HAYAT VE İNANÇ BÖLÜM 44: HABERİN BİLE YOK BENDEN

Haberi bile yok
Hayat beni engelledi çok ayıp etti. Bunu birilerine söyleyip Hayat'ı rezil edebilirim şuanda. Ama tabiki ben çok sevdiğim birisini onun yaptığı gibi küçük düşürme hatasına düşmem.
Bu yüzden onun apartmanının önünde bekledim. Güven abi apartmandan çıktı;
-Naber İnanç?
İnanç;
-İyidir abi. Senden naber?
Güven abi;
-İyidir İnanç hayırdır birşey mi oldu?
İnanç;
-Yok ne olacak ki?
Güven abi;
-Ne bilim? Hayat'la küstünüz galiba. 
İnanç;
-Yok küslük falan nereden çıkarıyorsun?
Güven abi;
-Öyle duydum. Bana da Gül söyledi. Hatta ona da şurada oturan abla söylemiş....
İnanç;
-Ha size de laf çıktı dimi? O ne yapmış bu ne yapmış, ya bir işinize bakın ya?
Güven abi;
-Bende şimdi işe gidiyordum. Hadi allahaısmarladık.
İnanç, Güven abinin gitmesiyle rahat bir nefes aldı. Hayat, dedikodu malzemesi olmakla neyi kastediyordu şimdi anladı.
Hayat'ın anne babası birazdan apartmandan çıktı. 
İnanç öne atılıp;
-Merhabalar efendim. 
Hayat'ın babası;
-Merhaba. 
Selamlaşıp gittiler. 
•••••••
Hayat evde müzik dinleyip otururken sehpanın üzerinde duran kek gözüne çarptı ve tam keki açıp yiyordu ki telefon çaldı. Annesinin aradığını gören Hayat hemen açtı;
-Efendim anne?
Annesi;
-Ne yapıyorsun kızım? İlacını içtin mi?
Hayat:
-İçtim. Kek yiyorum şimdi.
Annesi:
-Telefonu geç açtın da. İyisin dimi? Biz geliyoruz birazdan.
Hayat:
-Telefon yataktaydı. İyiyim ben yok bir sorun merak etme. Ne kadar erken bitmiş işiniz, gelin hadi, bekliyorum.
Annesi:
-Geliyoruz, hadi görüşürüz 👋🏻👋🏻👋.
Hayat telefonu kapatıp yerine oturdu. Telefon tekrar çalmaya başladı;
-Alo.
Karşıdaki ses;
-Alo. Hayat bir aşağıya gelsene sana çok önemli bir şey söylemem gerek.
-Gül bak şimdi şakanın hiç sırası değil. Ne söyleyeceksen şimdi söyle. Annemler gelecek birazdan evde olmam lazım.
Karşıdaki ses;
-Annenler nereye gitti ki?
Hayat;
-Hastaneye. Sana bahsetmemiş miydim Gül?
Karşıdaki ses;
-Bana sürekli Gül deyip durma. Yani başkası aramış olamaz mı?
Hayat;
-Gül'ün numarasından başkası? Olacak iş değil. Mantıksız bir kere. Üstelik sen kimsin yani tanımıyorum seni?
Karşıdaki ses;
-Emin misin Hayat? Ya bak gece boyu seni düşündüm o kadar.
Hayat;
-Düşünme boşver. Şahsen ben tanımadığım insanı düşünmem.
Karşıdaki ses;
-Beni tanımıyor musun gerçekten? Yabancı mıyım ben senin için?
Hayat;
-Ya bak biz hiç tanışmadık tamam mı? Hiç bana yalan falan da söylemedin zaten. Ayrıca seni engelledim diye başkalarının numaralarından nasıl ikna ettin onları bilmiyorum ama oğlum sen bittin? Seni öldürmezsem bana da Hayat demesinler.
Karşıdaki ses tam konuşacakken telefon kapandı.
İnanç;
-Offf ya. 
Gül;
-Ne oldu İnanç? Barış sağlandı mı?
İnanç;
-Sen bu arkadaşını nasıl sevebiliyorsun?
Gül;
-İnanç, ne soruyorsun sen bana şimdi? Bak aramızı açmayı falan planlıyorsan öldürürüm seni!
İnanç;
-Of ya sen de mi beni öldüreceksin? Abi bu kızlar neden böyle?
Gül;
-Beğenmiyorsan git, kimseye de kendimizi beğendirme çabamız yok zaten.
İnanç;
-Peki teşekkür ederim ben gidiyorum.
••••••••
Ben İnanç, kimsenin umurunda olmayan İnanç, yani küçükken ailem de beni sevmezdi. Mahalleye gelince Hayat sever,sevdiririm kendimi dedim ama engel yedim. Anlayamadığım şey tamam amcam yüzünden hasta olmuş, ama bunun suçlusu benmişim sanki herşeyi ben yapmışım gibi davranıyor.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 40: SEBEBİ YOK SEVGİMİZİN

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 49: BİR SEN ÖNEMLİSİN ARTIK