İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 19: HAYAT İÇİN İNANÇ
hayat için inanç
İnanç, kendine gelmiş ama eski hayatını hiç hatırlamıyordu. Uyandığında ilk kelimesi neden "Hayat" olmuştu bunu kimse bilmiyordu.
Hayat, hemşirelere İnanç'ın durumunu sormuştu.
Hayat:
-Nedir durumu?
Hemşire:
-Kendine geldi ama bildiğiniz gibi hiçbir şey hatırlamıyor. Birkaç gün güvendiği birinin ona rehber olmasına ihtiyacı var.
Hayat:
-Ailesi yok ama nasıl yapacağız?
Hemşire:
-Ailesinin yokluğunu hissettirmeyin ona yeni bir aile olun.
Güven abi:
-Peki, teşekkür ederiz.
Hayat:
-Bir planın var mı abi?
Güven abi:
-Var gibi bir plan.
Hayat:
-Nedir peki?
Güven abi:
-Sen İnanç'ın yanına girip konuşabilirsin bu ikinize de iyi gelir.
Hayat:
-İnanç hasta ve kendinde değil. Ne söyleyeceğim ki?
Gül:
-Ay sanki hasta biriyle hiç konuşmamış gibi yapıyorsun? Biraz cesaret lütfen. Gir konuş işte ne uzatıyorsun?
Hayat:
-Ama..............
Güven abi:
-Aması yok Hayat günlerdir kendine gelsin de konuşalım diye beklemedin mi?
Can araya atladı:
-Evet. Yemeden içmeden de kesildin.
Hayat sonunda pes eder:
-Tamam giriyorum ama kötü bir şey olursa sorumlusu sizsiniz.
Hayat, İnanç'ın odasına girer.
İnanç:
-Hoşgeldin
Hayat:
-Hoşbuldum İnanç. İyi misin? Biraz konuşmak ister misin?
İnanç:
-Ne konuda konuşucağız?
Hayat:
-Seninle ilgili mesela ya da benimle ilgili de merak ettiklerini sorabilirsin.
İnanç:
-Ne işin var burada?
Hayat sakin kalmaya çalışarak derin bir nefes alır.
Hayat:
-Senin için geldik ya. Kaza geçirdin ambulansı biz çağırdık zaten. Hatırlamıyor musun?
İnanç:
-Sen kimsin? Nereden tanışıyoruz seninle?
Hayat derin bir nefes daha aldı.
Hayat:
-Ben Hayat. Seninle eski mahalleden tanışıyoruz.
İnanç:
-Ben orada mı yaşıyorum?
Hayat:
-Tabii hatırlamıyor musun? Hani aynı sokakta oturuyoruz hani alt katında Güven abi vardı düğüne gitmiştin hani.
İnanç:
-Kimin düğünü? Biz evlendik mi?
Hayat:
-Biz değil. Ayrıca ben senin hiçbirşeyin değilim yani.
İnanç:
-Neden geldik buraya peki?
Hayat:
-Neyi sorguluyorsun?
İnanç:
-Ben neden kaza geçirdim biliyor musun?
Hayat:
-Araba kullanmayı bilmiyorsun mesela?
İnanç:
-Mesela çok sevdiğim birini ararken başkasının kollarında görmüşümdür.
Hayat:
-Ama o başkası illa sevgili manasında da olmak zorunda değil. Belki yakın akrabası olabilir. Hiç düşündün mü öyle?
İnanç:
-Bana güvenmeyene ben hiç güvenmem.
Hayat:
-İyi misin İnanç cidden?
İnanç:
-Neden soruyorsun umurunda mı cidden?
Hayat:
-"Bana güvenmeyene ben hiç güvenmem"derken ne demek istedin? Bunu benim sana Büşra meselesinden dolayı söylemem gerekmiyor mu?
İnanç:
-Büşrayla aramızda hiç bir şey yok.
Hayat:
-Bu kaçıncı yalan? Neyse hadi sana iyi istirahatler.
Hayat odadan çıkar.
Gül yanına gelir ve sorar.
Gül:
-Nasıl durumu?
Hayat cevap vermez.
Güven:
-Hayat bak çok kötü şeyler yaşadınız biliyorum ama susmak hiçbir şeye çare değil.
Hayat:
-Kendine gelmiş hatta o kadar kendinde ki odaya girdiğime gireceğime pişman etti beni.
Güven:
-Sorun ne peki?
Hayat:
-Ben de anlasam zaten kazadan önce biz Can'la balkonda oturuyorduk ya bizi bir arada görmüş de sen neden beni bu kadar çabuk unuttun, diyor. İnanç için de kardeşimle aramı bozamam yani kimse kusura bakmasın. Bir tanecik kardeşim var zaten dünyada. Onu da bu saçma oyuna alet edemem.
Güven abi:
-Doğru haklısın.
Gül:
-Peki şimdi ne olacak?
Hayat:
-Olacağı şu; eğer ki İnanç bey gerçekten terkedildiğini düşünüyorsa gerçekten terkedilmiş olarak bulur kendini zaten. Herkes hakettiği hayatı yaşar, zorlamaya gerek yok.
Yorumlar
Yorum Gönder