HAYAT VE İNANÇ BÖLÜM 11; HAYAT'IN YENİ HAYATININ BAŞLANGICI

Hayat nihayet trene binmiş uzaklaşıyordu buralardan. Geçmiş ve gelmekte olan acılarından kaçıyordu belki. Çünkü artık devam edemiyordu bu mahalledeki olaylara. Hayat, o ki ne zaman çok mutlu hissetse bedelini çok ağır ödüyordu. Artık mutluluğunun bedeli olsun istemiyordu ve bu yüzden çareyi kaçmakta bulmuştu.
Çok uzun bir yolculuğa çıkmıştı. Nereye gideceğini henüz bilmese de bir süre kimsenin gözüne batmayacağı bir yer arıyordu. Belki karşıyakaya geçer belki de İstanbul'u terk ederdi. Ama maalesef ki İstanbul ne kadar sıkıcı da olsa başka gidecek yeri yoktu ki. Yola çıktı bir kere belki yepyeni yerlerde yepyeni hayatlar, yepyeni maceralar yaşama fırsatı bulacaktı.
İnanç bir daha hayatında yer alamazdı büyük ihtimalle. İnanç'ı peşinden sürüklemek çok saçma olurdu. Hayat, İnanç'ın bir daha karşısına çıkmaması temennisiyle derin bir nefes aldı. Çantasından çıkardığı kitaplardan birine göz gezdirdi. 
Hayat, yola çıkalı henüz yarım saat olmuştu ama İnanç şimdiden özlemişti. İnanç, Gül'ün yanına giderek:
-Gül, Hayat seni aradı mı?
Gül:
-İnanç, bir saat içinde 10. soruşun farkında mısın? Hem kız yalnız kalmak istiyor sürekli arayıp rahatsız edersem aramız bozulur. Hem sen bana söyleyene kadar kendin arasana.
İnanç:
-Hayat, bana numarasını vermedi ki?
Gül:
-Benden geçir numarasını.
İnanç:
-Tamam peki yolla o zaman numarayı.
Gül:
-Tamam bir daha arayıp kendisine sor ne soracaksan beni bu oyuna alet etme.
İnanç:
-Sen hiç merak etme. Bu arada teşekkür ederim.
Gül:
-Teşekküre gerek yok.
İnanç:
-Gül şey... Hayat sence geri döner mi?
Gül:
-İnan bilmiyorum yani hiçbir fikrim yok hiçkimseye bir şey dememiş.
İnanç:
-Peki o zaman sen sorarsa gerçi sormaz da İnanç yeni Hayatlar bulmaya gitti dersin.
Gül:
-İnanç, başta Hayat çok haklıydı senin hakkında. Valla senden beklemezdim. 
İnanç:
-Ne dedi ki benim için?
Gül:
-Demediği şey kaldı mı ki? Ya sen bir düşün bakalım ne yaptın sen bu kıza?
İnanç:
-Hiçbir şey yapmadım yani benim bir suçum yok.
Gül'ün telefonu çaldı. Gül:
-Alo.Efendim. Yanımda yanımda biz de tam seni konuşuyorduk. Ciddi misin? Geleyim mi? Tamam birazdan gelirim. Gül telefonu kapatıp tekrar İnanç'a döndü. Gül: 
-Arkadaşım aradı hadi ben gidiyorum.
İnanç: 
- Hayat mı yoksa?
Gül: 
-Mühim değil ya çok eski bir arkadaş, tanımazsın. 
Oysaki arayan Hayat'tı. Gittiği yeri bir tek en yakın arkadaşı Gül'e söylemişti. Gül onun için bu hayatta tutunacak bir dal gibiydi. Gül, de bunun farkında olarak arkadaşının hep yanında oluyordu.
İnanç:
-Peki ararsa mutlaka bana haber ver, diyerek kalkmaya hazırlanır.
Gül:
-Emredersin Hayat da mutlaka seni bekliyordu ya zaten.
İnanç:
-Ne söylüyor benim hakkımda?
Gül:
-Ne söyleyecek o gitmedi mahalleden bari ben gideyim buralardan diyor.
İnanç:
-Biliyorum benim yüzümden gittiğini zaten. Sürekli hakkımda kötü şeyler söylemek zorunda değilsiniz.
Gül:
-Hayat'a, en yakın arkadaşıma, kötü şeyler yapman normal, bizim sana arkandan kötü konuşmamız mı gücüne gidiyor?
İnanç sustu tabiki. Bu kızlardan çektiği neydi böyle? Ya amcasından?... 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 40: SEBEBİ YOK SEVGİMİZİN

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 49: BİR SEN ÖNEMLİSİN ARTIK