İNANÇ VE HAYAT Bölüm 10; HAYAT MAHALLEDEN AYRILIYOR
Mahalleden ayrılmaktan başka çaresi olmayan Hayat, ailesiyle arkadaşlarıyla vedalaşmak için apartmanın önünde beklerken İnanç da oradaydı.
İnançla yüz göz olmak istemediği için sadece bakmakla yetindi. Hayat'ı böyle görmeye alışık olmayan İnanç ne olduğunu sordu:
-Hayırdır Hayat ne oldu? Ne bu hazırlık falan herkes burada.
Hayat:
-Seni hiç ilgilendirmez.
İnanç:
-Nasıl yani ne oluyor anlatır mısın?
Hayat:
-Of çok merak ettiysen söyleyeyim. Sayende taşınıyorum, buralar ailem falan sana emanet.
İnanç:
-Ne demek taşınıyorum Hayat? Kime sordun da taşınıyorsun?
Hayat:
-Ay sana sormam mı gerekiyordu çok affedersin kusura bakma.
İnanç önünü kesti.
-Gidemezsin Hayat izin vermiyorum.
Hayat:
-Ya çıkar mısın İnanç? Gitmem lazım.
İnanç:
-Madem illa ki gitmen gerekiyor gel birlikte gidelim "evimize."
Hayat:
-"evimize." mi ne alaka evimiz? Senin evin burası sen kal burada.
İnanç:
-Kalamam Hayat bunu bize yapamam.
Hayat:
-Öfff. Çattık yine ya. Anlamıyor musun bu benim hayatım ve sadece beni ilgilendirir. Sen müdahale etme yeter.
İnanç:
-Neden ya? Seviyorum seni.
Hayat:
-Ben hayatımdaki uçuruma her zamanki gibi kendim düşerim sen rahat ol yeter.
İnanç:
-Biz yok mu Hayat yani?
Hayat:
-Biz olamayız İnanç. Sen, ben olabilir ama biz asla olamayız.
İnanç:
-Asla asla deme elbet bir gün olur.
Hayat:
-Kendini çok akıllı zannediyorsun dimi?
İnanç:
-Akıllıyım zaten zannetmeye gerek yok.
Hayat:
-Neyse benim yolum uzun gitmem lazım.
İnanç:
-Nereye gidiyorsun?
Hayat alnına vurdu:
-Ya seni ilgilendirmiyor dedikçe neyi sorguluyorsun hâlâ?
İnanç:
-İstersen bırakabilirim de ondan sordum.
Hayat:
-Gerek yok ben durağa yürürüm.
İnanç valizleri göstererek:
-Bu kadar yükle zor olmasın? İstersen durağa bırakayım.
Hayat, tam bavullarını eline almış yürüyordu ki İnanç bavulları elinden öyle bir aldı ki aralarında titreşim oldu.
İnanç:
-Ne oldu?
Hayat:
-İnanç, sen de hissettin mi?
İnanç:
-Neyi?
Hayat:
-Kandırma beni.
İnanç:
-Ne oldu la öyle?
Hayat:
-Asıl sen söyle ne yaptın sen bana?
İnanç:
-Ay üstüme iyilik sağlık benim seninle ne gibi bir derdim olabilir?
Hayat:
-Ben de buna şaşırıyorum zaten.
İnanç:
-Şaşırma zamanla hepsini yapacağım. Seni iyileştirecek, o hastalıktan kurtaracağım. Sana söz seni sultanlar gibi yaşatacağım.
Hayat:
-Büyük konuşma istersen ben gidiciyim. Hadi görüşürüz 👋🏻👋🏻.
İnanç:
-Tamam ben vazgeçtim sen tek başına git.
İnanç:
-Kalıyor musun yani?
Hayat:
-Bu seni hiç alakadar etmez.
İnanç:
-Nasıl yani? Vaz mı geçtin?
Hayat:
-Ben vaz geçtim ama sen git istersen.
İnanç:
-Sen kalırsan ben de kalırım.
Hayat:
-Neden? Bana mı bağlı ne yapıp yapmayacağın? Kocaman adamsın kendi kararlarını kendin vermeyi öğren artık.
İnanç:
-Peki öyle olsun sen gidiyor musun?
Hayat, derin bir "of" çekti.
-Of İnanç ya sen benim zerre umurumda değilsin sen de beni umursama ne olur ya?!....
İnanç:
-Amcama söz verdim, gözümün önünden ayırmayacağım dedim. Ben hiç bir zaman sözümden caymam.
Hayat:
-Sözler gerçekten önemli mi? Ya bence amcanı dinlememen senin sözüne güvenilmeyen bir adam olduğunu göstermez ki bu adam bana neler yaptı?
İnanç:
-İşte bunu neden benden sakladın?
Hayat:
-Neyi saklamışım? İyi misin İnanç?
İnanç:
-Ya bak amcam ve babam beni senin yanına yolluyor, ama senin hiç bir şeyden haberin yok, sence ne tür bir oyunun içindeyiz?
Hayat:
-Valla bilmiyorum ilgilenmiyorum da artık. Gidiyorum da zaten hadi gerisi sende.
Hayat bu sefer kararlıydı. Kararlı olduğu gözlerinden belliydi ve İnanç ne yaparsa yapsın artık kararından caydıramazdı. Bu yüzden hiçbir şey söylemeden veda etti. Ama bu nasıl bir vedaydı içi acıyordu resmen.
Hayatında ilk kez bir komşusu giderken içi yanıyordu. Hayat, onu tekrar hayata katan bir köprüydü adeta ve şimdi bu köprünün de yıkılmasına izin mi verecekti, yoksa yeniden bir köprü mü dikecekti?
Hayat ise mahalleden ayrılırken çok heyecanlıydı. Her yer yeni bir macera demekti onun için. Acaba gittiği yerde nasıl maceralar bekliyordu onu? Gece boyu bunları düşünerek uykuya daldı.
Yorumlar
Yorum Gönder