AYRILIĞIN ARDINDAN

Seviyor sandım
Hayat mektubunu yazıp İnanç'ın masasına koyarak hastaneden üzgün bir şekilde çıktı. 
Can ve Gül yanına koştu.
Can:
-Abla nereye gidiyorsun?
Hayat:
-Boşver gidiyorum işte.
Gül yanına geldi.
Gül:
-Hayat farkında mısın bilmiyorum ama yani başına kötü bir şey gelince bu kötü durumdan kaçarak kurtulamazsın.
Hayat:
-Ya ne yapayım Gül? Benim yüzümden bu durumda zaten. Burada oturup hayatının bozulmasına göz yumamam. 
Can:
-Senin yüzünden değil. Burada bir suçlu varsa o benim. Bilmeden aranızı bozdum.
Hayat:
-Hayır sen suçlu değilsin sen olayın içinde bile değilsin. Bu tamamen benim suçum kardeşim olduğunu söylemem gerekiyordu.
Gül:
-Hayat bak kendini suçlamayı keser misin? Kimsenin bir suçu yok yani İnanç bir kaza yaptı diye bir suçlu olamaz.
Hayat:
-Yani İnanç mı suçlu bu durumda?
Gül:
-Teknik olarak evet. Yani siz orada keyifli keyifli kardeş kardeş takılırken oradan geçmek zorunda mıydı?
Hayat:
-Gül, çocuk zaten şuan zor durumda suçunun söylenmesine ihtiyacı yok. Hem denemedim mi sanıyorsun yok çocuk bildiğin inat yani. Bu durumda bile yine kavga ediyorduk az daha.
Sürekli kavga edeceksek ben bu işte hiç olmam daha iyi, gidiyorum şimdi. Hadi allahaısmarladık. Onun hiçbir şeyine ihtiyacım yok çok şükür.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 40: SEBEBİ YOK SEVGİMİZİN

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 50; HAYAL VE GERÇEK

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 49: BİR SEN ÖNEMLİSİN ARTIK