HAYAL Mİ HAYAT MI

Ertesi gün İnanç restoranı açtı. Hayat'ın da dediği gibi iftarlık-sahurluk bir şeyler hazırlaması güzel olurdu. Mutfağa girip uzun uzun düşündü. 
Mutfağa ilk olarak Hayat'la elektrik kesildiği gece girmişti. O geceyi düşündü. Ne geceydi ama... İlk baş başa bu mutfakta kalmışlardı ve o saatten sonra ne kadar umursamaz da davransa Hayat'ı yanında bulmuştu. İnanç'ın, Hayat'tan ayrılmaya da mutfağa başka birisini sokmaya da niyeti yoktu. 
Derken Can restorana girdi. Can:
-Naber İnanç abi? Karadeniz'de gemilerin mi battı? Ne düşünüyorsun?
  İnanç:
-Ablan nerede? Niye kaç gündür gelmiyor?
Can:
-Kuzenim geldi beraber oturuyorlar herhalde.
İnanç:
-Biliyorum dün söyledi.
Can:
-Ne zaman konuştunuz ki?
İnanç:
-Dün.
Can:
-İlginç, bana niye söylemedi acaba?
İnanç:
-Bilmem, zaten çok konuşmadık. 
Biraz sonra Hayat yanında birisiyle restorana girer.
Hayat:
-İşte burası. Ben de burada çalışıyorum.
Hayal:
-Çok güzelmiş. Hem de büyük, peki necisin tam olarak burada?
Hayat:
-Hımm şey yapıyorum ya....I kasada evet kasa personeliyim ama tabi mutfağa da giriyorum arada.
Hayal:
-Hayat, komik olma lütfen sen kim burada çalışmak kim? Sen kimi kandırıyorsun ya?
Hayat:
-Can'ın burada çalışmasına inanıyorsun ama bana niye inanmak zor geliyor?
Hayal:
-Hayat, bak mesela Can farklı sen farklısın.
Hayat:
-Yani sence ne farkımız var? Ben hastayım dimi? Bir şey yapamam zaten sizin gözünüzde.
Hayat, kalkıp gitti. İnanç, Hayat'ı engellemek için birşey yapmak yerine Hayal'in yanına geldi.
İnanç:
-Hoşgeldiniz ne alırsınız?
Can:
-Abi sana tavsiyem istersen zorlama.
İnanç:
-Can bak Hayat iyi bir hasta ama iş icabı yani zaten benim ona verdiğim değeri o bana vermiyor.
Can:
-Ablamı kandırdın yani. Yazık be. Tamam iş yerin de senin olsun restorandaki işimiz bitti. Senin de gerçek yüzünü gördük. Ablam en baştan haklıydı ama işte bizim sayemizde sana şans vermişti zaten senin şuan yaptığın o küçücük şansı bile öldürmek. Yoksa kimse sana meraklı değil yani.
İnanç:
-Madem öyle en başından beri bunu biliyorsun neden bana bir şey söylemiyor kimse?
Can:
-Ne bilim ablamı kontrol için gelmiş buraya taşınmış bir ajan değil misin onu da sen bul.
Hayal:
-Neler var bu restoranda?
İnanç:
-Üzgünüm kapalıyız bugün, satış falan yok.
Hayal:
-Ne demek yok? Hayat buranın çok iyi bir restoran olduğunu söylemişti.
İnanç:
-Yalan söylemiş, yok burada birşey. Hatta siz burayı restoran sanıyorsunuz ya, burası aslında restoran değil.
Hayal:
-Nasıl ya?
İnanç:
-Öyle işte. 
Can:
-Abi iyi misin? Ne açtığını unuttun galiba?
  İnanç:
-Ben unutmam ama Hayat unuttu galiba.
Hayal:
-Hayat ne alaka biri burada neler olduğunu açıklayabilir mi?
Gül:
-Hayal gel istersen biz dışarıda konuşalım.
Gül ve Hayal dışarı çıkarlar.
••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Hayal:
-Evet ne oluyor burada?
Gül:
-Birşey olduğu yok. Restoran sahipleri biraz kötü sadece bugün.
Hayal:
-Restoran sahiplerinden banane yani?
Gül:
-Bir restoranı ayakta tutan sahipleridir. 
•••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••
Can:
-Ablam da unutmadı ama bu sene bizim yaşamadığımız şey kalmadı. Biliyorsun ki ablam olaylardan çok etkileniyor.
İnanç:
-Gerçekten ne oluyor ya?
Can:
-Sen mahalleye geldiğinden beri neler olmadı ki. Ya bak ablamı üzme artık tamam mı? Yeter artık gerçekten? Ya zaten şahsen ablam kendi hayatında da zorlanıyor. 
İnanç:
-Can bak başınıza gelen herşeyin suçunu bana atarak dertlerinizden kurtulamazsınız.
Can:
-Biliyorum abi. Ama insan ister istemez bir suçlu arıyor ve bu durumda karşımıza hep sen çıktığın için sen suçlu oluyorsun. Hepsini geçtim, sen ablam başkasıyla görüşmeni istemediği halde neden hep başkasının yanında duruyorsun. Ablamın asıl sinirini bozan bu biliyorsun dimi?
İnanç:
-Restorana gelen müşterilere "Hoşgeldin" demeyelim mi yani?
Can:
-Neyse abi ya, hadi görüşürüz 👋🏻👋🏻.
Can gitti ve İnanç her zamanki gibi yalnız kaldı. 
Gül:
-Madem kapanıyoruz bugün şu saate kadar neden kimse birşey söylemiyor?
Güven abi ve Elif geldi.
Güven abi:
-Naber Gül?
Gül:
-Sıkıntıdayız arkadaşlar sıkıntılı.
Elif:
-Ne oldu ki?
Gül:
-İşte garip olan da bu bilmiyorum. Hayır yani Hayal ve Hayat buraya geldiler. Bir sebepten tartıştılar. Sonra Hayat gitti, İnanç da hiçbir şey olmamış gibi Hayal'in yanına geldi, sonra Can da İnanç'la neden böyle yapıyorsun diye tartıştılar biraz sonra Can da gitti.
Güven abi:
-Kötü olmuş, dükkanı da bu yüzden mi kapattı?
Gül:
-Hayat gitti ya belki ondandır.
Elif:
-Hayat niye gitti?
Gül:
-Hayal'le tartıştı, sen beni dinlemiyor musun?
Elif:
-Hayal kim tam olarak?
Gül:
-Hayat'ın kuzeni dedim ya.
Elif:
-Yok yani, nereden kuzeni?
Gül:
-Halasının kızı, üstelik nereden olduğu önemli mi?


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 40: SEBEBİ YOK SEVGİMİZİN

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 49: BİR SEN ÖNEMLİSİN ARTIK