Kayıtlar

GÖRÜNMEYEN YORGUNLUKLAR

/BENİM YOLUM  Herkes dışarıdan bakınca “mutlu, her şeyi yolunda” biri zanneder ama belki de o kişi sessizce kendi yolunu çizmeye çalışıyordur; kimse fark etmez. Duygularını anlatamaz, düşüncelerini paylaşamaz; içine kapanık görünür ama aslında içinde çok sosyal bir yan vardır. Kendi kendine konuşur, olmayacak senaryolar kurar çünkü bazen insanın hayatta en iyi anlaştığı kişi gerçekten kendisidir. Sonuçta herkes kendi yolunda yürür ve bu yolda kişinin kendisinden başka dayanağı olmaz. Hepimiz bir yerde yalnız sayılırız.  GÖRÜNMEYEN YORGUNLUKLAR  İnsan kendi yolunu çizmeye çalışırken, o yolun ne kadar engebeli olduğunu kimse bilmez. Bazıları için yürümek bile cesaret işidir; bir adım bile önce düşünmekle başlar. Dışarıdan normal hayatına devam ediyor gibi görünür ama içten içe sürekli bir denge arar. Korkuları, düşüşleri, sessiz çabaları kimsenin gözüne çarpmaz. Belki de bu yüzden en çok kendi içindeki sesi duyar; bazen tek dost, tek dayanak, tek yol gösterici o iç sestir. ...

KORKULAR VE İNSAN

KORKULARIMIZ BELKİ DE BİZİ BİZ YAPIYOR  Bazı şeylerden korkmak ne kadar insani ve normal olsa da maalesef diğer insanlar bizim bu korkularımızı kullanabilir. Oysa korkusuz insan yok. Herkes bazı şeylerden belli ölçülerde korkabilir. Bize düşen korkularımızı fark etmek ve kontrol edebilecek durumumuz varsa kontrol altına almak.  KORKU HERKESTE OLABİLİR Bazen öbür insanlar sanki korkularımızı büyüttüğümüzü, durumu abarttığımızı söyleyebilir. Tabi bu biraz bizi küçümseyici davranmış gibi gelebiliyor. Oysaki emin ol, herkes senin hayatını dışarıdan görüyor. Kimse içinde nasıl korkular var, ne zamandır bu duygularla hareket etmek zorunda kalıyorsun kimse bilmiyor; bilmek zorunda da değil. Ama tabi karşı taraf bu konuda eksik kalabilir; bu insanın kendi değeriyle ilgili değil, karşı tarafın dar bakış açısıyla ilgili bir durum.  Bizim korkularımız bizi biz yapan bir özellik ve bu korkulardan kimseye hesap verme zorunluluğumuz yok. Sonuçta herkesin hayatı farklı bir sınav ve dola...

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 67: BÖYLESİ DAHA İYİ

Daha iyi İnanç beni çok seviyor ama neden ben ona yüz vermiyorum. Çünkü İnanç, bana kaç kere yalan söyledi. Eminim sevgisi de yalan, kendisinin de doğru olduğundan şüpheliyim zaten.  Herkes aramıza girdi durup dururken. Onu da anlamadım esasında benim olan arkadaşlar birebirden İnanç'ın yanında oldu nedense. Leyla'yı hiç sevmezdim ama bu yolda beni aydınlattığı için ona teşekkür borçluyum. İyi ki Leyla var. Sayesinde kendi değerimi ve İnanç'ın beni ne kadar değersizleştirecek bir alçak olduğunu görmüş oldum.

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 75: ANLATMASI ZOR

Resim
ANLATMASI ZOR İnanç, Hayat'la ne kadar konuşmayı denese de Hayat resmen ondan kaçıyordu. İnanç: -Hayat bak olay ne? Neden benden kaçıyorsun? Bugün üzüldüğün bir şey yok herhalde, olsaydı mecbur konuşurdun benimle. Hayat: -Ya sen kendini ne sanıyorsun? Ciddi ciddi benimle birlikte olacağını düşünüyor musun cidden? İnanç: -Neden olmasın? Hayat: -Ya git başımdan.  İnanç: -Neden? Hayat: -Çünkü ben öyle istiyorum. Git bence. İnanç: -Nereye gideyim ki? Hayat: -Ya bak gidecek yer takılacak mekan bulamadın mı işe gir, para kazan. Yeter ki böyle boş boş karşımda durma valla sinirim bozuluyor. İnanç: -Peki tamam öyleyse gidiyorum. Ama uğrarım yine.

HAYAT VE İNANÇ BÖLÜM:PARKTA MAÇIMIZ VAR

Resim
Evet, Hayat'la buluşmak için herşeyi hazırladım. Tek bir sorun var; nasıl haber vereceğim? Kimseyi karıştırmak istemiyorum bu sefer bu mevzuya. Ben düşünürken Güven abi kapıyı çaldı. Güven abi: -İnanç bugün maçımız var. Sende gelmek ister misin? İnanç: -Kimler geliyor? Güven abi: -Sen, ben, Can işte birkaç kişi daha var. İnanç: -Can da mı geliyor? Güven abi: -Evet seyirci olarak da kızlar gelecek zaten. İnanç: -Hangi kızlar? Güven abi: -Bizim apartmanda kaç kız tanıyorsun? İnanç: -Doğru abi Hayat da var öyleyse dimi? Güven abi: -Evet Hayat da var hatta Elif ve Gül de var. Sen de gel istersen? İnanç: -Tamam hemen geliyorum.  Can: -Abilerim gitmiyor muyuz? Hadi da akşamdan beri maç etmeyi bekliyorum. Güven: -Tamam sen git sahadan yer kap istersen biz İnanç'la geliriz sonra. Can: -Tamamdır. •••••••••••••••• Hayat da Gül ile beraber parka gidiyordu.  Gül: -İnanç maça gelecekmiş? İçimden bir ses onu ikna ettiklerini söylüyor. Hayat: -Bilmiyorum İnanç bu yani ne yapacağı...

OLMASAM DA OLURDU

Yaşadığımız hayat olaylar falan hep bize özel. Maalesef bizim düşüncelerimizi kimse takmıyor. En yakınlarımız bile olsa çoğu zaman yok hükmündeyiz biz. Bizim normal insanlar gibi duygularımızı göstermeye hakkımız da yok maalesef. Hadi var diyelim kafamız attı kızdık bir şeye. Başka bir şeye tepki göstersek de suçlu biziz. Kız çocuk erkek çocuk ayrımı da oluyor zaten genelde. Kız çocuğun görünmediği yerler de tabi var. Erkek çocuk tabi ailenin göz bebeği ya ablasını bir şey yerine koymayıp "şu" diye tarif etmesi de normal karşılanır. Kızlar ne ki zaten bu zamanda yaşamayacaksın arkadaş. Erkek akşama kadar evde yok kimse birşey demez. Sen evde azıcık anneni dinlemedin, kızdın falan ya.... İşte yapmaman gereken bir şeyi yaptın. Sen kızsın yapacaksın çünkü. Erkek çocuğa gelince o nasılsa erkek çevirir kendini ama sen... Kızsın sen maalesef... Duyguların önemsiz, varlığın önemsiz, sen kimsin ki? Ne sanıyorsun kendini? Masayı toplayacak, silecek ve sehpaları düzeltecek kişi sensin ...

İNANÇ VE HAYAT BÖLÜM 52: ŞEKERPARE BAHANESİ

Resim
ŞEKERPARE BAHANESİ Bu sırada annesinin aklına İnanç'a götürülecek şekerpare gelir. Hayat'a seslenir. Annesi: -Kızım şekerpareyi İnanç'a götürecektik tüh nasıl unuttuk?. Hayat annesini hiç duymaz çünkü o sırada mışıl mışıl uyumaktadır. Annesinin dürtmesiyle uyanan Hayat uykulu gözlerle: -Of ne var bu saatte okul olmaz yatın yarın devam ederiz. Annesi: -Hayat uyan kızım benim. Hayat: -Bu saatte ne oldu anne? Annesi: -İnanç'ın şekerpareyi masaya koydum bir çırpıda götür de gel canım. Hayat: -Ne acelesi var ya? Yarın götürürüm. Annesi: -Yarın randevun var götüremezsin. Hayat: -Of yarındı dimi o gün? Offf offf. Hayat zar zor uykulu gözlerle yataktan kalktı. İnanç'ın evine doğru gidiyordu ama tabi ki uykulu gözlerle olunca nereye gittiğini de bilmiyordu açıkçası. Sonunda bir kapıya vurdu. Evde yoktu galiba kapı açılmadı. Bir kez zile bastı. Kapıyı açan İnanç gördüğü manzaraya karşılık kahkahalarını tutamadı. İnanç:  -Uyurgezer miydin sen ya? Yarın görüşürdük b...