İNANÇ VE HAYAT: BÖLÜM 9; BİR AY SONRA

EVLİLİK TEKLİFİ
Gül sabah kalkınca kahvaltısını yapıp hemen Hayat'ı aradı. Hayat tabiki telefonu duymadı. Gül ısrarla arayınca Hayat kalkıp açmak zorunda kaldı. 
Hayat: 
-Kanka ne oldu sabah sabah?
Gül: 
-Hayat neredeyse nikâh günü geldi Can hâlâ evlilik teklifi bile etmedi. 
Hayat: 
-Merak etme İnanç da çok farklı değil. O da hâlâ teklif etmedi ki zaten bence etmese daha iyi.
Gül:
-Kanka sen nasıl bir kafada ilişki yaşıyorsun ya senin gibi olmak isterdim. 
Hayat: 
-Hiç tercih etmem kanka.
Gül: 
-Neden öyle dedin ki kanka? İnanç yani Can'dan daha romantik en azından. Kardeşini kötülemek gibi olmasın ama Can beni ne bir alışverişe götürdü ne bir sinemadır tiyatrodur ne birşey.... Bomboş aşk yaşıyoruz. İnanç en azından seni bir yerlere götürdü.
Hayat: 
-Ve nereye götürdüyse orada başıma bir iş açtı! Valla kanka böyle başına iş açacaksa götürmediği daha iyidir boşver sen. 
Gül: 
-Sence iyi tabi, kendimi boşverilmiş hissediyorum şuan.
Hayat: 
-Kanka merak etme bende bazen öyle hissediyordum ama geçiyor. Yani ben hâlâ öyle hissediyorum zaten. Kesin senden geçti. 
Gül: 
-Onu boşver de Can nasıl yani evlendikten sonra ne bekliyor beni? 
Hayat: 
-Kanka bana sorarsan ki sordun Can benim kardeşim ama sadece lafta yani normalde hiç konuşmayız.
Gül: 
-Evet söylemiştin kanka ama ne bileyim? Bu arada sende hiç heyecan falan yok mu? 
Hayat: 
-Kanka heyecanlıyım ama yani belli etmiyorum. 
Gül: 
-Ha bu arada eniştem Can'la konuşmuş mu? Nasıl geçmiş? 
Hayat: 
-Gül yani Can'ı biliyorsun İnanç'ı da terslemiş. İnanç söyledi bana ama ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyorum.
Gül: 
-Kanka sevmiyor işte herşey ortada acaba vaz mı geçsem?
Hayat: 
-Gül sakın bak ne güzel gelin görümce beraber evleneceğiz. Hem yani düne kadar Can senin canın değil miydi? 
Gül: 
-Can benimle birlikte bir şey yapmıyor ki? 
Hayat: 
-İnanç da benimle birlikte bir şey yapmıyor ben evleniyorum ya sana ne oluyor?
Gül: 
-En azından siz aynı yerde çalışıyorsunuz. 
Hayat: 
-E yani? Bak kanka ne yaşıyorsunuz bilmiyorum ama şu bir gerçek sen Can'ı seviyorsun Can da seni seviyor. Can sevgisini belli etmeyi hiç beceremez bilirsin yani erkek milleti ama yani yanında huzurlu hissediyorsan seni sevdiğini anlarsın yani. Gözlerinin içine bak seviyorsa gözleri parlar anlarsın zaten daha ne diyeyim yani. Kanka senin bunları zaten biliyor olman gerekmiyor mu? 
Gül: 
-Kanka biliyorum ama offf Can çok zor. 
Hayat: 
-Can zorsa sen de kolay olma. İnanç da demişti Hayat çok zorsun falan kendi de hiçbir zaman kolay olmadı biliyorsun ki. Hep boş oyun falan derken İnşallah burada da bir oyun çıkmaz. 
Gül: 
-Kanka ne olabilir ki bundan sonra?
Hayat: 
-İnanç bu herşey olabilir diyorum neden anlamıyorsun? 
Gül: 
-Can için ben bunu hiçbir zaman söyleyemem galiba. 
Hayat: 
-Boşver söyleme kanka. Bu arada hiç aramadı bugün görüyorsun ki? 
Gül: 
-Ay kanka Can'a ilgilenmiyor derken kendimi ilgi manyağı gibi hissetmiştim ama sen benden de ilgi manyağı olmuşsun.
Gül'ün telefonu çaldı.
********
Gül:
-Efendim Can sonunda aradın aklım sende kalmıştı. 
Can:
-Ablamla beraber bizim bahçeye insenize.
Gül: 
-Sebep? Bir şey olmasa aramazsın beni zaten dimi? 
Can: 
-Sürpriz...
Can telefonu kapattı. 
********
Gül:
-Bir yüzüme kapatması eksikti. Görüyorsun ki bunda romantizmin "r"si bile yok. 
Hayat: 
-Kanka ne bekliyorsun? İnanç da bazen yüzüme kapatıyor normal birşey yani. 
Gül: 
-Bilmiyorum kanka aşağı inip görelim bari.
Hayat: 
-Gördün mü kanka eminim çok romantik bir şey yapacak. 
Gül: 
-İnşallah öyledir kanka gel inelim. 
Hayat ve Gül beraber aşağı indiler. 
Hayat: 
-Bu arada kanka eminim bir oyunun içindeyiz şuan. İnanç bu sefer ne yaptı acaba? 
Gül: 
-Bence onluk bir şey değil ama ne acaba? 
Hayat: 
-İnşallah güzel bir şeydir de çok saçma değil mi? Biz aşağı indik onlar nerede belli değil. Lan biz ne yapıyoruz derdim ama alışkınım ben bu oyunlara. 
Gül: 
-Bunu görebiliyorum kanka gerçekten çok sakinsin şuan. 
Onlar aşağıda beklerken bahçeye bir drone indi. Droneda bir paket vardı. 
Gül: 
-Bu ne şimdi kanka? 
Hayat: 
-Valla biliyorum desem yalan olur. Ben de senin kadar şaşkınım.
Çok geçmeden İnanç arabasıyla restoranın önünde durdu.
Can: 
-Abi sence bu iyi bir fikir mi? 
İnanç: 
-Bence etkilenir kanka. Hatta belki Hayat da etkilenir. 
Can: 
-Gidip bakalım mı? 
İnanç: 
-Yüzüğünü aldın mı? 
Can: 
-Tabi abi yalnız takamayacağım galiba? 
İnanç: 
-Oğlum şaka mı yapıyorsun? Herhalde takarsın yani.
Can: 
-Hangi parmağına? 
İnanç: 
-Bilmediğini söyleme. 
Can:
-Serçe parmağı değil ama onun dışında orta parmak mıydı ki? 
İnanç: 
-Tamam prova yapıyoruz; şimdi benim elimi Gül'ün eli gibi düşün. Hangisine takman gerekiyor?
Can:
-Abi bence önce sen yap ben senden kopya çekerek yaparım. 
İnanç: 
-Peki iyi izle dikkat et ama. Hadi yanlarına gidelim şimdi.
******
Kızların yanına gittiklerinde Gül:
-Ya siz neredesiniz? Aşağı inin diyorsunuz ama kendiniz ortada yoksunuz!
Hayat: 
-Her şey yolunda mı? 
İnanç: 
-İyi iyi sorun yok. Siz iyi misiniz asıl? Trafik çıktı gelemedik. 
Gül: 
-Sizi çok özledik valla gözümüz yollarda kaldı. 
Can: 
-Arayıp haber verdim ya. 
Gül:
-İlk aramandı galiba. E bir yere falan gidiyor muyuz? 
İnanç, Can'a "gidin" diye kaş göz işareti verip arabanın anahtarını arkadan cebine soktu.
Can: 
-Sağol abi, diye kısa bir teşekkür ettikten sonra hızlı adımlarla Gül ile birlikte arabaya bindiler.
Onlar gidince Hayat:
-Sana inanamıyorum bu kadar paylaşımcı olduğunu bilmezdim. Biz ne yapıyoruz bugün? Hem bu drone nereden geldi biliyor musun?
İnanç:
-Sürpriz gel hadi restorana geçelim. 
Hayat ve İnanç restorana geçince içerideki atmosfer çok etkileyiciydi. Masaların üzerinde gül yaprakları, radyoda romantik bir müzik Hayat şimdiden çok etkilendi. İnanç tek dizinin üstüne çöküp
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum şiir sonunda Ömrümün geri kalanı olur musun?
Hayatını hayatıma katar mısın?
Soyadımı soyadına ekler misin?
Bana bir ömür boyu katlanır mısın?
Benimle her gece aynı uykuya dalar mısın?
Hatıram değil, hayatım olur musun? Deyip evlenme teklifi etti ve dizlerinin üzerine çökerek yüzüğü çıkarttı. 


   (İnanç'ın Hayat'a Aldığı Yüzük) 
İnanç:
-Kusura bakma tektaş beştaş düşündüm aslında ama bunu görünce daha çok seveceğini düşündüm.
Hayat: 
-İnanç muhteşemsin, çok güzel, bu arada evet evlenirim. 
İnanç mutlulukla Hayat'ın parmağına bu yüzüğü taktı. 
Hayat: 
-İnanç var ya beni hayatta heyecanlandıran şeylerden birisin. Şuan var ya içim kıpır kıpır ama birşey soracağım; o kadar işin arasında nasıl ayarladın?
İnanç: 
-Ayıp ediyorsun ama benim adım İnanç ben inandığım şeyi mutlaka yaparım. 
Hayat: 
-Harikasın ya♥️♥️.
İnanç: 
-Senin sayende♥️♥️.
Hayat: 
-Yalnız İnanç acaba Can ve Gül nereye gitti biliyor musun? 
İnanç: 
-Önemli mi sence? 
Hayat: 
-Tabi önemli sonuçta senin arabanla gittiler ya kaza yaparlarsa arasak mı?
İnanç: 
-Benim arabamla gittiler ben telaş etmiyorum sana ne oluyor? 
Hayat: 
-Nasıl ne oluyor İnanç ya senin araban benim arabam benim ailem senin ailen benim kardeşim senin kardeşin sen merak etmiyor musun? 
İnanç: 
-Ediyorum da acaba biraz rahat mı olsan biz de akşamımızı yaşayalım müsaade edersen onlar da yaşasın. 
Hayat: 
-İnanç ya başlarına bir şey gelirse bak kesin kötü bir şey olacak ben bir arayayım en iyisi. 
Hayat, telefonunu cebinden çıkardığı sırada İnanç elini tuttu.
Hayat: 
-İnanç bak merak ettim. Hem üstelik birisine birşey olursa suçlusu biz oluruz. Sen niye bu kadar rahatsın ya?
İnanç: 
-Hayat bence aşırı kontrolcü olmana gerek yok. 
Hayat: 
-Ya İnanç sen beni hiç anlamayacaksın dimi? Bak senin arabanla gittiler diyorum birşey mişey olursa tekrar karakolluk oluruz ve bence bu üçüncü sefer olacağı için bundan yırtamayız. Ver arayacağım. 
İnanç: 
-Hayat bak sen neden aşırı kontrolcü davranıyorsun? Gecenin tadını çıkaralım işte, rahat bırakalım onları da konuşacakları vardır. 
Hayat: 
-Bak Gül sabah geldi Can için saçma sapan şeyler söyledi ve benim içim şu an hiç rahat değil. Gül gözünü kararttıysa neler yapacağını düşünmek bile istemiyorum artık. 
İnanç: 
-Mert'i arayayım arabayı takibe alsınlar o zaman.
Hayat: 
-Araba ya şaka mı yapıyorsun? Şu an tek derdin gerçekten araba mı? Ya bak kardeşim ve en yakın arkadaşımı kaybedersem ki zaten senin yüzünden bir defa kaybetmişliğim var.
İnanç: 
-Sana birşey diyeyim mi? Can neden bu kadar önemli senin için ve de üstelik aynı evde olduğumuz hâlde birbirimizden haberimiz yok diyorsun. 
Hayat: 
-İnanç bak tamam birbirimizden haberimiz olmayabilir ama ben 3 yaşımdan beri beraber olduğum birini kaybetmek istemiyorum tamam bazen birbirimize kötü davranmış olabiliriz farklı düşüncelerimiz olabilir ama yani ikimiz de hayatı birbirimize öğrettik yani ve ben onsuz bir hayat düşünemiyorum. 
İnanç: 
-Hayat kardeşim yok ama keşke olsaydı dedim sen böyle anlatınca da geçen gün bana onu şikayet ediyordun?
Hayat derin bir nefes alıp anlatmaya başladı: 
-İnanç çünkü ben kardeşim olmasını hiç istemedim. Babam bana 3 yaşındayken büyüdün abla oldun falan deyince yani açıkçası korktum kıskandım ve bir takım kötülükler yaptım.
İnanç: 
-Ne gibi mesela? 
Hayat: 
-Mesela beşiğimi çok sevdiğim için onun oraya yatmasını hiç istemedim. Sonra da zaten beşikten düşünce annemler ona tahta beşik aldı. Sonra emziğini çöpe attım. Gerçi o da bana kötü şeyler yaptı mesela ben ilkokulda bir ödev mi ne yapmıştım tabi bitirmediğim için kaldırmamıştım. Sonra bu benim ödevimi yazdı mı yırttı mı ne yaptıysa yaptı işte ve sonra annem de ödevini niye ortada bıraktın diye geldi bana kızdı. Ya zaten o yıllarda o küçük diye ona hiç birşey demediler hep bana kızdılar ve hâlâ da öyle. Sonra oğluşunuz kıymetli diyince yine bana kızıyorlar ve hatta bugün bile bak onun Gül'le ilişkisine birşey demiyor kimse herkes bizi gözleri görüyor. Kardeş büyük dert senin olmaması iyi bir şey yani.
İnanç: 
-Hayat iyi şeyleri de olmuştur ama dimi? O kadar da kötü değildir yani?
Hayat: 
-Tabi İnanç yani iyi şeyleri de oldu ama öyle işte. 
İnanç: 
-Bir şeyler mi yesek? 
Hayat: 
-Harika olur ben mutfaktan alırım. 
İnanç: 
-Yok ya ben alırım. Sen uğraşma. Bir yerine bir şey yaparsın Allah korusun. 
Hayat: 
-İnanç....
İnanç: 
-Ne var? Parmağını bir daha yakmayacağın ne malum? Otur sen burada. 
Hayat: 
-Birlikte bir şeyler yapalım o zaman. 
İnanç: 
-Bu mutfakta bir şey yapmayı gözün kesiyor mu harbiden hani bir zamanlar parmağını yakmıştın ya 😂🤣.
Hayat: 
-İnanç bu seneler önceydi artık mutfakla aram iyi, merak etme yani. 
İnanç: 
-Merak etmedim. Endişe ettim sadece. Bu arada sen bugün bende misin evde misin? 
Hayat: 
-İnanç altı üstü evlilik teklifi ettin diye de birlikte yaşayacak değiliz yani. Düğün olmadan birliktelik olmaz yani.
İnanç: 
-Balayında olur ama dimi? 
Hayat:
-Nereye gidiyoruz bu arada? 
İnanç: 
-Bilmem neresini isterdin? 
Hayat: 
-Deniz kenarı ama İstanbul dışı tabiki yani ne bilim onu da sen araştırıcaktın?
İnanç: 
-Neden İstanbul dışı? Hani sen İstanbul'dan çıkmam diyordun? Hatta yani evden çıkmam falan da diyordun? Kendi sözlerini kendin bozuyorsun farkında mısın? 
Hayat: 
-Gül düşündü mü ki acaba? 
İnanç: 
-Can demek istedin galiba? Hani kardeşin ya senin gibi balayı diye tutturmuştur.
Hayat: 
-Ben mi tutturdum?
İnanç: 
-Yok sen tutturmadın ben uyduruyorum... Hayat sana dedim kendin söylüyorsun ama kendi söylediğine kendin bile inanmıyorsun sonra benim üstüme kalıyor. 
Hayat: 
-Ne zaman dedim ki? 
İnanç: 
-Şirkette gelinlik bakarkendi galiba gerçi o gün birsürü şey oldu hatırlamaman normal. Kadınlar zaten herşeyi unutur diyorlar.
Hayat: 
-Bunu kim diyor? Yok öyle birşey hem yani sen neden milletin her dediğine inanıyorsun ki? 
İnanç: 
-Diyene bak sanki sen inanmıyorsun? Geçen sene biri sana bişey dedi diye geldin yanıma iki saat ağladın, nasıl inanmamak bu ben anlamadım. 
Hayat: 
-İnanç bence sen rüya gördün ben niye sana gelip ağlayayım hayır yani kafayı mı yedim ben sana neden gözyaşımı göstereyim ki?
İnanç: 
-Ben de senin yanında ağlamıştım ondan olabilir. 
Hayat: 
-Yok sen öyle yapmış olabilirsin de ben yapmamışımdır sen rüya gördün bence.
İnanç: 
-Sen duygularını daha çok mu kontrol ediyorsun ben edemiyor muyum yani? 
Hayat: 
-Bilmiyorum İnanç bu arada çocukları bir arayalım artık. 
İnanç: 
-Ne çocuğu ya? 
Hayat: 
-Gül ve Can acaba kaç çocuk tanıyorsun? Hayır yani sırf evlenme teklifi ettin diye hamile kalmamı falan beklemiyordun herhâlde hem üstelik bence hiç bekleme ben çocuk istemiyorum. 
İnanç: 
-Neden peki? 
Hayat: 
-Riskli yani şöyle düşün birisi doğacak ama birisi ölebilir.
İnanç: 
-Allah korusun. Ya bugün bari moralimizi bozmayalım ne güzel yarın düğünümüz olacak şuan sadece bunu düşünelim. 
Hayat: 
-İnanç bak birşey olmaz dimi? 
İnanç: 
-Ya bak sen bana güvenmiyorsun onu anladık ama şu kadarcık inanmak da zor gelmesin yani. 
Hayat: 
-İnanç bir de şey var; ben topuklu giymem.
İnanç: 
-Ben de giydirmem zaten daha önce konuştuğumuz gibi sen sabah erkenden kalk işlerini falan hallet, yemektir vs. onları da güzelce hallet hazır olunca gelinliğini falan giyersin sonra beni ara kuaföre giderken çıkınca da ara istersen sonra biz de konvoyla geliriz sizin evin önüne oradan da salona gideriz görüyorsun ki hiç bir aksilik yok.
Hayat: 
-İnanç biz şeyi unuttuk.
İnanç: 
-Neyi damatlığımı aldım ben. Gelinliğini de almıştım zaten.
Hayat: 
-İnanç kına gecesi offf ya nasıl unuttuk?
İnanç: 
-Şimdi mi yapsak? 
Hayat: 
-Yarın düğün var ve kına gecesi olmayan ilk düğün olarak tarihe geçeriz artık.
İnanç: 
-Düğünden sonra yapsak?
Hayat: 
-Ha oldu olacak düğünü de çocuk yapınca yaparız artık. 
İnanç:
-Hayat sen çocuk istemiyordun hani? 
Hayat: 
-Mesela dedim geç kaldığımıza vurgu yaptım. 
İnanç: 
-Düğünü erteleyelim istersen. Olur mu?
Hayat: 
-Olmaz tamam yapmayalım kına falan. 
İnanç: 
-Emin misin? 
Hayat: 
-Eminim İnanç zaten geç kaldık ve yani yapmasak ne olacak yani zaten kimse yok boşverelim bence. 
İnanç: 
-Nasıl kimse yok ya? 
Hayat: 
-Kaynana falan gibisinden yani. 
İnanç: 
-O zaman tamam boşverelim. 
Hayat: 
-Kaç saat oldu bizimkilerden haber yok merak ettim doğrusu. Bir arasak mı? Hayır yani beni de kimse aramadı şaka gibi.
İnanç: 
-Kimin aramasını istiyordun ki? Hayır yani ben yanında olmasam arardım ama....
Hayat: 
-Ama bugün hiç aramadın niyeyse...
İnanç: 
-Can arasın istedim. 
Hayat: 
-Beni kimse aramadı bugün o Gül'ü aradı zaten. Bunlar ne yapıyor gerçekten bu saat oldu hâlâ yoklar. 
İnanç: 
-Tamam ben ararım. 
Hayat: 
-Yok ben ararım, deyip telefonu eline aldığında şarjı bitmişti. 
İnanç: 
-Ne oldu hani arayacaktın? 
Hayat: 
-Şarjım bitmiş yine. 
İnanç: 
-Normal o kadar teklif ettim falan dakika başı telefona baktığın için yani teklifi yapan benim bana odaklanman gerekirken telefon her yerde rakip olarak önüme çıkıyor. Valla telefonun yerinde olmak isterdim. 
Hayat: 
-Telefonu da kıskanmazsın herhâlde. Hem yani sana da baktım aynı yani değişik pek bir şey yapmadığına göre. 
İnanç: 
-Öyle mi? Peki, sen kaşındın, kalk dans ediyoruz. 
Hayat: 
-Ne alaka hem sen dans edemezsin. 
İnanç: 
-Bence sen edemezsin suçu bana atıyorsun yine. Hadi hadi. 
Hayat: 
-Doğru hem yani sen doğru dürüst yürüyemeyen birine nasıl dans teklifinde bulunmayı gözün kesiyor? 
İnanç: 
-Hayat tadımız kaçmasın bence çok konuşuyorsun hem de boş konuşuyorsun şuan.
Hayat: 
-Ama...
İnanç: 
-Ne uzattın gel ya...
Hayat mecbur ayağa kalktı. İnanç da zaten ayakta onu beklediği için romantik bir şarkı eşliğinde dans etmeye başladılar. 
İnanç: 
-E ne güzel dans edebiliyorsun işte. Neden çekindin anlamadım açıkçası. 
Hayat: 
-Dans benlik değil yani hiç sevmem bu tarz şeyleri. 
İnanç: 
-Benimle de mi? 
Hayat: 
-Ya İnanç çift dans kolay ama oyun havaları falan benlik değil açıkçası. 
İnanç: 
-Onlar yok zaten merak etme.
Hayat: 
-Halay falan da mı yok? Halaysız düğün olmaz diyorlar. 
İnanç: 
-Kına gecesiz de düğün olmaz diyenler mi diyor? 
Hayat: 
-Gül'ler ne yapacak acaba? 
İnanç: 
-Ya bir kere daha onlardan bahsedersen seni burada bırakır giderim. Ya ne kardeş hastası çıktın? Valla bazen Can'ı kıskanıyorum. 
Hayat: 
-😂😂😂😂😂😂. 
İnanç: 
-Ne gülüyorsun ya? Bir kıskandığım telefonun var bir de Can işte onlardan bana sıra gelmiyor. 
Hayat: 
-Kıskanınca çok komik oluyorsun ya😂.
İnanç: 
-Heyecandan işte senin yüzünden. 
Hayat: 
-Nasıl benim yüzümden ya?
İnanç: 
-Beni heyecanlandırıyorsun valla kalbim yerinden çıkacak gibi oluyor. 
Hayat: 
-Sana inanmıyorum ya atmakta üstüne yok.
İnanç: 
-Bak istersen nasıl atıyor?
Hayat elini İnanç'ın kalbine koydu. Şu an o kadar yakınlardı ki İnanç'ın aklından geçen tek şey Hayat'ı öpmekti. Gerçekten de İnanç haklıydı; kalbi çok hızlı çarpıyordu. Hayat: 
-O zaman biz evlenmemeliyiz sen kalp krizi geçirirsin falan ben başıma iş alamam.
İnanç cesaretini toplayıp Hayat'ı dudağından öptü. Hayat büyük şok oldu. Öpücüğün etkisinden çıkan Hayat:
-İnanç ne yapıyorsun şuan? 
İnanç: 
-İçimden geleni yarın evleniyoruz ve bunu yarına saklarsam bu gece kalp krizi falan geçirirdim herhâlde.
Hayat:
-Tövbe tövbe. Yalnız ben sana ne dedim düğünden sonra demedim mi? 
İnanç: 
-Dedin ama sen de bana dokundun ben ne yapayım? 
Hayat: 
-İnanç biz iyi mi yapıyoruz evlenmekle..
İnanç: 
-Hayat bak okulumu bitirmem gerek, askerliğini yapman gerek dedin senin için 2 yıl askerlik yaptım sırf sonunda kavuşacağız diye ben ne zorluklar çektim senin haberin var mı? 
Hayat: 
-İnanç tamam evet dedim evlenirim dedim yani ne bu tripler?
İnanç: 
-Hep sen mi trip atacaktın? Dünya bir tek senin etrafında dönmüyor hanımefendi.
Hayat: 
-Ya İnanç ben seni bazen anlayamıyorum gerçekten yarım saattir soruyorum nerede bizimkiler?
İnanç: 
-Ben de sana diyorum; merak etme onlar da romantik bir akşam geçirmek istemiş ne var bunda? 
Hayat:
-Birisi kardeşim birisi en yakın arkadaşım ya başlarına bir şey gelirse. Ya ne bilim? 
İnanç: 
-Balayı için adalara gidelim mi sence? 
Hayat: 
-Bilmiyorum İnanç yani...
İnanç: 
-Bodrum'a mı gitsek ama doğru sen İstanbul'dan çıkamazsın. 
Hayat: 
-Ben ne zaman bunu dedim? 
İnanç: 
-Hah dediğime geldin işte; kendi lafını yine kendin çürüttün. Acaba söylediklerini kulağın duymuyor mu? 
Hayat: 
-İnanç doğru demiş olabilirim ama sen şuan niye beni eziyorsun ki? 
İnanç: 
-Her şey karşılıklı hanımefendi hırsımı alacağım senden😅.
Hayat: 
-İyi tamam o zaman yarın nikah masasında görüşürüz👋🏻.
İnanç: 
-Niye gidiyorsun ki? 
Hayat: 
-Son gecemi evimde ailemle beraber geçirmek istiyorum hem ilaç saatim geldi. Gidip içmem gerekiyor. Her şey için teşekkürler. İyi geceler. 
İnanç:
-İyi geceler Hayat'ım.
Hayat restorandan çıkıp yüzüğüne hayranlıkla bakarak eve gitti. 
Hayat: 
-Nasıl harika bir adamla evleniyorum ya, diye iç geçirdi. Eve gittiğinde Can hâlâ gelmemişti. 
********
Hayat annesine: 
-Can yok mu? 
Annesi: 
-Biliyorsun onlar Gül'le gittiler. 
Hayat: 
-Endişe etmiyor musun? Hani biricik oğluşun ya...
Annesi: 
-Ben onun için endişe etmiyorum. Seni düşünüyordum seni de rahat ettireceğiz İnşallah. 
Hayat:
-İnşallah anneciğim ben bir odama geçiyorum o zaman. Hadi iyi geceler...
Hayat odasına geçip yatağa yattı. İnanç'ın onu ne kadar çok sevdiğini düşündü. Arasam mı diye aklından geçirdi ama sonra vazgeçmişti ki yanlışlıkla aramış bulunmuştu. 
*******
İnanç: 
-Efendim Hayat'ım ne yapıyorsun?
Hayat: 
-İnanç, Can hâlâ eve gelmedi ya nereye gönderdin sen bunları?
İnanç: 
-Hayat ne yani onun gelmemesi benim suçum mu? 
Hayat: 
-İnanç bak ya gelmezse? Nereye gittiler bunlar? Ama ben sana dedim kesin bir şey oldu. Ya içim hiç rahat değil yarın düğünüm var ve mutlu değilim düşün yani kardeşim ortada yok. 
İnanç: 
-Ya tamam sen sakin ol ben getiririm onları. 
Hayat: 
-Nereye gittiklerini biliyor musun ki? 
İnanç: 
-Mert'e arabamı takip etmesini söyle demiştin ya arabanın nerede olduğunu biliyorum onlar da yakındır gider bakarım birazdan oraya. 
Hayat: 
-Ben de geleyim mi? 
İnanç: 
-Yok gelme sen uyumana bak hadi iyi geceler ben bulurum.
Hayat: 
-İyi geceler İnanç kolay gelsin.
İnanç: 
-Sağol Hayat hadi yat sen yarın uzun bir gün olacak. 
Hayat telefonu kapatıp yattı. Yüzüğüne hayranlıkla bakarak uykuya daldı. 
İnanç da Mert'in attığı görüntülerden yola çıkarak oraya doğru dolmuşla gitti. Oraya vardığında arabasının durduğu yere baktı. Bir parkın önünde arabayı park edip gitmişlerdi. İnanç: 
-İnşallah parktadırlar deyip aramaya başladı.
Çok büyük bir parktı ve nerede olabileceklerine dair en ufak bir fikri bile yoktu. 
******
Can ve Gül parkta müthiş bir akşam geçirmişti. Gül: 
-Ya Can varya isteyince ne kadar romantik olabiliyorsun görüyor musun?
Can: 
-Senin sayende. Eniştem ve ablam bile yaptığımı görünce kıskanır. 
Gül: 
-Eniştem ne yaptı acaba? 
Can: 
-En güzelini biz yaptık gezdik dolaştık valla müthiş bir akşam geçirdik.
Gül: 
-Dimi ya? Hele teklifin, eminim eniştemin teklifinden romantiktir. 
Can: 
-Ne yaptı merak etmiyor musun?
Gül: 
-Eminim senin kadar romantik değildir; eniştem evlilik teklifi edemez ki hem bir kere ablan böyle bir teklifi kabul etmez. 
Can: 
-Ablam işi bilmiyor ki? 
Gül: 
-Ya valla Can bak onlar istese de bizim gibi olamaz. Sende ne romantiklikler varmış valla bu kadarını beklemezdim. 
İnanç ortaya çıktı. İnanç: 
-Çocuklar sohbetinizi bölmek gibi olmasın ama Hayat sizi bekliyor.
Gül: 
-Evet enişte birlikte çok güzel bir hayat bizi bekliyor. Ya bu Can varya müthiş bir insan. 
Can: 
-Senin kadar değil. 
İnanç: 
-Bunu duyduğuma çok sevindim. Hadi dönelim öyleyse. 
Tam arabaya binerken Hayat, İnanç'ı aradı. Telefonu açan İnanç:
-Efendim canım? 
Can: 
-Kiminle konuşuyor acaba? 
Gül: 
-Ne bileyim? Ama bunu Hayat'a söylemeliyiz bence.
Can: 
-Neden? Ben artık karışmıyorum onlara bence sen de karışma. 
Gül: 
-Hayat'ı aldatıyor olmasın? 
Can: 
-Şimdi anlarız. 
İnanç telefonla konuşmasını sonlandırdı. 
Can: 
-Enişte sizin geceniz nasıl geçti neler yaptınız? 
İnanç: 
-İstersen dönünce ablana sorarsın. Asıl sizin geceniz nasıl geçti, Hayat sorup durdu kardeşim de kardeşim falan. 
Can: 
-Çok güzel geçti. 
Gül: 
-Güzel de laf mı muhteşem geçti. Gezdik dolaştık çok güzel bir geceydi. Asıl sizin nasıl geçti?
İnanç: 
-Bizim de muhteşemdi tabiki. 
Gül: 
-Hayat'a anlatmak için sabırsızlanıyorum.
Can: 
-Bende öyle. Asıl yarınki düğün için sabırsızlanıyorum ben.
Gül: 
-Yalnız şaka maka evleniyoruz inanabiliyor musun?
İnanç: 
-Ben de inanamıyorum bazen. 
Gül: 
-Enişte sana mı sordum?
İnanç: 
-Hı pardon. 
Can:
-Eniştem yine de bir konuda haklı. Nasıl oldu tüm bunlar ya...
İnanç: 
-Hiç sorma...
Can: 
-Enişte iyi misin? Ablamla kavga falan etmediniz İnşallah. 
İnanç: 
-Yok etmedik hayır ettik. 
Gül: 
-Nasıl ya? Etmediniz dimi? Ya enişte insan kavga edip etmediğini bilmez mi? 
İnanç: 
-Bilmiyorum. 
Can: 
-Enişte kafan iyi mi şuan yani?
İnanç: 
-İyiyim iyi. Bu arada siz kına gecesi yaptınız mı? 
Gül: 
-Ay enişte, Can görüyor musun unuttuk, ya nasıl unuttuk.
İnanç: 
-Güzel.
Gül: 
-Nesi güzel enişte kına gecesiz düğün mü olur? Hadi oldu diyelim kim gelir o düğüne? Millet duyarsa bittik biz. Can hani herşey tamamdı?
Can:
-Enişte siz yaptınız mı? Gerçi yapsanız illaki haberimiz olurdu. Konu komşu sağolsun. 
Gül: 
-Sen bırak onu biz şimdi ne yapacağız? Ama ben dedim unuttuğumuz bir şey var dedim, kime diyorsam?
Can: 
-Kına gecesi o kadar önemli mi?
İnanç: 
-Can haklı olmasa ne olacak? 
Gül: 
-Yani ne bileyim? Millet yapıyor ya biz rezil olduk diyim ben sana. Çok konuşulacak bir mevzu. 
Sonunda eve geldiler.
***********
İnanç onların yanından ayrılıp Hayat'a telefon açtı.
****
Hayat: 
-Ne oldu İnanç son gün geçmiyor dimi? 
İnanç: 
-Bil bakalım ne oldu? 
Hayat: 
-Hayırdır yine ne oldu?
İnanç: 
-Gül ve Can da kına gecesini unutmuş. 
Hayat: 
-Nereden biliyorsun buldun mu onları? 
İnanç: 
-Evet buldum parka gitmişler. Orada teklif etti galiba. 
Hayat: 
-Hangi parktı acaba? Ama parkta teklif de ne güzel olurdu.
İnanç: 
-Sakın kıskandığını söyleme bana. Bizim gecemiz daha güzeldi her türlü. 
Hayat: 
-Evet hele yüzüğün acaba Can ne taktı gördün mü? 
İnanç: 
-Bilmem tektaş beştaş belki. Ay sana ben kalbimi verdim hâlâ gözün onlarda. 
Hayat: 
-Yarın bir aksilik çıkmaz dimi? 
İnanç: 
-Çıkar şimdi uyumazsan yarın nikâhta uyursun ve bu da gayet büyük bir aksilik. Hadi iyi geceler tatlı rüyalar canım. Yarın çok işimiz var.
Hayat: 
-Sana da iyi geceler İnanç.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 40: SEBEBİ YOK SEVGİMİZİN

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 49: BİR SEN ÖNEMLİSİN ARTIK