HAYAT VE İNANÇ; BÖLÜM 13 HAYAT'IN GİZEMLİ MİSAFİRİ

Sıradan bir akşamın ardından sıradan bir güne uyanan Hayat tam kahvaltısını hazırlarken kapı çaldı. Çalan kapıya koşan Hayat biraz endişeliydi. Acaba bu gelen kimdi? Niçin gelmişti?
Kapıyı açan Hayat çok mutlu ve şaşkındı. Erkek kardeşi Can gelmişti. Mahalledeki olanları duyup ablasına yardım etmeye gelmişti. Can hep iyi bir kardeş olmuştu. Hayat ile Can'ın arasında 3 yaş vardı. 
Hayat:
-Canım kardeşim hoşgeldin de nereden buldun beni?
Can:
-Hoş buldum da yani sen neden buradasın?
Hayat:
-Sorma Can ya başıma neler geldi mahallede bir rezil olmadığım kalmıştı İnanç yüzünden o da oldu tam oldu.
Can: 
-İnanç kim?
Hayat:
-Boşver ya çok önemsiz biri. E sen anlat bakalım ne yaptın bunca zamandır neden uğramadın? 
Can:
-Sınavlarım vardı yani bir taraftan da işe başladım zaten. Çok fırsatım olmadı yani.
Hayat:
-Ne işine başladın?
Can:
-Garsonluk. İnanç Usta'nın yeri diye bir yer. 
Hayat:
-Bir dakika bir dakika... Sen şimdi İnanç'ı tanıyor musun?
Can:
-Yok. Hiç gelmez zaten oraya. Ben mutfakta çalışıyorum.
Hayat:
-Olsun bugün gelmez yarın gelmez bir gün illaki gelir ve ilk işi seni çıkarmak olur, demedi deme ayrıl o işten.
Can:
-Ama abla parası çok iyi.
Hayat:
-Onun parasına ihtiyacı yok benim kardeşimin.
Oradan çık ben sana daha iyi bir iş bulurum merak etme.
Can:
-Peki abla kim bu İnanç?
Hayat:
-Çok kötü biri kimin hayatına girerse o kişinin hayatını bozuyor.
Can gülerek🤣😂🤣😂:
-Abla kusura bakma da sen çok kitap okuyorsun galiba. Biz normal hayattayız öyle şeyler olmaz burada. 😂🤣😂🤣😂🤣😂.
Hayat:
-Diyorsun. Peki ben buraya neden geldim niye geldim biliyor musun?
Can:
-Neden geldin ablacım?
Hayat:
-İnanç bey mahalleyi karıştırmasa ben buraya gelmezdim ki.
Can:
-Nasıl karıştırdı ya?
Hayat:
-Şöyle söyleyeyim ki İnanç yani artık benim için 2.bir Leyla oldu. Piknik düzenledi kırmamak için gittik o zamandan beri hep beni takip ediyor. Sebep ne biliyor musun peki? İşte çok saçma bir sebep; İnanç'ın amcası beni hasta eden doktor demiş ki güya git şu mahalleye hasta bir kız var onu takip et falan demiş. E tabi ben de bunu duyunca haklı olarak çok kızdım ve onu terkedip buraya geldim.
Can:
-Affetmeyi düşünüyor musun peki?
Hayat:
-Hayır tabiki, yani zaten ben gider gitmez Büşra diye bir kıza sarmış, İnanç meselesi benim için burada bitmiştir. 
Can:
-Bak buna üzüldüm abla. Ama sen üzülme. Nasıl biriydi peki?
Hayat:
-Ne önemi var Can zaten varlığı gereksiz ve gereksiz işlerle uğraşan bir insandan bahsediyoruz şu an.
Can:
-Merak ettim bir insan nasıl bu kadar gereksiz olabilir? Yani bana önceden her insan çok gerekli çok önemli diyen ablam, nasıl olur da gereksiz bir insanla karşılaşabilir?
Hayat:
-Off Can, tamam gerekli olabilir ama kimsenin rahatını bozmaya hakkı yok yani biz gayet rahattık mahallede o gelmeden önce.
Can:
-Mahallenin huzurunu bozacak kadar ne yapmış olabilir ki bu çocuk?
Hayat:
-Mahalleye geldiği ilk hafta sonu parkta piknik düzenleyebilir ve hatta piknik boyunca birini izleyebilir. Yani piknikten sonra da insanları rahatsız edebilir. Sonra en yakın arkadaşına gidip de takip ettiği kişinin gelmişini, geçmişini bütün herşeyi öğrenebilir ve utanmadan o kişiyi hâlâ kandırabilir peki tüm bunlar niçin?
Can:
-Harbiden niye yani? Derdi ne bunun?
Hayat:
-Yok efendim amcası benim doktorummuş da beni izlemesi için onu göndermişmiş.
Can:
-Çok saçma.
Hayat:
-İşte sırf bu yüzden mahalleye dönmeyeceğim. O zaten bulmuş kendine yakışanı; Büşra.
Can:
-Ha o senin ortaokuldaki salak arkadaşın.
Hayat:
-Ablanı bir akıllı arkadaş buldu mu ki acaba?
Can:
-Niye öyle diyorsun senin ilkokulda birsürü arkadaşın vardı.
Hayat:
-Maalesef ki evet. Hiçbiri de gerçekten arkadaş değilmiş. Gerçekten arkadaş olsaydılar beni en zor zamanımda yapayalnız bırakmazlardı. Ben de ne safmışım ya, hepsini de çok seviyor değer veriyordum. Değmiyormuş demek bazılarına.
Can:
-O yüzden sen onlar için canını sıkma. Bak kardeşin olarak ben her zaman yanındayım. Bırak giden gitsin hayatından. Onlar seni kaybeder.
Hayat:
-Doğru diyorsun e sen ne yaptın bunca zamandır neden ortalarda yoktun? Anlat bakalım.
Can:
-Valla okula gidiyorum geliyorum bildiğin gibi yani ne anlatayım öğretmenler bu sene çok gıcık ya.
Hayat:
-Öğretmenler öyledir takma sen. Derslerine çalış güzelce geç gerisini.
Can:
-Çalışıyorum da işte bilmiyorum ya nasıl olur.
Hayat:
-İnşallah güzel olur. Sen başarırsın.
Can:
-Sen daha güzel başarırsın. Ben seninle çok gurur duyuyorum abla.
Hayat:
-Gerçekten mi ya? Senden böyle şeyler duymazdım ama? Hayırdır inşallah iyi misin?
Can:
-Abla bak, yani biz kardeş olarak biraz farklı büyümüş olabiliriz. Yani senin de benim de geçmişimiz çok dertli geçmiş olabilir ama biz güçlü kardeşleriz ve biz bunun altından kalkabiliriz başarırız. Yine eskisi gibi beraber kardeş kardeş takılabiliriz.
Hayat:
-Ya sen gerçekten iyi misin geçmiş geçmişte kaldı hiçbirşey eskisi gibi olmayacak? 
Can:
-Nereden biliyorsun?
Hayat:
-Ya bak benim hayatım altüst oldu siz hâlâ hayallerle oyalıyorsunuz beni.
Can:
-Abla, hayatım altüst oldu diye üzülme nereden bileceksin altının üstünden daha iyi olmadığını. Yani boşuna üzülme dünyaya üzülmek için gelmedik.
Hayat:
-İyi ki varsın Can. İyi ki benim kardeşimsin.❤️
Can:
-Sende iyi ki benim ablamsın canım ablam. 💛
Dönecek misin peki?
Hayat:
-Kararı sana bırakıyorum. Gideceksek birlikte gidelim kardeş kardeş olur mu?
Can:
-Tabi neden olmasın ki? 
İki kardeş kucaklaşırlar. O sırada oradan arabayla geçen İnanç büyük bir hayal kırıklığıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza yapar. Büyük gürültüyle sesin geldiği yöne doğru bakan kardeşler şaşkın bir şekilde birbirlerine bakarlar.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 40: SEBEBİ YOK SEVGİMİZİN

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 49: BİR SEN ÖNEMLİSİN ARTIK