ya nasılmış?
İnanç:
-Ben sizin eve sosyal hizmetlerden gelmiş gibi geleceğim ve tanışmış olacağım. 
Hayat: 
-Ha beni kandırdığın yetmedi ailemi de kandırıcaksın ve şahsen söyleyeyim bu işten yırtamazsın hatta ben bunun sonunu göremiyorum.
İnanç: 
-Sen bana bırak. Gerisini merak etme.
Hayat: 
-Senin yüzünden ben de yalancı olayım yani. 
İnanç: 
-Neyse akşam uzun uzun konuşuruz. Hadi kolay gelsin sana.
Hayat: 
-Sana da hadi görüşürüz. 
Gül hemen Hayat'ın yanına geldi. Gül: 
-Ne oldu kanka? İnanç niye gelmiş? 
Hayat: 
-Beni bitirmeye. Ya bittim ben. 
Gül: 
-Benden de bu kadar kanka. 
Hayat: 
-Ne yani? 
Gül: 
-İnanç gelince benden birşey bekleme kesin bittin sen. Ha bu arada benim evde çok önemli bir işim vardı, gitmem gerek.
Hayat: 
-Bu akşam sana geleyim mi? 
Gül: 
-Belki başka zaman kanka küstüm sana. 
Hayat: 
-Gül bak bana yardım etmen gerek, biz arkadaş değil miyiz? 
Gül: 
-Öyleydik yani sen bugün kafamı kızdırmadan önce. Artık ben yokum kanka sana kolaylıklar, kendi sorunlarını kendin çözmeyi öğrenmelisin artık. 
Gül restorandan çıkınca Hayat eve gitmek zorunda kaldı. 
********
Hayat eve geldiğinde annesinin yanına mutfağa girdi. 
Hayat: 
-Anne sana kötü bir haberim olabilir. İnanç sizinle tanışmaya gelecekmiş.
Annesi: 
-Haberim var. Aradı söyledi çocuğum sağolsun. 
Hayat: 
-Ay anne inanmıyorum ya çocuğun ha? Bu ne samimiyet? 
Annesi: 
-Düşünüyorum da o kadar mesafe koymaya gerek yok, bazen samimi olmak gerek. 
Hayat: 
-Mesafe iyi, herkese karşı mesafeli olmak gerek diyen annem İnanç'a neden bu kadar yakın davranıyor? 
Annesi: 
-Hiç kimsesi yoktu yardıma muhtaçtı çünkü. 
Hayat: 
-Neyse akşam İnanç gelecek benim işim var hadi görüşürüz👋🏻.
Hayat, odasına geçip dolabını karıştırdı. Üzerindeki siyah hırkayı çıkarıp askıdaki gri hırkayı giydi. Saçına da bir çeki düzen vererek pembe bir tokayla saçını topuz yaptı. 
Zil çaldı. Hayat odasından çıkacağı sırada annesi koşarak "geldim geldim" diyerek kapıyı açtı. İnanç geldi gözleri hemen Hayat'ı bulunca gülümsedi. Annesi: 
-Hoşgeldiniz. Şöyle buyrun.
Hayat: 
-Hoşgeldin İnanç geç. 
İnanç yaşadığı ilgiden memnun bir şekilde geçip oturdu. Hayat'la arasının düzeldiğine hâlâ inanamıyordu. Düşüncelerinden Hayat'ın sesiyle ayındı. Hayat: 
-Mevzuya girsek mi artık? Hani müthiş fikrine? 
İnanç: 
-Bence düşündüğümüz kadar zor değil. Sen birşeyler mi hazırlasan ki? Böyle mi misafir ağırlıyorsun?
Hayat: 
-Ay emredersiniz çok pardon unutmuşum. Görürsün sen, diye de ekledi. 
Hayat mutfağa giderken İnanç da odayı inceledi. İnanç: 
-Can evde mi? 
Hayat dönerek: 
-Gerekli mi şuan? Ne alaka yani? Evde değil.
İnanç: 
-Baban nerede? 
Hayat: 
-Birazdan gelir, merak etme. 
Hayat sonunda mutfağa girip bir tabağa bisküvi, kurabiye ve yeni pişen milföyden koyup İnanç'ın önüne koydu. 
Annesi de geldi: 
-Çay içer misin oğlum? 
Hayat, "inanamıyorum hâlâ oğlum diyor, çıldıracağım." Hayat: 
-Size afiyet olsun, benim bir işim var, halledip geliyorum. 
Hayat telefonunu alıp odaya geçti. Hayat'ın arayacağı kimse kalmamıştı bu sefer. Hayat da kulaklığını takıp YouTube da şiir dinlemeye başladı.
Derken kapı çalınca odasından çıkıp kapıyı açmak için kalktı. Gelen babasıydı. Hayat: 
-Hoşgeldin baba.
Babası: 
-Naber kızım? 
Hayat: 
-Misafir geldi seni sordu, hayırdır inşallah. 
Babası: 
-Kim ki? 
Hayat: 
-İnanç. 
İnanç: 
-Efendim. 
Hayat: 
-Babam geldi. 
İnanç: 
-Hoşgeldiniz efendim. Ben de çok önemli bir şey konuşacaktım. 
Babası: 
-Bekle biraz. Daha yeni geldik. 
İnanç: 
-Tabi efendim. Bekleyebiliriz.
Hayat: 
-Beklemek gerek zaten... 
İnanç: 
-Efendim? 
Hayat: 
-Yok birşey ya. Aklıma birşey geldi de sen geç otur, ben hemen gelirim.
Hayat, mutfağa geçti. İnanç'a öyle birşey ikram etmeliydi ki, İnanç'ın ondan vazgeçmesini sağlamalıydı. Düşündü ne yapmalıydı? Derken annesi geldi. Annesi: 
-Hayırdır ne yapıyorsun? 
Hayat: 
-İçecek ne verebilirim diye düşünüyorum. 
Annesi: 
-Düşünmeye ne gerek var ya sen mutfağa girince düşünmeden direkt yapsan mı?
Hayat: 
-Düşünmek gerek. Şu meyve suyunu içsin bence. Ben götürürüm. 
Annesi: 
-Bir sorsaydın gazoz falan içer miydi?
Hayat: 
-Gazlı içecekler dokunuyor ona bildiğim kadarıyla restoranda öyle demişti. 
Annesi: 
-Peki madem. Hadi kolay gelsin. 
Hayat içeceğini alıp İnanç'ın önüne koydu. Hayat: 
-Pişt ne yapacağız? Konuya ne zaman girmeyi düşünüyorsun? 
İnanç: 
-Birazdan girerim. Baban gelsin. 
Sonunda babası üstünü değiştirip odaya girdiğinde İnanç heyecandan terlemeye başladı. Hayat: 
-Hoşgeldin baba, İnanç da seninle tanışmak istiyormuş. Siz isterseniz bir tanışıp görüşün.
İnanç: 
-Hayat sen de dur biraz. 
Hayat: 
-Şu tabakları kaldırayım önce hemen geliyorum. 
Hayat, mutfağa doğru giderken İnanç, korkarak babasına yanaştı. 
Babası: 
-Evet ne konuşmak istiyorsun benimle? 
İnanç: 
-Şey... Ben İnanç, karşı apartmanda oturuyorum. 
Babası: 
-Biliyorum sadede gel. 
İnanç: 
-Biz bir süredir Hayat'la restoran işletmekteyiz takdir edersiniz ki. Ben Hayat'a karşı çok ayıp ettim aramızda bir şeyler yaşandı ve ben Hayat'ı sevdiğim kanaatine vardım. 
Babası: 
-Eee...
İnanç: 
-Yani biz Hayat'la birlikte bir gelecek kurmak istiyoruz. 
Babası: 
-Şaka mı yapıyorsun? 
İnanç: 
-Neden ki? Hayat da beni çok seviyor. 
Babası: 
-Hayat...kızım gelsene bir buraya. 
Hayat: 
-Buyur baba geldim ne oldu? 
Babası: 
-Sen İnanç'ı seviyor musun? 
Hayat babasının sorduğu soruya karşılık kalbi küt küt atmaya başladı. Hayat: 
-Maalesef evet seviyorum ama ben söyledim birlikte olamayız dedim ama takdir edersin ki anlamadı ve dinlemedi. 
Babası: 
-Peki ne zamandır birliktesiniz?
Hayat: 
-İnanç buraya taşındığından beri sanırım. 
Babası: 
-Sana sormadım. İnanç açıklasın isterse hani tanışmaya gelmiş o kadar, bir tanıyalım dimi? 
İnanç: 
-Evet Hayat doğru söylüyor taşındığımdan beri birlikteyiz hiç ayrılmadık.
Hayat, İnanç'a dönerek, Hayat: 
-Yanlış bilgi verme istersen. Hani 3 defa aldattın ya beni. 
İnanç: 
-Bozmasana ya, herşey kontrolüm altında şuan. Bana bırak. 
Babası:
-Evet ne oldu? 
İnanç: 
-Hayat bende kalabilir mi? 
Babası: 
-Ne alaka şuan? 
İnanç: 
-Askere gideceğim de yakında gitmeden son defa yanımda olur diye düşündüm ama madem siz izin vermiyorsunuz öyle olsun. 
Hayat: 
-Bir dakika, bir dakika sen ciddi misin şu an?
İnanç: 
-Evet, askere gitmeden bir tanışalım görüşelim istedim.
Annesi: 
-Yolun açık olsun oğlum. 
İnanç: 
-Teşekkür ederim.
Hayat:
-Hadi doktorluk, ajanlık neyse de askerlik nereden çıktı? 
İnanç:
-Zaman geçiyor askerliğimi bari yapayım sen de rahat rahat okulunu bitir.
Hayat: 
-İnanamıyorum biz bunu ne zaman konuştuk ve nereden esti yani? 
İnanç: 
-Bende daha ne numaralar var bekle sen. 
Babası: 
-Ben sizden bir şey anlamadım ama peki madem askere gideceksin son defa görüşün bari. 
İnanç: 
-Teşekkürler efendim. 
Hayat: 
-Baba sana inanamıyorum ya; İnanç'la mı gitmemi istiyorsun gerçekten? 
Babası: 
-Çocuk askere gidecekmiş gitmeden birlikte zaman geçirin işte ne var bunda?
İnanç: 
-Hayat demek istiyor ki o benim sevgilim biz nasıl birlikte oluruz falan gibisinden düşünüyor. 
Babası: 
-Anlamadım yani sen yani Hayat siz sevgili misiniz? 
Hayat: 
-Tamamen İnanç'ın suçu benlik bir durum yok. 
Babası ayağa kalkarak İnanç'ı kovalamaya başladı:
-Lan sen nasıl benim kızımı üzüp de sonra hiçbir şey yokmuş gibi nasıl istemeye gelirsin lan utanmaz. Senin kemiklerini kırarım gel buraya. 
İnanç son hız apartmandan aşağı indi. 
Babası: 
-Offf kızın var derdin var işte. Hayat sen de bir daha onunla görüşme. 
Hayat: 
-Ama restoran? 
Babası: 
-Bir de o belayı açmıştı dimi bu? 
Hayat: 
-Sen ona neden kızdın ki? Çocuk düşünmüş de gitmeden bir görüşelim diye düşünmüş ne var bunda?
Babası: 
-Yalnızken bu çocuk başıma bela açtı diyorsun geldiğinde de gözünün önünden ayırmıyorsun ne bu haller? Bana tek bir şey söyle; sen seviyor musun bu çocuğu? 
Hayat: 
-Evet çok seviyorum ama gidecek işte. Offf... Neyi sevdiysem gidiyor zaten. 
Babası: 
-Hayat bu işte. Neyse iyi geceler hadi görüşürüz.
Babası yatmaya gitti. Hayat cevapsız sorularla baş başa kalmıştı yine.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 40: SEBEBİ YOK SEVGİMİZİN

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 49: BİR SEN ÖNEMLİSİN ARTIK