Yaşadığımız hayat olaylar falan hep bize özel. Maalesef bizim düşüncelerimizi kimse takmıyor. En yakınlarımız bile olsa çoğu zaman yok hükmündeyiz biz. Bizim normal insanlar gibi duygularımızı göstermeye hakkımız da yok maalesef. Hadi var diyelim kafamız attı kızdık bir şeye. Başka bir şeye tepki göstersek de suçlu biziz. Kız çocuk erkek çocuk ayrımı da oluyor zaten genelde. Kız çocuğun görünmediği yerler de tabi var. Erkek çocuk tabi ailenin göz bebeği ya ablasını bir şey yerine koymayıp "şu" diye tarif etmesi de normal karşılanır. Kızlar ne ki zaten bu zamanda yaşamayacaksın arkadaş. Erkek akşama kadar evde yok kimse birşey demez. Sen evde azıcık anneni dinlemedin, kızdın falan ya.... İşte yapmaman gereken bir şeyi yaptın. Sen kızsın yapacaksın çünkü. Erkek çocuğa gelince o nasılsa erkek çevirir kendini ama sen... Kızsın sen maalesef... Duyguların önemsiz, varlığın önemsiz, sen kimsin ki? Ne sanıyorsun kendini? Masayı toplayacak, silecek ve sehpaları düzeltecek kişi sensin ...
/BENİM YOLUM Herkes dışarıdan bakınca “mutlu, her şeyi yolunda” biri zanneder ama belki de o kişi sessizce kendi yolunu çizmeye çalışıyordur; kimse fark etmez. Duygularını anlatamaz, düşüncelerini paylaşamaz; içine kapanık görünür ama aslında içinde çok sosyal bir yan vardır. Kendi kendine konuşur, olmayacak senaryolar kurar çünkü bazen insanın hayatta en iyi anlaştığı kişi gerçekten kendisidir. Sonuçta herkes kendi yolunda yürür ve bu yolda kişinin kendisinden başka dayanağı olmaz. Hepimiz bir yerde yalnız sayılırız. GÖRÜNMEYEN YORGUNLUKLAR İnsan kendi yolunu çizmeye çalışırken, o yolun ne kadar engebeli olduğunu kimse bilmez. Bazıları için yürümek bile cesaret işidir; bir adım bile önce düşünmekle başlar. Dışarıdan normal hayatına devam ediyor gibi görünür ama içten içe sürekli bir denge arar. Korkuları, düşüşleri, sessiz çabaları kimsenin gözüne çarpmaz. Belki de bu yüzden en çok kendi içindeki sesi duyar; bazen tek dost, tek dayanak, tek yol gösterici o iç sestir. ...
ANLATMASI ZOR İnanç, Hayat'la ne kadar konuşmayı denese de Hayat resmen ondan kaçıyordu. İnanç: -Hayat bak olay ne? Neden benden kaçıyorsun? Bugün üzüldüğün bir şey yok herhalde, olsaydı mecbur konuşurdun benimle. Hayat: -Ya sen kendini ne sanıyorsun? Ciddi ciddi benimle birlikte olacağını düşünüyor musun cidden? İnanç: -Neden olmasın? Hayat: -Ya git başımdan. İnanç: -Neden? Hayat: -Çünkü ben öyle istiyorum. Git bence. İnanç: -Nereye gideyim ki? Hayat: -Ya bak gidecek yer takılacak mekan bulamadın mı işe gir, para kazan. Yeter ki böyle boş boş karşımda durma valla sinirim bozuluyor. İnanç: -Peki tamam öyleyse gidiyorum. Ama uğrarım yine.
Yorumlar
Yorum Gönder